Anadolu insanı, yaklaşık üç buçuk yıl süreyle emperyalizme karşı mücadele verdi. Adı İstiklâl Savaşı idi, kazandık. Bağımsızlığımızı ise Lozan Konferansı’nda tescil ettirdik... Bazı kişi ve çevreler, İstiklâl Savaşı’nı küçümsemekte, İnönü muharebelerini adeta yok saymaktadır.
Harp tarihinin bu bölümünü okumadıkları, İstiklâl Harbi’mizin cereyan ettiği o yerleri gezmedikleri nasıl da belli… Muharebelerin geçtiği yerlerdeki şehitliklerde bulunan kitabe ve anıtları görmedikleri, esir düşen Yunan Komutanı General Trikopis’in anılarını okumadıkları ve Atatürk’ün “Nutuk” adlı eserine göz atmadıkları besbelli…
Her yıl yapılan Zafer Bayramı kutlamaları nedeniyle günün anlam ve önemini vurgulayan yazılar yazdım. Bu yazımda İstiklâl Savaşı’mızın deniz muharebeleri bölümünü inceleyelim isterseniz?
İstiklâl Savaşı öncesi deniz gücümüz
I.Dünya Savaşı’nın son deniz harekâtı, 20 Ocak 1918’de Yavuz muharebe kruvazörünün Midilli kruvazörü ve dört muhriple birlikte Gökçeada’ya yapmış olduğu baskındır. Bundan sonra önemli bir harekât olmamış, deniz kuvvetlerimizin büyük kısmı İstinye üssünde, diğerleri Haliç’te kalmıştır.
Donanmamız, Mondros Mütarekesi gereği enterne edilmiş ve Haliç’e bağlanmıştır. Yavuz muharebe kruvazörü Haliç’e giremediğinden üç mayın yarası olduğu halde bir gambotla birlikte İzmit’e çekilmiştir.
Deniz gücünün kırılması
Bütün gemilerin kazan kapakları ve top kamaları sökülmüş, cephane ve torpidoları kıyıya çıkarılmıştır. İşlevlerini yapamayacak hale getirilen tüm bu araç, gereç ve levazımat Haliç Tersanesi ambarlarında depolanmıştır. 2.200 adet mayının fünyeleri çıkarılmış, deniz uçakları sökülerek sandıklarda depolanmıştır.
İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile İzmir ve İskenderun’da tesis edilen koruyucu mayın tarlaları İngiliz ve Fransızların girişimiyle temizlenmiş ve imha edilmiştir. Boğaz istihkâmları ve trafiği tamamen İngilizlerin eline geçmiş, tüm limanlarımız işgalcilerin eline geçmiştir. Erlerin çoğu terhis edilerek rütbeli personel görevlerinden uzaklaştırılmıştır.
Sadece kıyı koruma ve kaçakçılığı önleme amacıyla Marmara’da Akhisar ve Dıraç torpidobotları, İzmir’de Hızır Reis gambotu, Trabzon ve Sinop limanlarında Aydın Reis ve Preveze gambotları faal bırakılmıştır.
Yeni kuruluşlar
23 Nisan 1920’de ilk Meclis’in kurulmasından sonra Millî Müdafaa Vekâleti (Millî Savunma Bakanlığı) tarafından Umur-ı Bahriye Müdüriyeti (Deniz İşleri Müdürlüğü) kuruldu. 1921’den sonra adı Bahriye Dairesi Reisliği olarak değiştirildi.
Teşkilât, İstanbul’da Osmanlı hükümeti ve işgal kuvvetleri tarafından yok edilmiş olan Türk deniz gücünü yeniden ayağa kaldırmak ve kurtuluş hareketimiz için ordunun muhtaç bulunduğu silah, mühimmat, malzeme ve personeli taşıyacak, deniz unsurlarımızı koruyacaktı.
- İnönü muharebeleri sırasında 26 Mart 1921’de Yunanistan’ın kıyılarımızı resmen abluka altına alması üzerine nakliyat büyük bir gizlilik içerisinde yapılmıştır. Gemilerimiz gece karartılmış olarak seyrettirilmişlerdir.
Yine II. İnönü ve Aslıhanlar muharebeleri sırasında 3’üncü Kafkas Tümeni’nin Batı’ya kaydırılması ve Kütahya-Eskişehir muharebelerine katılması iskeleler arasında önemli bir hareketliliğin yaşanmasına neden olmuştur. Sakarya muharebeleri öncesinde çıkarılan Tekâlif-i Milliye (Millî yükümlülük emirleri gereği sivil tekneler 35-80 sandık arasında cephane taşımışlardır.
İskeleler arası nakliyat -1
Haliç tersanesi ve diğer yerlerdeki ambarlardan deniz subaylarınca kaçırılan top, hafif silahlar, mayın onarım araç gereçleri ve hayvanlar Trabzon, Akçakoca, Ereğli, İnebolu ve Samsun iskelelerine sevk edilmiştir.
İtalyan işgali altındaki Antalya, gerek İstanbul gerekse yabancı ülkelerden gelen askerî malzemenin boşaltma iskelesi olarak kullanılmış, gelen malzeme Eğirdir Gölü’nde kurulan bahriye müfrezesinin idare ettiği nakliyatla Batı Cephesi’ne ulaştırılmıştır.
Antalya ve civarının 1 Haziran-5 Temmuz 1921 tarihleri arasında İtalyanlar tarafından boşaltılması üzerine daha da artıştır. Aralık 1918’den itibaren işgal altında bulunmasına rağmen Mersin limanına gerek Türk gerekse yabancı bandıralı gemilerle nakliyat yapılmıştır. Bu nakliyat başlıca şunları kapsamaktadır:
- Sicilya adlı İtalyan gemisiyle 21 tayyare,
- Fransız bandıralı Adana gemisiyle benzol ve yağ,
- Diğer gemilerle getirilen kömür, bakır, demiz, makine aletleri, tayyare malzemesi,
otomobil ve tıbbî malzeme,
- İstanbul’dan sevk edilen seyir aletleri, hafif silahlar, fabrika aletleri, muhabere cihazları,
gemi top ve cephaneleri. (Devam edecek)