Cezayir Dışişleri Bakanı Ramtan Lamamra 24 Ağustos günü yaptığı basın toplantısında, ülkesinin Fas’ın düşmanca eylemlerini kınadığını ve Fas ile diplomatik ilişkileri kesme kararı aldıklarını açıklamış, Fas ise bu konuda henüz resmi bir açıklama yapmamıştı.
Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid, 23 Eylül günü yaptığı yazılı açıklamada, “Yüksek Güvenlik Konseyi, Fas'ın sivil ve askeri uçaklarına ve bu ülkenin tescil numarasını taşıyan uçaklara hava sahasının derhal kapatılması kararı aldı." ifadelerine yer vermiştir.
Nedir iki ülkeyi anlaşmazlığa iten sebepler?
Fas’ın, 1975 yılında İspanyol sömürgesi Batı Sahra’yı topraklarına katmasının ardından burada yaşayan kabileler, Fas’a karşı bir ayaklanma tertipleyebilmek için dışarıdan destek almaya başladılar. Ayaklanmayı yürütecek olan Polisario Cephesi, Fas yönetimi ile karşı karşıya geldi.
Polisario Cephesi, 1991’de yapılan ateşkes’e kadar silahlı mücadelesini yürütmüştü. Fas, Polisario Cephesi’nin vur-kaç taktiklerine karşı sınırında duvar örerek saldırıları önlemeye çalışıyor ve İran destekli Hizbullah’ın da Polisario Cephesine askeri destek verdiğini iddia ediyordu.
Fas’ın Cezayir tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan “El-Kabail İçin Bağımsızlık Hareketi” ve “Reşad” ile iş birliği içinde olduğunun “kanıtlı” olduğunu söyleyen Lamamra, iki “örgütün” ülkede çıkan orman yangınlarıyla bağlantılı olduğunu ileri sürmüştü.
Sınır kapılarının durumu
Rabat yönetimi de, Ağustos 1994’te Cezayir vatandaşlarından vize talep etmeye başlayınca Cezayir, Fas’ın bu adımına karşılık Eylül 1994’te iki ülke arasındaki sınır kapılarını kapatmıştı. Fas, Cezayir’i Batı Sahra bölgesindeki ayrılıkçı Polisario Cephesi’ni desteklemekle suçlamaktadır.
Fas, zaman zaman sınır kapılarının açılması çağrılarını yapmışsa da olumlu cevap alamamıştır. Cezayir Dışişleri Bakanlığı’ndan 2013’te yaptığı açıklamada kapıların açılması için aşağıdaki şartları öne sürmüştür:
- Fas sınırları içinde Cezayir aleyhine resmi ve gayriresmi karalama kampanyalarına
son verilmesi,
- Uyuşturucu kaçakçılığını engellemek için etkin iş birliği yapılması,
- Cezayir’in Batı Sahra konusundaki tutumuna saygı gösterilmesi ve uluslararası
kanunlara uygun şekilde çözüm üretilmesi...
Fas’ın safında yer tutanlar
- İsrail
Cezayir’in bölgedeki rolü ve özellikle de İran’la yakınlaşması, İsrail’i rahatsız etmiş ve İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid'in Fas’a ziyarette bulunmuştur. İsrail’in Afrika Birliği’ne gözlemci üye olarak katıldığını hatırlatan Lapid, bu duruma Fas dışında Afrika ve özellikle Mağrip ülkelerinin çoğunluğunun karşı çıktığını ifade etmiştir.
- Almanya
Afrika topraklarında Fransa ile gizli çekişme içinde olan Almanya, Afrika sahillerini yalayan Bahar rüzgârıyla hem sevinmiş hem de tedirgin olmuştur. Fransa yanlısı eski yönetimlerin işbaşından uzaklaşması ve yeni yönetimlerle geniş kaynaklara kavuşma beklentisi Almanya’nın sevincini körüklerken, eski rejimlerin geri dönmesi ve dinci hareketlerin demokrasiyi tehdit etme ihtimalinin belirmesi Almanya’nın tedirginliğine neden olmaktadır...
Durumu değerlendirmek, Afrika’daki gelişmeleri takip edebilmek ve başka devletlerin Kıta’ya olan ilgilerini tespit etmek amacıyla Alman istihbarat örgütü yoğun dinleme faaliyetlerine yönelmiştir. Gelişmeler doğrultusunda ilgisini Tunus, Fas ve Mısır üzerinde yoğunlaştıran Almanya, bu ülkelere eğitim, demokrasi, istihdam ve finans gibi konularda destek olmaya çalışmaktadır.
Almanya’nın Fas ile muhtelif alanlarda işbirliğini geliştirmek amacıyla “Rabat Bildirgesi”ni imzalamıştır. 2009 yılından bu yana Afrika çöllerinin güneş ve rüzgâr enerjisini elektriğe dönüştürüp Avrupa’ya nakletme düşüncesinin taşıyan Almanya, rüzgâr enerjisi üretiminde yüzde 14 payla Çin ve ABD’nin arkasından üçüncü sırada gelmekte; güneş enerjisinden elektrik üretiminde 2010 rakamlarına göre 17.300 megavatlık kapasitesiyle İspanya ve Japonya’nın önünde birinci sırada yer almaktadır. (Devam edecek)