SON DAKİKA
reklam
reklam

Gezi izlenimleri -II-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 25 Temmuz 2021, Pazar - 13:10   Okunma Sayısı:

Evet, yine rahat bana battı. Alışık olmadığım bir rahat yaşama tarzından çırpıntılı bir günlük hayata geçiyorum. Bükün spor saatimden sonra akşamdan çalışmasını yaptığım konuları, şehir planını, pusula ve kendi ölçekli haritamı yanıma alarak Ortakent Mezarlığı’na gittim.

 

Sarnıçlar

 

Burada çok dikkat çeken yapılar arasında Kümbet şekline sarnıçlar, türbeler ve çeşmeler bulunmaktadır. Sarnıçlar, beyaz kireç boyalı ve yarım küre şeklinde taş yapılardır. Bodrum’un simgesi diyebileceğimiz Bizans’tan kalma bu sanat eserlerinin çoğu tahrip olmuştur. Kalanlar hakkında Kanuni’nin Rodos seferi sırasında, ordunun su ihtiyacının karşılanması için, yol boyunca inşa ettirildiği söylenmektedir.

 

Osmanlı döneminde yapılan Bodrum’daki kümbet sarnıçlarının mimarı Mimar Sinan’dır. Bu sarnıçlar, 7-10 metre çapında küre şeklindeki kubbeden oluşur. Kubbeler, 500 yıl ayakta kalacak sağlamlıkta yapılmıştır. İlk yapılan sarnıçların kubbelerinde sıva yoktur.

 

Temel duvar ile kubbenin birleştiği yerde kubbeyi çepe çevre dolanan bir oluk vardır. Kubbeden süzülen yağmur suları bu oluklarda toplandıktan sonra, olukların belli yerlerinde açılan deliklerle, sarnıcın ana bölümünde toplanır. Ana bölüm 2-2,5 m derinliktedir.

 

Sarnıca dar bir kapıdan girilir. Bazı kapıların üzerinde kitabeler vardır. Kapı seviyesinden sarnıcın dibine doğru taş basamaklar yapılmıştır. Su seviyesi azaldıkça suya ulaşmak isteyen zorlanmaz. Kapının önünde hayvan sulamak isteyenler için yalak vardır.

 

Sarnıçların yapılan hesaplara göre 75 m3 su depolama kapasitesi vardır. Bodrum çevresine yağan yağmur miktarına göre bir kümbet bir mevsimde ancak 25 m3 yağmur suyu toplayabiliyor.

 

Kalan 50 m3 su sarnıca, çevredeki su kanallarından gelir. Kümbetler, çevrenin eğilimine göre, toprak üstü yağmur sularını toplayacak yerlere konuşlandırılmıştır. Su kanallarından gelen su, taşlarla süzüldükten sonra, toprak seviyesinde açılan oluktan sarnıca akar.
Kapısında 1766 tarihli kitabe bulunan “hayrat” kümbetlere rastlanması, kümbet sarnıç yapımının Kanuni’den sonra da devam ettiğini göstermektedir

 

Bodrum’un yel değirmenleri

 

Akdeniz’e ve Ege’ye kıyısı olan ülkelerde yel değirmenlerine sıkça rastlamak mümkündür. Geçmişte Bodrum’un ekonomisine katkıda bulunan ve birçok insana ekmek kapısı olan değirmenler şimdi köşesine çekilmiş ve mahzun bakışlarla tıkılacağım günü bekliyor sanki,,,

 

Gümbet kıyılarının tepesindeki değirmenlerin 18’inci yüzyıldan beri var olduğu bilinmektedir. Aslında 1700’lü yıllara tarihlenmiş çok sayıda mezar taşının olması da bölgede yoğun bir Müslüman yerleşimine işaret eder.

 

Bu tepeleri gezdiğim zaman denizden esen sürekli bir rüzgâr olduğunu gördüm.Rüzgâr gücüyle dönen kanatlar, çatı içindeki büyük çarkı döndürüyor. Bu çark da dönü hareketini başka bir mil vasıtayla yuvarlak değirmen taşına iletmektedir.

 

Sonraki yollarda bazı değirmenler elektrikli hale getirilmiş olsa da kullanım dışına doğru itilmişlerdir. Sembolik de olsa bu değirmenlerden iki tanesi işler hale getirilebilir.

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam