SON DAKİKA
reklam
reklam

Erken tanı ile otizim kontrol altına alınabilir

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 16 Eylül 2021, Perşembe - 22:59   Okunma Sayısı:

Günümüzde her 150

cocuktan birini etkileyerek,

cocuklar arasında en hızlı

yaygınlaşan noÅNrolojik

bozukluk olması ile

dünyada dikkatleri ceken

otizm, yapılan araştırmalara

goÅNre genetik yapıyla

da ilintilidir.

Kavramı 1943’de Leo

Kanner ilk defa bulmuştur.

1944 yılından itibaren

dünyada farklı bir engel

grubu olarak nitelendirilen

Otizm, haliyle Otistik bireylerin mevcut eğitim oÅNğretim

ortamlarından yararlanmalarına engel olan bir rahatsızlık

türüdür.

Genel olarak bireylerde toplumsal etkileşim ve

iletişimin oÅNnemli oÅNlcüde bozuk ve anormal gelişimi ile

ilgi ve etkinliklerin belirgin sınırlılığı gibi oÅNzelliklerle

kendini goÅNsteren ve üc yaşından oÅNnce: toplumsal

etkileşim, toplumsal iletişimde kullanılan dil, sembolik

ya da imgesel oyun, vb. gibi alanlardan en az birinde

baş goÅNsteren gecikme ya da anormal işlevlere sahip

yaygın gelişimsel bozukluk olarak tanımlanmakta.

Otizim icin; cevresel faktoÅNrler de dahil olmak üzere,

nedenlerinin bulunması icin yoğun araştırmalar

devam etmekte. UÅNlke, ırk, kültür ya da sosyoekonomik

farklılık goÅNzetmeyen otizmin en etkili tedavisi

yoğun bireysel eğitimdir. Erken tanı ve doğru

bir eğitim yoÅNntemi ile yoğun olarak eğitim alan cocukların

yaklaşık yüzde ellisinde otizmin belirtileri kontrol

altına alınabilmekte ve gelişim sağlanabilmektedir.

Otizm, cocuklarda beyin sistemindeki zyolojik

fonksiyonların ve kimyasal dengenin bozulmasıyla,

üc yaşından oÅNnce ortaya cıkan yaygın gelişimsel

bir bozukluk olup, bu bozukluk, coğu kez genetik

nedenlere bağlı olarak da ortaya cıkabilmektedir.

Otizmin bazı belirtileri mevcuttur. Bunları de dil

gelişimi, iletişim sosyal beceriler ve davranış ve

aktiviteler bakımından doÅNrt ayrı grupta inceleriz.

Otistik bir cocukta yukarıdaki temel belirtilerin tümü

birden oluşmayabilir. Genellikle erken tanı ve disiplinli

bir tedaviyle otistik cocukların normal bir okula

devam edebilmeleri her zaman mümkün olabilmektedir.

Bunun dışında, otizm tanısı konmasa bile, kısmen

otizmin belli semptomlarını goÅNsteren cocuklara

da rastlanabilmektedir. Bu semptomları yansıtan

cocukların da belli gelişim alanlarında ister istemez

bazı problemlerin var olduğu/olabileceği unutulmamalıdır.

SoÅNz konusu gelişim alanlarının oÅNncelikle eğitimciler

ya da aileler tarafından uygulanabilen eğitim programlarıyla

desteklenmesi gerekmektedir. Bu tip

sorunu olan cocukların aileleri, belirli aralıklarla

gelişim kontrolleri yaptırarak, sorunlu alanlardaki

geriliği ve gelişmeyi izlemeli ve bu alanları nasıl

destekleyebilecekleri konusunda profesyonel yardım

almalılardır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam