Yasa çıkarılması
Ses duvarını aşar şekilde çıkarılan yasalarımız vardır. Örneğin; Kadın hakları, kadına şiddet, aile vb… Çıkaranlar böbürlene böbürlene anlatırlar, korumaya alındıklarını sananlar endişelidirler, ben ise sonuca bakarım. Sonuç hiç değişmez ve sokak ortasında sürüklenerek, dövülerek, bıçaklanarak ya da ateş edilerek kadınların hayatına son verme sahnelerini görmeye devam ederiz.
Cezalar mı yetersiz, bana göre hayır! Davanın uzayıp gitmesi ve iyi halden yararlanma gibi olgular hep sanıktan yanadır. Erkeği işlediği suçla övünemeyecek hale getiren yaptırım ve çalışmalar gerektiği kanısındayım. Neden cezaevinden çıktıktan sonra 3 yıl 5 yıl gibi bir süre emniyet gözetiminde tutulmaz? Asıl elektronik kelepçenin taşınacağı zaman bu zaman değil midir?
Hem yasa çıkaracaksınız hem avlanmaya pirim vereceksiniz
Avlanmak bahanesiyle havada turnayı, yerde kekliği, denizde yunusları vuran kafatasının içinde beyin yerine torba taşıyanları görmek bile istemiyoruz. O hayvanların ağzı dili yok; nasıl kıyabiliyorsunuz onlara? Ya içlerinde yumurtası, yavrusu olanlar varsa? Ya da sizden önce bir caninin attığı kurşunla bacağı kopan ve o acıyla uçan varsa?
Havada aldığı kurşun yarasıyla hızla yere düşen bir hayvanın acısını hiç yüreklerinizde hissetmeyi düşünmez misiniz? Çocuklarınıza hayvan sevgisini nasıl aşılıyorsunuz? Bu küçücük hayvanların etiyle nasıl karnınızı doyurabiliyorsunuz?
Her gün gazetelerde ve ekranlarda eşini döven, yaralayan veya öldüren magandaları, kahvede taşkınlık çıkaranları, köy meydanında dövüşenleri, hayvanlara eza cefa çektiren Mezozoik dönem dinazorlarını görmekten içimiz sıkıldı.
Çalışmalarım gereği Eminönü ve Karaköy bölgesini çok geziyorum. Aynı noktadan gün içinde beş kez geçsem bile her defasında bir farklılık yaşıyorum.
Kahramanlar dilsizdir
Bu ülkede kahramanlar daima sessiz kalırlar. Ön planda görülmek istemezler. Operasyonlara katılan nice insanımız vardır. En az çaba sarf eden en çok konuşandır. Boyunu aşan lâflar eder.
Askerliğini yapmadığı halde genelkurmay başkanı hakkında kanaat belirtir, genelkurmay başkanlığının faaliyetlerini tenkit eder. Ergenekon-Balyoz soruşturmaları döneminde suçlayanları gördük.
Covid yayılması sırasında sağlık personelimizin canhıraş çırpınışlarını gördükçe gözlerimiz doluyordu. Aile bireyleriyle görüşemeyen, uyku uyumayan, kiralık ev temin edemeyen bu insanlara gerekli vefayı gösteremedik.
İzmir’deki depremde kurtarma ekiplerinde görev alanlar da hayatlarını ortaya koyuyorlar. Sık sık artçı depremler olsa da bu kahramanlar, enkazın derinliklerine girmek suretiyle bir nefes, bir ses duymaya çalışıyorlar. Köpeklere acımasızca vuranlar, siz de gidin görün o sevimli hayvanların can kurtarmak için ekiplerle nasıl çalıştıklarını…