SON DAKİKA
reklam
reklam

Mülteciler ve AB

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 19 Haziran 2021, Cumartesi - 23:30   Okunma Sayısı:

Polislerimize, jandarma karakollarımıza ve askeri birliklerimize saldırılar sürerken Güneydoğu Anadolu bölgemizde yangın devam ediyor. Büyük şehirlerimizde de bombalı olaylar, şüpheli paketlerle yanıltmalar ve araç kundaklamalar ön plana çıktı. Son iki haftadan beri kahvehane tarama ve şüpheli yangınlar da dikkat çekmektedir.

 

Rahat içinde yaşamaktan ziyade biraz nefes alabileceği ortam isteyen halk, zamların da etkisiyle gerçekten bunalmış durumdadır. Türkiye ise anayasa çalışmaları, sürüp giden davalar, AİHM’nin uyarıları ve tarihte kalmış konuları tartışmakla meşguldür.

 

AB’nin Türkiye’ye yönelik faaliyetleri

 

Tüm bu gelişmeler, kritik bir zaman aralığında ortaya çıkmıştır. Asıl mesele bundan sonra ne olacağıdır. Şu anda bile devam eden ve Suriye sınırından geçerek ülkemize sığınan binlerce insanın durumu ortadadır. AB, Türkiye’yi “Avrupa’ya mülteci ihraç eden ülke” olarak görmektedir.

 

Bu nedenle AB, bir yandan Türkiye’yi insan hakları ihlâli yaptığı gerekçesiyle köşeye sıkıştırmaya çalışırken, bir yandan da kendilerinin hiç hoşlanmadığı bu durumu Türkiye’nin önlemesi için AB kapısını açacaklarını, mali destek sağlayacaklarını vaat etmektedirler.

 

Orta Doğu

 

Burası Orta Doğu… Kimin ne yapacağı belli olmaz. Bana göre iki büyük devletin bir şekilde anlaşmasıyla bazı adımlar atılabilir. Suriye yönetimini çekilmeye zorlayacak bir operasyondan söz etmek mümkün olabilir. Bu teklife veya işbirliğine Rusya ne kadar yaklaşır, bu da ayrı bir konudur.

 

ABD’nin küçük çaplı kara unsurları halen Suriye topraklarında ve yıkıcı-bölücü faaliyet göstermektedir. Muhtemel bir harekât için de –eğer olacaksa- zemin hazırlamaktadırlar. Şam’daki kültür varlıkları, merkez bankası rezervleri, petrol gelirleri yeni yönetime ne şekilde bırakılacak, Türkiye’nin kayıp ve kazançları neler olacaktır?

 

Biz bu filmi önceden gördük

 

Türkiye, bu sığınmacılara daha ne kadar bakabilir? İnsanlık, demokrasi, yardım… Bunların hepsi iyi, Avrupalı dostlarımız bunları bize sık sık söylüyorlar, ama;

 

1.Sığınmacıların şu kadarını da almakta hâlâ karar verebilmiş değiller. Güzel tekliflerle karşımıza çıksalar da aklımıza bir milyonluk mülteciye kapılarını kapatan bir Avrupa’nın 80 milyonluk Türkiye’ye kapılarını nasıl açacağı sorusu geliyor.

 

  1. Dün Irak’ta merkez bankası talan edilmiş, sanat eserleri ülke dışına çıkarılmış ve Irak’ın tarihi yeniden yazılmaya başlanmıştı. Bugün de Suriye’deki eski medeniyetlere ait eserler tahrip edilmekle işe başlanmıştır. Galiba aynı filmi izliyoruz.

 

Üstünlük taslamak, ani çıkışlar yapmak ve diplomasiden uzak tavırlar takınmak bizi yarın daha ağır faturaları ödemeye mahkûm edebilir. Türkiye biraz daha itidal ile hareket etmek zorundadır. Türkiye bir sıcak çatışmaya girmese bile bugün için ekonomik ve askeri tedbirler alması yerindedir.

  

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam