SON DAKİKA
reklam
reklam

Afganistan… Dikkat çeken ülke

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 15 Eylül 2021, Çarşamba - 13:59   Okunma Sayısı:

Afganistan ile işbirliğini dondurduğunu açıklayan Batılı ülkelere rağmen Japonya ve Güney Kore, Çin’in Afganistan'daki etkisini artırmasından endişe duyuyorlar. Japonya ve Güney Kore son 20 yılda Afganistan'da çok sayıda kalkınma ve altyapı projelerine destek vermiştir.

Örneğin; Japonya 2001’den beri Afganistan’ın alt yapı harcamalarına karşılık yaklaşık yedi milyar dolar tahsis etmiştir. 2021 ile 2024 arasında da ayırdığı 720 milyon dolar yardım ise muhtemelen dondurulacaktır.

Güney Kore ise, 2018 yılında 2 milyon 200 bin dolar tutarındaki yardımı tehdit altındaki kadın ve çocukların güvenliğine yönelik projelere destek olarak sağlamıştır. Güney Kore, mali yardımların büyük kısmını kiliselerle onlara yakın kuruluşlar üzerinden yapmıştır.

Her iki ülke de Taliban’ın Afganistan’da yönetimi ele geçirmesi üzerine yardım desteğini şimdilik dondurduğunu açıklamış, ancak Pekin yönetimi Kabil’i ele geçiren radikal İslamcıları yani Taliban’ı tanıdığı mesajını vermiştir.

 

Çin’in Afganistan ile yakınlaşma isteğinin ardında,

 

*Hint Okyanusu’na ulaşmak isteyen Pakistan ile örtülü bir mücadeleye girmek amacıyla Afganistan’ın Orta Asya’da önemli bir stratejik ortak olma özelliğini göz ardı etmemek,

*Afganistan’a uluslararası yardımların dondurulmasıyla oluşan boşluğu tamamlamada rol oynamayı deneyebilmek amacıyla Çin’in Afganistan ile dağlık alandaki 76 kilometrelik koridordan desteği sürdürmek,

*Çin, bölgedeki ABD ve NATO güçlerinin Afganistan’dan çekilmesini aceleci ve sorumsuzca bulduğunu gizlemeye çalışsa da Afganistan’a yeniden Amerikan askerini sokmamak ve Amerikan nüfuzunu kırmak,

*Orta Doğu’ya, Orta Asya’ya ve Güney Asya’ya açılımda Afganistan’ın önemini görmek ve Afganistan’ın toprak altı servetlerinden (platinyum, lityum ve uranyum gibi stratejik madenlerle, bakır, altın, gümüş ve kromit gibi madenler) istifade etmek,

 

Güvenlik endişeleri

Çin’in Afganistan’a ilişkin kısa ve orta vadede temel güvenlik endişesi, Taliban’ın Doğu Türkistan İslami Hareketi ile işbirliği yapması ve bu işbirliğinin Çin’in Uygur bölgelerine sirayet etmesi olarak düşünülebilir.

Afganistan’daki istikrarsızlığının derinleşmesi ve bu istikrarsızlığın Kırgızistan, Tacikistan’a yayılması oradan da Çin’in Uygurların ve diğer etnik grupların yoğun yaşadığı batı sınırında ciddi bir güvenliksiz ortamla karşı karşıya kalması Çin’i rahatsız edecektir. Bu durum Çin’in Taliban ile iyi ilişkileri özellikle Uygur savaşçıların ve Çin’e karşı olan diğer örgütlerin etkisizleştirilmesi bakımından önemlidir.

Özellikle Uygur bölgesinde meydana gelebilecek çatışmaların Pekin yönetimi için yorucu, uzun ve enerji tüketen bir sürecin de başlaması demektir. Böyle bir durum Çin’i, bölgede ABD ve diğer rakip güçlere karşı dezavantajlı konuma düşürebilir.

 

Çin, işbirliği yaptığı ülkeler

Çin, ABD’yi dışlamadan Rusya’yı da merkeze alarak bir Afganistan politikası oluşturmaya çalışıyor. Bu politikada Şangay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)’nden Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Özbekistan ve Hindistan ve Pakistan gibi Afganistan’ın yakın çevresindeki ülkelerden destek beklemektedir.

 

 

 

Çin-Rusya ilişkileri

Soğuk Savaş sonrası Çin-Rusya ilişkileri karşılıklı çıkar temelinde gelişmiş ve ABD’nin hegemonik politikaları her iki güç tarafından da tehdit olarak algılanmıştı. Bu durum, Pekin ve Moskova’nın yakınlaşmasının yolunu açmıştı.

Çin, ABD ve NATO’nun zafiyetini hissettiği bir dönemde Akdeniz’de hakiki mermilerle büyük çaplı bir deniz tatbikatı yapmış, AB’nin bağrına kadar girmişti. Ağustos-Eylül aylarında Tacikistan, Özbekistan ve Kırgızistan ile Barış Misyonu adı altında 2021 Anti-Terör Askerî Tatbikatını, Ağustos ayında da Çin toprakları üzerinde Orta Asya’nın güvenliğinin hedeflendiği Zapad/Interaction-2021 adlı askerî tatbikatını icra etmişti.

Bütün tatbikatlar, karşı eylem ve söylemler, Çin’in bölge ülkeleriyle yakınlaşmalarının bir amacı var; o da ABD’yi bu bölgeye bir daha sokmamaktır.

 

Çin’in en büyük endişesi ise Uygur Türklerine uyguladığı baskı ve şiddet nedeniyle Türkiye’nin Çin’in karşısında yer alması olacaktır. Bu nedenle Türkiye ile ilişkilerini de yumuşak tutmaya çalışacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam