SON DAKİKA
reklam
reklam

Benim kim olduğumu…

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 7 Ekim 2021, Perşembe - 10:40   Okunma Sayısı:

 

 

İnternetten izliyorum. Polis çakarlı araçları ve koyu renk camlı araçları çeviriyor. Çeviriyor da ne oluyor? Örneğin; Kaç araç çevrilmiş, kaçına ceza yazılmış veya işlem yapılmıştır? Araç boştur, sürücüsü çevrilince konuşmalar şu düzlemde olmuştur muhakkak:

 

*“Ben, …….. kurumunun genel başkanı/genel müdürünün şoförüyüm. Kendisini almaya gidiyorum.”

* “Şuradan geçen 100 aracı çevirseniz 30 tanesinde kara cam vardır” vb…

 

Yazık, bütün gün ayakta kalarak görev yapmaya çalışan, aracı çevirip sorgulayan görevliye yazık değil mi? “Ben milletvekiliyim, sen beni nasıl tanımazsın?” diyen muhatabına yine de saygısını bozmayan polise yazık değil mi? 

 

***                             ***                         ***

 

Metrodayız. Küçükyalı’dan binen kilolu hanım, kapının hemen dibindeki koltukların önünde durdu. Kapı tarafındaki genç çocuğa,

 

    ---Sen şu tarafa geçsene?

    ---Niye?

    ---Geç şuraya!

 

Genç yerinden kalktı ve kapı önünde beklemeye başladı. Hanım, “Niye kalktın, otursana!”

 

***                             ***                         ***

 

Eflatun, “Şölen”, (Sevgi Üstüne, Dostluk Üstüne)

Tiyatrolar, amfiler, bire bir anlatımlar, ikna yolları… (M.Ö. 427-M.Ö.347) 80 yaşında vefat etmiş olan Eflatun “Şölen” adlı eserinde önce sevgi, sonra da dostluk üzerine Lysis ile yaptığı söyleşi yer alıyor. Bunda da başarılı olduğu görülüyor.

Bu bilgeler günümüz de yok mu, yoksa sayıları çok mu az? Ailede, hastanede, okullarda, sokakta hiçbir meseleyi konuşarak çözemiyoruz. Elimizde Apaçi baltası ile önümüze gelene vuruyoruz. Dinlemek diye bir inceliğe sahip değiliz. Okullarımızın durumu ortada…

Türkiye, bu eğitim sistem ve dozuyla gelecek 15-20 yılda orta kademede yönetici bulamayacak. 

 

***                             ***                         ***

 

Bu konularda kitaplar ve belki de yüzlerce yazılar yazılmıştır, ama kime ne olmuş, kime hesap sorulmuş, hangi yayın durdurulmuş? Az gelişmiş ülkeler, kendilerini Avrupa’yı, Amerika’yı etle sütle besleyen işgal edilmiş toprakların mazlumları olarak görmek istemezler.

Yine bu ülkeler, eski teknoloji ürünlerinin hurdalığı olarak görüldüklerini, ana dillerini kaybetmiş fakat karanlıkta arayan, adalet kavramını su içip göğe bakan tavuk gibi gökyüzünde bulacağını sanan zavallılar olduklarını unuturlar.

 

***                             ***                         ***

 

Güzel sözler

Tabağına,

Yiyebileceğin kadar yemek;

Hayatına,

Sevebileceğin kadar insan al.

Fazla yemek karnını,

Fazla insan başını ağrıtır!

 

***                             ***                         ***

Bir güzel söz de Fuzuli’den

 

“Çerh berhem zenem er cüz be-murâdem gerded
Men ne ânem ki zebûnî keşem ez çerh-i felek”

 

Felek benim irademin haricinde bir hareket yaparsa onu birbirine katarım. Ben felek çarhına mağlup olacak insan değilim.

 

***                             ***                         ***

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam