Türk Silahlı Kuvvetleri tarihinde yaz ayları çoğunlukla zafer aylarıdır. Kore muharebeleri haziran ayının sonlarında Kuzey Kore askerlerinin saldırısıyla cereyan etmiş, Türk Genelkurmay Başkanlığının ilk planlamaları da temmuz ayında başlatılmıştı.
Kuzey Kore birliklerinin saldırıları
25 Haziran 1950 günü saat 11.00’de Kuzey Kore, Güney Kore askerlerinin 38’inci paralel boyunca sınırı geçtiklerini ileri sürerek Kore Cumhuriyeti’ne resmen harp ilan etmişti. Bu açıklamanın ardından çok sayıda Sovyet tankının desteğinde 150.000 askerle Güney Kore’ye girmişti. BM Kore Komisyonu, ivedi olarak BM Güvenlik Konseyi’nden duruma müdahale etmesini istemesi üzerine ABD de Güvenlik Konseyi’nin derhal toplanmasını istemişti.
Zayıf Güney Kore ordusu, kendi başına Amerikan takviye birlikleri yetişmeden düşmanı durduramamış ve Kuzeyliler 29 Haziran 1950’de Seul’ü zapt etmişlerdi.
ABD devreye giriyor.
Japonya’daki 24’üncü Amerikan Tümeni, 5 Temmuz 1950’de Güney Kore ordusunun yanında yer alabilmişti. Güvenlik Konseyi’nden 7 Temmuz 1950 günü çıkan kararda Amerika’nın BM Kore Silahlı Kuvvetler Komutanlığını alması isteniyordu. Amerika bu kararı kabul ederek Tokyo’da bulunan General Mac Arthur’u bu göreve atamıştı.
Amerikan kuvvetleri daha fazla Amerikan birliği gelene kadar oyalama muharebeleri icra ederken Kuzey Kore birlikleri zayıf Amerikan birliklerini Taegu Masan kuzeybatısındaki Waegon’a kadar Naktongang Nehri gerisine atmayı başarmıştı...
Türkiye’nin Kore’ye asker göndermesi
Türkiye, 25 Temmuz günü BM Genel Sekreteri’ne Kore’de vazife görmek üzere 4500 mevcutlu bir tugay göndermek istediğini bildirmişti. Oysa o tarihte Türkiye, 1949’da kurulmuş olan NATO’nun üyesi bile değildi.
Türk Genelkurmay Başkanlığının 3 Ağustos tarihli emriyle üç piyade taburlu ve üç motorlu topçu bataryası olan bir tugay teşkil edilmişti. Etimesgut’ta hazırlıklarını tamamlayan tugay, 19-21 Eylül günleri arasında demiryoluyla İskenderun’a taşınmıştı. Tugayın motorlu taşıt sayısı 104 adet iki buçuk tonluk GMC kamyonu, 76 adet bir tonluk römork, 36 adet 250 kg. lık römork, 86 adet cip ve altı adet özel tip araçtan müteşekkildi.
Kafilelerin intikalleri
Kore’ye gönderilecek 1’inci Türk Tugayı’nın teşkil edilen üç kafilesinden ilki 25 Eylül’de, ikincisi 26 Eylül’de ve üçüncü kafilesi de 29 Eylül 1950 günü hareket etmişlerdi. Personel taşıyan gemilerden sonra ilk eşya, malzeme ve araç gemisi 30 Eylül, ikincisi de 2 Ekim günü İskenderun limanından ayrılmışlardı.
21 günlük yolculuktan sonra Amerikan gemisinin kaptanı, uzun deniz yol arkadaşlığının anısı ve işbirliğinin sembolü olarak İskenderun’da gemiye çekilmiş olan Amerikan bayrağını Tugay Komutanı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı’ya törenle sunmuştu. 12 Ekim gününden itibaren kafileler Pusan limanına çıkmaya başlamışlardı.
Birliklerimizin ileri hareketlere geçmeleri
1’inci Tugayımız daha sonra 26 Kasım 1950’de ileri hareketlere başlamıştı. Burada muharebelere tek tek değinmekten ziyade Kunuri muharebelerinin cereyan tarzını kısaca zikretmek isterim:
Pusan çıkarması
Amerikan ve Güney Kore kuvvetlerinin müşterek harekâtı 15 Eylül 1950 sabahı başlamıştı. 17 Eylül’de Kumpo havaalanı ve Suwon ele geçirilmiş, 28 Eylül’de Seul geri alınmış ve ertesi gün Kore hükümeti Seul’e nakledilmişti.
Düşmanın bir buçuk ay süren taarruzlarına rağmen Pusan kıyıbaşı mevziinin bir bütün olarak elde tutulması başarıdır. Olaylar bu şekilde bir seyir izlemiş ve savaşın devam etmeyeceği ümidi belirmişken Çin, 1 Ekim 1950’de “Emperyalistler zalim bir şekilde komşularımızın topraklarını işgal ederlerse, Çin halkı yabancı saldırısını toleransla karşılamayacak ve bir kenara çekilmeyecektir” şeklinde açıklama yapmıştır. Bu demecin arkasından da Çin, asker sayısını 850.000’e çıkarmıştır.
Değerlendirme ve sonuç
Kore’de icra ettiğimiz muharebeler harp tarihi sayfalarında övgülerle yerini almıştır. Kunuri bölgesine 1’inci Tugay’ın yaptığı ileri harekât, Wawon muharebesi, Sinnim-ni muharebesi ve ardından destan sayılabilecek Kunuri ve Sunchon muharebeleri yurt içinde ve dışarıda büyük yankı bulmuştur.
8’inci Amerikan Ordusu Komutanı General Walker, 13 Aralık 1950 günü Türk Tugayı’na yaptığı ziyarette “...Eğer sizin düşmanı durdurmak için kahramanca çarpışmanız ve mukavemetiniz olmasaydı, ordumuz kuşatılarak çok zor duruma düşürülecek ve belki de imha edilecekti...” şeklinde demeç vermiştir.
Washington Tribune’de çıkan yazıda “...4500 asker ateş hattının ortasında harikalar yaratmasını bilmiştir...” denilmiş, Time’de “...Türk Tugayı’nın kahramanca muharebeleri bütün BM kuvvetleri üzerinde bir iksir tesiri yaratmıştır...” satırları yayınlanmıştır. Abend Post gazetesinin “Kore muharebelerinin sürprizi Çinliler değil Türkler olmuştur” demesi ise bir başka bakıştır.
1 Mayıs-16 Kasım 1951 döneminde de yine kanlı muharebeler cereyan etmiştir.
Değiştirmeli olarak üç tugayımızın görev yaptığı Kore’de 27 Temmuz 1953 günü mütareke imzalanmıştır. Üç yıl süren Kore Harbi, 220.000 Kore askerinin ve 1.000.000 sivilin ölümüne, 5.000.000 kişinin de evsiz kalmasına sebep olmuştur. Amerikalılar düşmana 7190 esir vermişlerdir. Bizden ise 234 kişi esir düşmüştür. Belli dönemlerde Kore’ye gönderilerek muharebelere iştirak eden üç tugayımızın verdiği şehit miktarı 721 kişidir. Bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.