SON DAKİKA
reklam
reklam

Figüratif oluşumlar

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 14 Haziran 2021, Pazartesi - 22:49   Okunma Sayısı:

Figüratif oluşumlu kompozisyonlar ve özellikle bir dönem içinde Anadolu insanından yansıyan izler tuvalleri renklendirmektedir. Otantik çağrışımı sergileyen hareketli dokusal kabarıntıların da sadeleştirilmiş figürlere getirdiği canlılık ayrı bir katkı olarak değerlendirilebilir.

Anadolu serisi olan tablolarda dikkatimizi çeken diğer bir unsur ise Anadolu insanına mal olmuş bir simge olan nazar boncuğudur. Bu simge Anadolu insanının saflığıyla kaderciliğiyle duygusallığıyla özdeşleşmiş bir değerdir.

 

Bu kişiye ne denir?

 

*Çok naziktir. Olumsuzlukları kendine mal ederek karşısındakini kırmaz. (Örneğin;

Anlamadınız galiba yerine ben anlatamadım herhalde gibi)

*İstanbul şarkılarını öyküleriyle bilendir (Yangın olur biz yangına gideriz)

*Yüksek sesle konuşmayan, gülme adabını bilendir

*Yemeği dış dünya ile irtibatı kesecek şekilde yemeyendir.

*İçkide ölçüyü şaşırmayandır

*Bilmediği konuda susandır.

*Tahsile, tecrübe, yaş ve sanatın her türüne önem verendir,

*Hanım olduğunu hissettirecek kadar dar, hanımefendi olduğunu belirtecek kadar bol

giyen hanımlardandır.

*Şiire, tarihe, eski eserlere, güzel konuşma ve hitaba önem verendir.

*Pazar sabahı tüm aile fertleriyle kahvaltı yapan, eşine çok değer verendir.

 

Sarkozy’nin Türkiye’ye Akdeniz Birliği önerisi

 

Önceki Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, 2007-2012 yılları arasında Fransa’da başkanlık yapmıştı. Gayet ileri görüşlü bir dünya adamı olan Sarkozy (!), AB içindeki çatlakları görmüş ve AB’den göçmenler konusunda kendilerine bir destek gelmeyeceğini anlamıştı.

Bu engin görüşüyle (!) Türkiye’yi AB’ye almak yerine Akdeniz Birliği’ne layık görmüştü. Bu fikrin arkasında nelerin yattığı şimdi daha iyi anlaşılıyor. Bir zamanlar Okyanus ötesinden Türkiye’yi bölgenin jandarması yapmak isteyen zihniyetin karşısına şimdi de Okyanus ötesine karşı meğer Türkiye’ye Akdeniz’in muhtarlığı biçilmek istenmiş.

Sonuçta, AB siyasi yelpazesinde sağdan sola esen rüzgârlar, etnik sorunlar, ekonomik sıkıntılar ve eski peyk ülkelerin Birlik’e alınması, ama İngiltere’nin Birlik’ten çıkmasıyla ilgili yaşanan sancılar devam ederken AB’nin Akdeniz ordusu nasıl oluşturulamamıştı. Böylece Sarkozy’nin fikirlerinin büyüklüğünün kendi boyu kadar olduğu anlaşılmıştı.

Bunlar yetmiyormuş gibi hakkında bir de davalar başlatılmıştı. İki davada Fransız savcıları tarafından yolsuzlukla suçlanmış, 2021’de Sarkozy, diğer iki sanıkla birlikte yargılanmış, çıkan hapis cezası kararına itiraz etmişti.

23 Kasım 2020'de, bir hâkime rüşvet teşebbüsü, yolsuzluk ve nüfuz ticareti yapmakla suçlanan Sarkozy için telefon dinleme ve yasadışı veri alışverişi davası görülmeye başlanmıştı. Sarkozy ve iki sanık üç yıl hapis cezasına çarptırılmış, ilk iki yıl hapis cezası ertelenmiş, Sarkozy, karara yine itiraz etmişti. İşte size bir dünya lideri!

 

İslam dünyasının tutarsızlıkları

 

İslam âlemi uyku halinde ve bir tahribat içindedir. Orta Doğu, her gün yeni birtakım saldırılar, kıyımlar, işgaller, etnik ve mezhepsel kavgalarla çalkalanmaktadır. Lider taslakları, emperyalist güçlerle birlik olup kendi halkını dövmekte ve dövdürmektedir. Batı’nın işine gelen bu durum, bir yangına dönüştürülmüş ve Afrika topraklarına da sıçratılmıştır.

IŞİD ve Boko Haram gibi insan boğazlayan, her türlü gasp, tahrip ve tecavüzü din adına yapmakta sakınca görmeyen örgütler kervanına bir de El Şebab adlı terör örgütü katılmıştır. Bu azılı örgüt, Kenya'nın kuzey doğusundaki Garissa Üniversitesine yaptığı baskında çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu 147 kişiyi katletmişti.

Bu hareketiyle örgütün, diğer örgütlerle benzerliklerinin en önemlisi eğitime karşı ve kapalı oluşudur. İnsanları bağnazlıkla gütmeye (!) açık olduğu ortadadır. Son iki yüzyılda Afrika’da katliamlara imza atarak adını küçük düşüren Batı, bu kıta insanlarının uyanışları ve milli mücadele başlatmaları üzerine ağır kayıplar vererek çekilmişti.

Emperyalist güçler, şimdi ateşi tutuşturmuş ve kazanı kaynatmaya başlamıştır. Bu örgütlerin elindeki silahların markasına bakılırsa nereden veya kimlerden temin ettikleri bizlere daha net bir fikir verecektir. Batılılar tek kurşun atmaz, ellerini kana bulamaz; ama Müslümanı Müslümana kırdırırlar.

Etnisite, kavim, kabile fark etmeksizin coğrafyanın herhangi bir kesitinde tarih tekerrür etmeye devam ediyor.

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam