SON DAKİKA
reklam
reklam

AUKUS Paktı NATO’da çatlama yaratır mı?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 28 Eylül 2021, Salı - 11:02   Okunma Sayısı:

Avustralya Başbakanı Scott Morrison, ABD Başkanı Joe Biden ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson, sanal ortamda yaptıkları toplantının ardından bir ortak bildiri yayımlayarak, "AUKUS" adlı yeni bir güvenlik ortaklığının başlatıldığını duyurmuşlardı.

 

İngiltere, Avrupa Birliği’nden çıktıktan sonra Asya-Pasifik’e daha fazla ilgi duymaya ve Uzak Doğu ticareti üzerinde söz sahibi olmaya ve pay kapmaya başlamıştı. Bu isteklerine Çin’in gem vurabileceğinden de endişe duyuyordu. Çıkarlarını koruyabilmek maksadıyla ABD ve Avustralya’yı ikna ederek yanına çekmeyi de başardı.

 

Bu ikna çabalarının başında Avustralya Kraliyet Donanmasının nükleer enerjili denizaltılar edinmesini sağlamak düşüncesi geliyordu. Avustralya’nın sahip olacağı nükleer enerjili denizaltıların, Hint-Pasifik’te istikrarı destekleyeceği ve anlaşmaya taraf olan ülkelerin ortak değerleri ile çıkarlarına katkı sunmak için kullanılacağı ve Çin’in büyüyen askeri varlığına karşı yapıldığı açıklanmıştı.

 

Fransa cephesi

 

Fransa’nın Washington Büyükelçiliği, 17 Eylül 2021 cuma akşamı Büyükelçi Philippe Etienne’in rezidansında düzenlenen ABD-Fransa dostluk galasının iptal edildiğini duyurmuştu.

Gala, ABD’nin bağımsızlık savaşında Fransız deniz kuvvetlerinin yardımıyla İngiltere’ye karşı kazandığı Chesapeake Körfezi’ndeki deniz muharebesinin (diğer adıyla Virginya Burnu) 240’ıncı yıl dönümünü kutlamak amacıyla düzenleniyordu.[1] Diğer etkinliklerin ise yapılacağı bildirilmişti.

Yeni ortaklık anlaşması, aynı zamanda, Avustralya hükümetinin Fransız firmasıyla 2016 yılında imzaladığı ve 12 denizaltı yapılmasını öngören toplam 90 milyar dolarlık Fransız tasarımlı denizaltı projesinin sonunu getirmişti.

 

Çin cephesi

 

Olaylar bu şekilde gelişirken Çin; ABD, İngiltere ve Avustralya’nın birlikte yaptıkları savunma anlaşması için “Büyük sorumsuzluk” diyerek tepki gösterdi. Asya Pasifik’teki yeni güvenlik ortaklığı AUKUS, dünya gündeminin ilk sırasına yerleşmiş oldu.

İngiltere ve ABD’li yetkililer, başlangıçta Avustralya için söyledikleri “Çin’in genişlemesini önlemeyi amaçladığı” açıklamasının aksine Çin’e de “Hareketin Pekin’e karşı koymayı amaçlamadığını” vurgulamak zorunda kalmışlardı.

Çin, geçen yıl kasım ayında 14 ülkeyle birlikte Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık (RCEP) adlı başka bir serbest ticaret anlaşmasına dahil olmuştu. Güney Kore, Japonya, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın da dahil olduğu anlaşmayla, dünyanın en büyük ticaret bloğu oluşturulmuştu.

 

ABD cephesi

 

*Savunma, strateji ve ulusal güvenlik direktörü Michael Shoebridge, “Nükleer bir denizaltının muazzam savunma yetenekleri ve dolayısıyla bölge için sonuçları var. Dünyada sadece altı ülkenin nükleer denizaltıları var. Bunlar, gerçekten güçlü bir caydırıcı yetenek” demesi,

*Tayvan’a yönelik tehditleri, Hong Kong’daki olayları ve Güney Çin Denizi’ndeki askeri tedbirlerin artmasının Çin’e karşı caydırıcılığın mantıklı görüldüğü ve bölge ülkelerine faydasının olacağı,

*Bölgedeki Japonya, Güney Kore, Tayland ve Filipinler’in yanı sıra Hindistan ve Vietnam ile de büyük yatırımlara girmiş olan ABD’nin kendi çıkarlarını korumasının zorunluluğu ABD’yi meşgul eden meselelerdendi.

*İngiltere ise, üç ülkenin yaptıkları savunma anlaşmasının nükleer denizaltılarda kullanılan teknolojinin paylaşılmasını da içerdiğini belirtmişti.

 

NATO üyesi Fransa’nın tepkisi

 

ABD ve İngiltere’nin Avustralya ile nükleer enerjili denizaltı teknolojisini paylaşacağını duyurması, AUKUS Anlaşmasının devreye girmesiyle Avustralya’nın 2016’dan beri Fransa ile yürüttüğü, maliyeti başta 43 milyar dolar olup daha sonra 90 milyar dolara ulaşan ve ülkede tartışmalara yol açan Taarruz Denizaltı Programı iptal olmuştu.

Fransa Dışişleri ve Savunma Bakanları Avustralya hükümetinin Fransa ile denizaltı programını durdurmasının ve ABD ile nükleer denizaltı inşa etme konusunda anlaşma kararının iş birliği ruhuna aykırı olduğunu açıklamışlardı.

Gelişmeler böyle sürüp gitse de, Macron, Doğu Akdeniz’de geçen yıl yaşanan gerginliklerin sona ermesinde yine geçtiğimiz yıl MED 7’nin Korsika toplantısında alınan kararların etkili olduğundan söz etmiş ve sert tavır göstermeyeceğinden söz etmiştir.

 

Çatlama olur mu?

 

Bu son tümce, konunun pek de karmaşık olmadığını göstermektedir. Hele de ABD ve İngiltere, meselenin içinde yer alıyorsa Fransa’nın karşı koymasının düşünülemeyeceği aşikârdır. Dolayısıyla Fransa, teslim edeceği denizaltıların parasını alamasa da ona satış yapacağı bir ülkeyi nasıl olsa bulurlar ve zararını telâfi ederler.

 

[1] Chesapeake Muharebesi veya diğer adıyla Virginya Burnu Muharebesi, 5 Eylül 1781 tarihinde gerçekleşmiş bir deniz muharebesidir. Amerikan Bağımsızlık Savaşı'nda önemli bir yer tutmaktadır. Fransız üstün geldiği muharebede, İngilizler Yorktown’daki garnizonunu destekleyemediler. Bu yüzden Lord Cornwallis, Yorktown Kuşatması'nda teslim olmak zorunda kaldı. Fransa bu muharebeye 24, İngiltere ise 19 gemi ile katılmış, Fransa 220 ölü ve yaralı vererek iki gemisini kaybetmiştir. İngiltere ise, 90 ölü, 246 yaralı vermiş, beş gemisi hasar görmüş, bir gemisi batırılmıştır.

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam