30 Ağustos’a nasıl gelindi?
*Yegâne taşıma vasıtamız olan kağnılara, Fransızlardan satın alınan 150 kamyon ilave edilmiştir.
*Büyük taarruz planının bir kez daha gözden geçirilmesi için Başkomutan Mustafa Kemal, 27 Temmuz 1922’de Akşehir’e gelir. Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ve Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile planın ayrıntılarını bir kez daha gözden geçirirler. Eksiklerin 15 Ağustos’a kadar tamamlanmasını kararlaştırırlar.
Ertesi gün ordu birlikleri arasında yapılacak bir futbol maçı bahane edilerek ordu ve bazı kolordu komutanları Akşehir’e davet edilir. Yapılan görüşmeler sırasında 2’nci Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa, Başkomutanın onayladığı plana karşı çıkar.
---Türk milletinin nesi var nesi yoksa hepsi bu… askeri bu, silahı bu… Siz onu bir tek ihtimal için nasıl harcarsınız? der. Mustafa Kemal Paşa,
---Türk milletinin bütün verebileceği bundan mı ibaret?
---Evet!
---O halde kesin sonucu onunla almak zorundayız.
*** *** ***
Zafer Bayramı
Sömürgecilerin kucağında büyüdü istilacı liderler
aptalca şımarmayla
Bağımsızlıklarına kavuştular… sevindi yurttaşları, huydaşları.
Megalo İdea’nın küllerini eşelerken irkildiler bir şamarla
Yine de üzerimize saldırdı, ortak paydamız Ege’nin kıyıdaşları
Ayvalık’a, İzmir’e çıktılar, gururumuzu kırarcasına
Anadolu içlerine daldılar, Afyon’u aldılar, kırıp dökerek,
Trakya’dan giren kuvvetleriyle her yanımızı sararcasına
Bandırma’ya, Mudanya’ya çıktılar, İngiliz’in elini öperek
İnönü, Eskişehir, Kütahya ve Dumlupınar muharebeleri
Karşımıza çıkardı, aşinası olduğumuz insan yüzlerini
Harp tarihimizin acılı insanları, yakılıp yıkılmış harabeleri
Gözler önüne koydular barbarlığın ve karanlığın çirkin gizlerini
Sakarya boyunda uzunca bir bekleme… Bir yiğit, doru atlı…
Cepheyi gezdiği sırada attan düşerek kaburgalarını kıran
Kahraman komutan! Selamlıyor seni tepelerden bakan Polatlı!
Çanakkale’den sonra yine sen, ülkesi için canını ortaya koyan
*** *** ***
Törpülenen değerler
Ne yazık ki, 10 yıldan beri milli değerlerimiz yıpratılmış, Milli Mücadele’nin lider kadrosu küçük düşürülmeye çalışılmıştır. Kazanılan muharebeler vatan, millet, Sakarya edebiyatıyla küçümsenmiştir.
Bölücü unsurlar, provokatörler, ajanlar ve emperyalist zihniyetle işbirliği yapanlar vatan topraklarımızda tahripkâr faaliyetlerini sürdürmüşler ve halen de sürdürmektedirler. Meczupları Atatürk heykellerine yönelterek gizli intikam alma hislerini tatmin etmektedirler.
Kerameti kendinden menkul araştırmacı yazarçizerler, birtakım tarikat mensupları, etnik ayrıştırmayı gözeten siyasi parti mensupları televizyonlarda boy göstererek insanımızı zehirlemeyi ve ulusal değerlerimizi kemirmeyi kendilerine görev edinmişlerdir. Gelinen nokta ortadadır.
Başta yüce Atatürk olmak üzere tüm Milli Mücadele kahramanlarını rahmetle anıyorum. Galiba hazırı bulduk biraz keseden yedik. Bizleri affetmelerini diliyorum. Başta Büyük Atatürk olmak üzere kahraman silah arkadaşlarına, tüm şehitlerimize rahmetler diliyorum. Nurlar içinde yatın!