Sermayesi yoksulluk olan bir millet, 30 Ağustos 1922’de küresel güçlere ve onların maşasına karşı verdiği mücadeleyi “Büyük Zafer”le kazandı. Harp tarihi belgelerini okumak, Afyonkarahisar’a giderek tepelerden ovaya bakmak, topların cidarlarından “Allah Allah” sesleriyle çıkan mermilerin ıslıklarını hissetmek ve süvarilerimizin kılıç şakırtılarını duymak zafere nasıl gidildiğini görmek demektir.
Müsterih ol Atatürk, müsterih olun aziz şehitlerimiz! Ruhlarınız şâd olsun, sizleri kalbimizde yaşatıyor ve rahmetle anıyoruz. Cumhuriyet’i emanet ettiğin Türk gençliğinin Atatürk sevgisi ve Milli Mücadele’yi anlama isteği sonsuza dek sürecektir.
*** *** ***
16 Temmuz 1974 Makarios bir İngiliz helikopteriyle İngilizler tarafından Malta Adası’na güvenliği için götürüldü. Vahdettin’i de İngilizler bir muhribe götürdüler.
*** *** ***
ABD; Afganistan’dan çekildi. Ne oldu? ABD vatandaşlarından havaalanına ulaşamayanlar rehin olarak kalmış oldular. Helâl olsun dünyanın en güçlü ordusuna (!).
*** *** ***
Afganistan'a muhalif davranmak, uçağa tırmanan insanlar, Taliban’ın verdiği sözlere güvenilemeyeceği... Biden’in konuşması: “Kendi değerleri için savaşmayan Afgan halkı için biz neden savaşalım ki?"
*** *** ***
Akla gelenler
Bugün günlerden salı, haftanın ikinci günü… Çarşamba günü geçince hafta ortalanmış, cumaya saatler kalmış demektir. Bu hafta da geçti deriz. Aslında geçen bir gündür, ömür duvarından bir taş daha devrilmiştir. Bunlar gençlikte anlaşılmıyor. “Hastayım bugün” diyenlere “bir insan nasıl hasta olur, diye bakardım. Ölmek hiç aklıma gelmezdi.
Bunları bana hastane ziyaretleri öğretti, hatırlattı. Dev gibi insanların yatalak olduklarını, çişini tutamayıp yatağa kaçırdıklarını ve nasıl mahcup olduklarını görürdüm. O zaman güç, servet, gençlik, güzellik gibi niteliklerin geçici olduğunu anlardım.
*** *** ***
Afganistanbul
Balkanlardan çekilmenin kütleler halinde başladığı 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi sonrasında iskân, misafir etme, hasta ve yaralıların tedavisi bakımından en büyük pay İstanbul’a düşmüştür. Arkasından gelen Balkan ve I. Dünya Savaşları ayrı bir yük oluşturmuştur. İstiklâl Harbi yıllarında İstanbul beş yıla yakın süre işgal altında kalmış, Osmanlı tebasından olup bu savaşa katılanlar cepheden firar ederek İstanbul’a yerleşmişlerdir.
O günlerden bugünlere gelirsek
Manzara fecaat arz etmektedir. Yoksulluk dilenmeye, iffet sergilemeye, gasp ve hırsızlığa kadar birçok konuda kendisini göstermektedir. İstanbul’un kendisine has terbiye ve kültürü giderek törpülenmektedir.
Benzer olaylar, şimdi Afganistan’dan gelen ve gelecek olan sığınmacılarla yaşanacaktır. Bunların içinde Afganistan’da olaya karışıp karışmayan, bir örgütün mensubu olup olmayan var mıdır, yok mudur bilmiyoruz. Sınıra gelmiş dayanmış veya bir şekilde sınırı geçmiş insanın tahkikatını nasıl yapacaksınız?
Halk, Suriyelilere karşı Gaziantep ilimizden başlayarak koyduğu tepkisini İstanbul’un bazı ilçelerinde de göstermiş, gereksiz çatışma ve sürtüşmelere girmiştir. Şimdi aynı olaylar Afganlarla yaşanacaktır.
İstanbul = Suristanbul + Afganistanbul