İlkçağ’dan beri süregelen zahmetli iş
Sıcak denizlerde yetişen çok iri yumuşakçaların kabukları, önemli oranda sedef tabakaya sahiptir. Uzak Doğu’da, Güney Asya’da ve Kızıldeniz’de sedef süslemelere rastlansa bile ağaçla görücüye çıkması Selçuklularla başlamış, Osmanlılarla mutluluk dönemini yaşamıştır.
Mütevazı tezgâh
Sedef kakmacılıkta geometrik desenler, çiçek, yaprak gibi doğadan seçilen naturel desenler ile rumî, barok ve arabesk motiflerin ağırlık kazandığını görüyoruz. Günümüzde sedef, bağa ve fildişi kullanılarak yapılan süslemeler el emeği ve göz nuruyla küçücük mekânlarda ve gayet mütevazı tezgâhlarda yapılmaktadır.
İşlem safhaları
Figürün çizimi Çizimin kesilmesi Taşlama Parlatma İlk ve son hali
Sedef plaka üzerine önce figürün çizim yapılıyor. En zor ve dikkat isteyen işlem ikinci safhadaki kıl testereyle kesim işlemidir. Eğer sedef plaka kırılırsa bir daha kullanılamıyor. Biraz da uzun süren bu işlemden sonra sedef figür ortaya çıkıyor.
Figürün içine yerleştirileceği yüzey tutkallanıyor ve bir süre bekleniyor. Yüzeydeki pürüzlerin giderilmesi için figür taşlama çarkına tutuluyor. Ardından parlatma çarkından geçiriliyor. Son şeklini alınca yapıştırılarak taşla temizleniyor ve parlatılıyor.
Osmanlı sedef işçiliği, 17’nci ve 18’inci yüzyıllarda zirveye ulaşmıştır. Günümüzde doğum günlerinin, özel günlerin anlamlı takılarından olup sevgililerin boynunda süs oluşturan sedefli kolyenin öyküsü çok daha fazla alanlarda da görülebiliyor.
Kapı, pencere, dolap kanatları, kürsü, çekmece, Kur’an mahfazası, rahle, masa, koltuk, kanepe, sehpa, silah kabzası, nalın, körük, tütün tabakası, kahve takımı vb. gibi çok çeşitli gündelik objelerde de kullanılıyor.