SON DAKİKA
reklam
reklam

Afrika’daki Portekiz sömürgeleri-II (Angola)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 28 Ekim 2021, Perşembe - 00:54   Okunma Sayısı:

 

 

Dünkü yazıda 15 ve 16 ve 19’uncu yüzyıllarda Afrika’da sömürgeci faaliyetlere kısaca değinmiştim. Bugün ise Afrika anakarasında bulunan Angola ile ilgili yazacağım. Bugün Türkiye bu ülkeye neden yakınlaşma ihtiyacı hissediyor? Bu yakınlaşma doğru mudur?

Angola

 

Afrika’nın güneybatısında, yüzölçümü neredeyse Türkiye’nin iki katına yakın (1.247.000 km2), nüfusu 33 milyon kadardır. Ülkenin resmi dili Portekizce’dir.

Afrika’da sömürge kazanmak amacıyla 1890’lı yıllarda pasifleştirme siyasetiyle başlatılan faaliyetler sonucunda Portekizliler, Angola’da siyasi, askeri ve dini faktörlere dayanan sayısız resmi yönetim biçimlerini yürürlüğe koymuşlardır.

 

Bu kontrol biçimleri yerel toplumlarla farklı biçimde ilişki kurmuş ve onları etkilemiştir. Zorlayıcı emek ve vergi kesintileri, ırk ayrımcılığı, otoriter siyaset ve ekonomik sömürü, Afrika’daki Portekiz sömürgeciliğinin temel mirası olarak kalmıştır. 

 

1960’lardan itibaren gelişen bağımsızlık fikirleri 1975 yılında bağımsızlık savaşlarına yol açmıştır. Portekizler Kasım 1975’te kesin olarak geri çekildiklerinde ülkede iç savaş devam etmekteydi. Bu iç savaşta sol örgüt olarak bilinen MLPA, Kübalı askerler, Sovyet teknisyenleri ve Sovyet silahlarıyla destekleniyordu. MPLA, başkenti ve limanı elinde bulunduruyordu. MPLA sonunda yönetimde tek söz oldu. 11 Kasım 1975’te Angola bağımsızlığına kavuşmuştur.

 

Angola’nın zenginlikleri

Topraklarında oldukça zengin yer altı kaynaklarını bulunan Angola, dünyanın en fazla ikinci ham petrol üreticisidir. Ülkenin ihraç ürünleri arasında ilk sırayı alan petrolün, ülke ihracatında %85’lik payı vardır.

 

Dünyanın en fazla elmas üreten beşinci ülkesinden biridir yine Angola… Dünyanın dördüncü büyük kahve üreticisi ülkeleri arasında yer alır. Angola bu potansiyeliyle uluslararası finans sektörü için cazibe merkezidir.

 

Angola Ekonomisi

 

Ülke ekonomisi 2000’li yılların başından bu yana hızla gelişme göstermektedir. Dünya petrol fiyatlarının artması sebebiyle Angola ekonomisi 2004 ile 2007 yılları arasında yıllık %15’lik bir büyüme yakalarken 2008 yılında çıkan ekonomik kriz Angola ekonomisinde bir daralmaya sebep olmuştur.

 

Enflasyon kendisini göstermeye başlamıştır. Başkent Luanda son dünyanın en pahalı beş şehrinden birisidir. Buna rağmen Angola ekonomisinde ise istikrar sürmektedir. Angola yıllık ithalatı 25 milyar dolar gibi rakama tekabül ederken Türkiye ve Angola arasında bulunan ticari ilişki her geçen gün büyümektedir. Öyle ki Türkiye Ekonomi Bakanlığı 2013 yılında Angola’yı hedef ülke olarak belirlemiştir.

 

Angola ticaretinde önemli yer tutan Türkiye kökenli firmalar ise ülkeye inşaat malzemeleri, gıda, tekstil, otomotiv yan sanayi, makine ve tarım aletleri ihraç etmektedir.

Sonuç

Avrupa sömürgeciliği tarihindeki en büyük çelişkilerden biri, Portekiz devletinin Afrika'da ilk sömürge imparatorluklarından birini kurmasına rağmen daha sonra diğer birçok Avrupa ulusunun kendilerini kaybedip kıtayı yağmalamaya başlamasından sonra hâkimiyeti diğer emperyalist Batı devletlerine bırakmış olmasıdır.

 

Portekizliler Afrika'nın ilk sömürgecileri olsalar da sömürgecilikteki eski güçlerini diğer emperyalist Batı devletlerine kaptırdılar. Buna rağmen Afrika'da Portekiz sömürgesi ülkelerin ekonomik refah seviyesi en kötü olanların arasında sayılır. Bu hakikat dahi yalnız başına Portekiz'in Afrika'daki emperyalist mirasını ortaya koymaya yeter. 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam