Son günlerde AB ile Rusya arasında gündemi işgal eden ülke Belarus… Buna her iki taraf arasında güç mücadelesi de diyebilirsiniz, Rusya’nın batı sınırlarını tahkim etmek de diyebilirsiniz. Aslında Belarus’un SSCB döneminden kalma bağlılık, alışkanlık ve işbirliği ilişkileri vardı. Rusya ise, eski görkemini sağlamak ve sağlamlaştırmak için Belarus’u gündemine alıyordu.
Belarus ya da diğer adıyla “Beyaz Rusya”, Doğu Avrupa’da Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Minsk Antlaşması'nı imzalayarak bağımsızlığını ilan eden, denize kıyısı olmayan dışa kapalı bir ülkedir.
SSCB’nin 1990’da yıkılmasıyla ekonomik bir gelişme kaydedemeyen Belarus’ta halkın gelir seviyesi düşmüştü. Mevcut fabrika ve işletmeler, kapasiteleri altında çalışmaları nedeniyle kapatılıyor, işsizlik ve enflasyon giderek artıyordu. Ülkede isyan bayrağı kaldırılmıştı. Eski Yüksek Sovyet üyesi Aleksandr Lukaşenko, Sovyet sisteminin modernize edilerek yeniden uygulanacağını vadederek halktan destek istemiş ve 1994’te yeniden iktidara gelmişti.
Lukaşenko’nun AB icraatları[1]
*AB ile ortaklık ve işbirliği süreci askıya alındı,
*Bazı devlet firmalarına karşı ekonomik yaptırımlar uygulandı,
*ABD’nin Minsk Büyükelçisini sınır dışı etti,
*2002 yılında Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Rusya ve Tacikistan ile Kolektif Güvenlik Antlaşması Örgütü’ne üye oldu, Bu arada Batı’nın bazı çekici iyileştirmelerine kapıldı, ABD’li yetkilileri kabul ediyor, NATO ile yakınlaşma çabaları sergiliyordu. Rusya’nın hışmına uğradı.
* 2016 Belarus parlamento seçimlerinde Lukaşenko ve Komünist Partisi galip geldi. Ağustos 2020’de Cumhurbaşkanlığı seçimini Lukaşenko’nun kazandığı açıklanınca başlayan protesto gösterilerinde 35 binden fazla kişi tutuklandı. ABD ve AB, krizin ardından Belarus ekonomisinin kilit sektörlerini hedef alan çok sayıda yeni yaptırım uyguladı.
Lukaşenko’nun Rusya’ya yanaşması
Ülkenin batısında NATO üyesi ülkelerin bulunması AB ile Rusya arasında bazen nüfuz çatışması yaşanmasına neden oluyordu. 2020 yılında NATO bu bölgeye asker yığmaya başlayınca Lukaşenko Belarus ordusuna batı sınırında tatbikat emri vermiş, Putin de, Belarus’a askeri destek vermeye hazır olduklarını duyurmuştu.
Belarus Cumhurbaşkanı Lukaşenko, ülkesinin ve Rusya’nın güvenliğini sağlamak için Rus birliklerini kendi topraklarına davet etmeye hazır olduğunu belirtmişti.
Esasen bugün için dört bin civarında ABD askerinin Polonya topraklarında bulunması Rusya ve Belarus için rahatsız edici bir durumdur. Bu rahatsızlığın sebebi sadece NATO’nun bölgede asker bulundurması değil, AB’nin Belarus’u Rus kontrolünden kurtarmak ve nüfuz alanını genişletmek istemesidir.
Belarus, iki blok arasında sıkışmış kalmıştır. Belki Rusya’ya karşı isyan etmeyi düşünüyor da olabilir; ancak Lukaşenko gibi bir demir yumruğun ülkenin başında olması, Rusya’nın doğalgaz ve petrol sayesinde Üstün durumda olması, 2007 yılında Ukrayna ve Belarus’a gaz akışını kesmesi, 2008 yılında Gürcistan’a askeri müdahalede bulunması, 2014 yılında Ukrayna’nın Donbas bölgesindeki olaylar nedeniyle Kırım’ı ilhak etmesi ve Ukrayna üzerinde yıldırıcı baskılar yapması Belarus’u tedirgin etmektedir.
Bir süre daha bu çekişmeler AB ve Rusya arasında sürüp gidecektir.
[1] Prof. Dr. Giray Saynur Derman, “Belarus bağlamında AB-Rusya gerginliği”