Sakarya meydan muharebesi ile sonuçlanan Türk ordusunun taarruzu ülkeyi Yunan ordusundan temizleyinceye kadar harekâta devam etme kararının başlangıcı olmuş, Yunan ordusunu çekilmek zorunda bırakan karşı taarruzda 30 Ağustos Zafer bayramı sonrası Türk ordusu İzmir’e gelinceye kadar devam etmiştir.
Taarruz hazırlıkları Sakarya Zaferi’nden itibaren yapılmaya başlanmıştı. Mustafa Kemal, Haziran 1922’de taarruz için kesin kararını vermişti. 23 Temmuz günü Ankara’dan ayrılarak cephe karargâhının bulunduğu Akşehir’e gelmişti. Burada ordu komutanlarıyla toplantılar yaparak taarruz planını enine boyuna görüştü. Ankara’ya döndükten sonra hükümete gerekli bilgileri verdi. 17/18 Ağustos gecesi Konya’ya hareket etti.
Gidişi gizlemek için 21 Ağustos 1922’de Gazi’nin Çankaya’da çay partisi düzenleyeceği gazeteler ve ajanslar vasıtasıyla duyuruldu. Mustafa Kemal bu tarihten bir gün önce cephe karargâhına varmış katıldığı toplantıdan sonra 26 Ağustos 1922’de taarruza karar vermişti.
İlginç kısa alıntılar
- 30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi gereği Osmanlı Silahlı Kuvvetlerinin
elindeki silah, araç ve gereçler toplatılmış, tüfeklerin mekanizmaları, makineli tüfeklerin kapak takımları ve topların kamaları sökülerek İtilâf devletlerinin gözetimindeki depolara alınmış, bir kısmı ise denize atılmıştır.
- Anadolu’nun çeşitli yerlerindeki ustalara askerin ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmış, su
borularından namlu, eritme demirden süngü ve tüfeklerin ahşap aksamı yaptırılmıştır.
* Batı Cephesi Komutanlığı’nın 323 top, 198 kamyon, 33 otomobil ve 10 uçağına karşılık Yunan Ordusu’nun elinde 418 top, 4036 kamyon, 1776 otomobil ve 50 uçak bulunuyordu. Hava üstünlüğü düşmanın elindedir. Büyük Taarruz’un arefesinde uçak sayımız 17’ye ulaşmıştır.
* 26 Nisan 1922 tarihinde Enosis adlı Yunan şilebi Karadeniz’de iki motor gambotumuz tarafından ele geçirilmiş ve geride bulunan 11 çuval külçe altın ve gümüş, Milli Mücadele’ye önemli ölçüde destek sağlamıştır. (s: 337)
* 26 Ağustos günü saat 06.00’dan başlamak üzere 18 sorti hava görevi başarıyla icra edilmiştir. Bu görevler, İstiklâl Harbi’miz boyunca icra edilen diğer hava görevlerinde olduğu gibi elde edilen başarıya büyük katkı sağlamıştır. Garp Cephesi Kumandanlığı, düşman tayyaresi düşüren tayyarecilere 1.000 TL mükâfat verileceğini günlük emirle bildirmiştir.
Türk kuvvetlerinin taarruzu
… Muharebeyi yakından izlemek ve idare etmek üzere ortalık ağarmadan Başkomutan Müşir Gazi Mustafa Kemal Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ve 1’inci Ordu Komutanı Nureddin Paşa Kocatepe’deki gözetleme yerindedirler.
Topçu ateşi saat 04.30’da başlaması gerekirken yoğun sis nedeniyle 05’te bütün cephede başlatılmıştır. 05.35’te tahrip ateşlerine geçilmiş, ardından piyade taarruzları başlatılmıştır. Gelen raporlar birçok yerde tepelerin, top, ağır makineli tüfek, çadır ve mühimmatın ele geçirildiğini, mevzilerde çok sayıda düşman ölüsü bulunduğunu bildiriyordu. Taarruza kalkan birlik komutanlarından şehit olanların yerine bir sonraki rütbeli komutayı devralıyor, kana kan mücadeleyi devam ettiriyordu.
26 Ağustos Tınaztepe muharebeleri
… Çiğiltepe’nin alınmasında zorlanma olmuştu. Güçlü düşman topçu ateşiyle karşılaşan Türk piyadeleri 400 m. den fazla ilerleyemedi. Albay Reşat, insanüstü gayretlerine rağmen hücumlarının başarısızlığa uğraması ve üst üste gelen emirler karşısında hedefine ulaşamayınca büyük teessüre kapıldı ve tabancasıyla intihar etti. Oysa yarım saat sonra tepe ele geçirilmişti.
Tümen Komutanı raporundan
“… Tümen birliklerinin iç düşünüş ve maneviyatı hakkında alay komutanlarından birinin raporunu tümenin bütün personelini kapsadığı için yukarıda yazıldığı gibi arz etmeyi uygun gördüm.
Şunu da ilave edeyim ki, Dadak (Şuhut ilçe merkezinin 10 km. kuzeybatısında)’ta iken tümen ekmekçi takımının takviyesine lüzum görülmüş, birliklerden zayıf bünyeli 316 ve 317 doğumluların küçüklerinden seçme yapılarak alınan erler üzülerek ağlamış ve yalvarmışlar, muharebeden geri kalmak istememişlerdir…” (23’üncü Tümen Komutanı Halis)
Başkumandan Muharebesi
Batı Cephesi Komutanlığınca 30 Ağustos 1922 Çalköy-Adatepe-Aslıhanlar bölgesinde yapılan imha muharebesine “Başkumandan Muharebesi” ismi verilmiş ve 3 Eylül 1922 günü bütün birliklere bildirilmiştir.
General Ali Fuat Erden’e göre, “İstiklâl Harbi’nin son taarruz safhası motorsuz yıldırım harbidir. Taarruz Harekâtı icra ve ikmal edilmiş, ordu, 15 günde muharebe ede ede 400 km. katetmiştir.” Mustafa Kemal’in deyimiyle “Yunan ordusu Anadolu’nun harem-i ismetinde boğulmuştur.”
Takip Harekâtı’nın sürdüğü 6 Eylül günü yapılan yürüyüş Alaşehir civarında kumlu arazide pek müşkül olmuştur. 5’inci Kafkas Tümeni’nde ayak vurgunu sayısı 350 civarındadır. Ayakkabısızlık, toz ve uykusuzluk birliklerimizi çok yormuştur.
Gezilerimden
Türk ulusunu yeniden dirilişe götüren Erkmentepe, Tınaztepe, Belentepe, Çiğiltepe, Kocatepe gibi kana kan, dişe diş muharebelerin geçtiği yerleri gezmek, Afyon Ovası’nda ağustos ayının sıcağında yaşananları hissedebilmek için buralardaki kuru dere yataklarını, eski telgraf direklerini, Afyon-İzmir eski demiryolu hattını görmek gerekir.
Ben buralarda saatlerce yürüyerek harita incelemeleri yaptım. Beraberimde gelen kafileleri gezdirdim. Arazinin zorluklarını, arka çantasıyla bırakın hızlı yürümeyi, günlerce süren uykusuzluk nedeniyle ayakta durmanın bile ne kadar güç olduğunu hissettim.
Kazanılan zaferle Lozan Antlaşması galip devletlere kabul ettirilmiş, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli atılmıştır. Başta Büyük Atatürk olmak üzere Milli Mücadele kahramanı tüm şehit ve gazilerimize Allah’tan rahmetler diliyoruz. Müsterih olun, Türk insanı sizlerin yolunda uygarlık savaşını sürdürmektedir.