SON DAKİKA
reklam
reklam

Değirmen

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 2 Kasım 2021, Salı - 00:48   Okunma Sayısı:

    Değirmen sözcüğü, TDK’ye göre şu anlama gelmektedir: İçinde öğütme işi yapılan yer ya da kahve, buğday, nohut vb. taneleri öğüten araç veya alet… Yani şöyle de söyleyebiliriz: Değirmen tahıl tanelerini öğütmeye yarayan bir alettir. İnsanlar en ilkel çağlardan itibaren tahıl tanelerini ufalayıp öğütmeye ihtiyaç duymuş ve türlü usullerle bunu başarmışlardır.

    İlk değirmenler bir bakıma bu günkü havanlara benziyordu. İçi oyuk bir taşın içine konan tahıl tanelerine başka bir taşla vurmak suretiyle eziliyordu. Daha sonra öğütme usulü gelişti, tahıllar düz satıhla iki taş arasında öğütülmeye başlandı.

    Değirmen taşlarını çevirmek için insan gücü yetmediğinden zamanla bu işte su ve rüzgâr –bazı yerlerde hayvan- gücünden faydalanılmıştır. Değirmenin yel değirmeni, el değirmeni ve su değirmeni gibi çeşitleri vardır.

 

Değirmenin tabloya girmesi

    Jacob Ruysdael (1629-1682) 17’nci yüzyılın büyük peyzaj sanatçısıdır. Belki de yaptığı “Yel değirmeni” adlı tablosuyla bu türün öncülerinden sayılabilir Eseri, arı bir doğanın şiirleştirilmiş görüntüsüdür.

    Kıyıları hafifçe yalayan dalgalar, ufka kadar yayılan geniş ova, bir an durmuş kanatlarıyla silüeti hafif, yumuşak bir ufukla aydınlanmış değirmen bu tabloya yalın, fakat gizemli bir görünüm vermektedir.

 

Yel değirmeni ve su değirmeni

    Yel değirmenleri, sahilde, tepelerde veya rüzgârı bol alanlarda yapılmış ve kullanılmıştır. Su değirmenleri ise genellikle dere, bir çayın kolu, küçük şelâle veya debisi düşük hızda akan geniş nehirlerin kıyılarında tesis edilmiştir. Bu tip nehirlerde ve Boğaz’da yandan çarklı vapur değirmenlerinden de istifade edilmiştir.

    Konumuz Beykoz olduğuna göre şimdi biraz daha ayrıntıya girebiliriz: Bu ayrıntıda değirmenin çalışma tekniğinden ziyade yazışmalara yer verilmiştir. Beykoz’un tarihinde su değirmenlerinin geniş bir yeri ve önemi vardır. Osmanlı arşiv kayıtlarına konuyla ilgili açıklamalar çıkarılmıştır:

 

Beykoz değirmenleri

• Beykoz’daki Değirmen Ocağı Acemi Oğlanları neferatının kışlık çuka elbise bedelinin

verilmesi hakkında Fırıncıbaşı el-Hac Yusuf’un istidası.

• İstanbul’da bir Kâğıthane inşası için irade-i seniye alınmış. Bunun için iptida (başlangıç) çarhı çevirmeye su ve havası kâfi bir mahal bulunması için muhtelif mahallerde mükerreren yapılmış ve nihayet Beykoz’da değirmen Ocağı mahalli münasip görülmüştür.

Müteaddit menbalardan alınan suyun bu mahalle gelinceye kadar mecranın muhtelif mahallerinde muayene icrasından sonra tathirat yapılması uygun bulunmuş. Baruthane ustabaşısı Arakil ile suyolcuların tayini badehu (bundan sonra da) hendese ve mikyasla kâğıthanenin resm-i mücessemi ve keşifnamenin hazırlanması istenmiştir. 

• Kâğıt imali için İrad-ı Cedid tarafından nezaret ve iktiza eden masarıfı tedricen ita

edilmek üzere Kâğıthane binası irade-i seniye muktezasından olmakla ve buna muvafık olunduğu ve sair devletlerden gelen kâğıtlara da tasavvur olunduğu veçhile muayyen bir fiyat konulduğu takdirde külliyetli ticaret hasıl olacağı ledelarz icabının icrasına ferman sadır olduğu.

• Has fırında pişirilen ekmeklerin ununu öğütmeye mahsus ve Beykoz’da kurulmuş olan Beylik değirmenin ve teferruatının tamiri için keşif yapılması.

• İstinye karyesinin Kadim Kalafat Mahallesi’nden başka orada münhedim değirmen arsasının da kalafat yeri ittihazına engel olunup umum için Beykoz ve Büyükdere’de bir kalafat yeri ittihaz edilmesi talimatı verilmiştir.

• Beykoz-Akbaba’da Hanife Hanım’ın mutasarrıf olduğu değirmene cari suyun o civarda yapılan kâğıt fabrikasına zam ve ilhakı için değirmen ve su bedelinin Hanife Hanım tarafından tamamen alındığı.

• Bez, çuka ve fes fabrikalarıyla Unkapanı değirmeni, Beykoz’daki Debbağhane ve elbise

ambarında işlerin durduğu belirtilerek sebepleri sorulmuş. 

Arşiv araştırmalarında;

    *Beykoz ile ilgili araştırmalarda su değirmenlerinin fazla olduğu görülmektedir.

    *Değirmen sahibinin ölümüyle değirmen el değiştirmiştir.

    *Değirmenlerden zaman zaman un çalınmış ve satılmıştır.

    *Kuvvetli gelen suyla buğdayın bir kısmı sürüklenip suya kapılmıştır.

    *Değirmenin suyunu çevirme, azaltma veya kesme olayları için örnekler mevcuttur:

Değirmenler konusunda verilmiş hükümlerden

1. Üsküdar kadısına hüküm: “Müteveffa Mustafa Paşa imareti evkafından Karıklı mevkiindeki değirmenlerin altında bazı yeniçerilerle sipahilerin hilâf-ı emir yaptıkları, bostanlara su almak için değirmenlerin bendlerini tahrip ederek vakfı izrar ettikleri” şikâyet edilmiş.

2. Bu arada miri (devlete ait) değirmenlere zarar veren veya suyunu kısan kişilere verdiği zarar ödettirilmiştir. 

3. Araba üzerinde işleyebilen değirmen icat eden Niksak kazası Bahador karyesinden Ömer Kâmil Ağa’ya mükâfaten maaş tahsis edilmesi bildirilmiştir. Değirmen nakliyatına mahsus İngiliz mavnalarından vergi alınmaması isteği uygun görülmemiştir.

4. Farklı bir olay da “Paşabahçe limanındaki Pertevniyal Valide Sultan evkafına ait un değirmeni için getirilen alet ve edevattan gümrük resminin muaf tutulamayacağı” şeklindedir.

 

Değirmenle ilgili özlü sözler

Yedi değirmende bir avuç unu yoktur. (Çok yoksul olmayı anlatır)

Değirmen iki daştan, muhabbet iki baştan.

Değirmende unum yok, değirmenciyle hisabım çok. (İlgisi bulunmayan meselelerde sorumlu tutulmayı anlatır.)

Değirmenin suyu nereden geliyor?

 

Değirmenle ilgili şarkı sözleri

 

Şarkı adı: Değirmene un yolladım

 

Değirmene un yolladım

Nişanlımı dün yolladım

Ben yâd ele ün yolladım

Mehmet gitti askere, alır gelir teskere

 

Açık sana yol Mehmet’im

Aman çavuş ol Mehmet’im

Gel gönlüme dol Mehmet’im

Mehmet gitti askere, alır gelir teskere

Şarkı adı: Değirmene un yolladım

    Değirmenler bizde böyle kullanılıyor, böyle güzel şarkılara konu ediliyor. Peki, başka ülkelerde değişik bir amaçlarla mı inşa ediliyor derseniz, örneğin; Hollanda için değirmenler çok önemlidir ve bu ülkede çok sayıda değirmen vardır.

    Bunlar sadece ülkeye güzellik kattıkları için korunan yapılar değildir. Bilindiği gibi Hollanda topraklarının büyük bir kısmı su seviyesinin altındadır. Ülke her an suların altında kalma tehlikesi ile karşı karşıya olduğu için yel değirmenlerinin işlevi bu noktada öne çıkıyor.

    Değirmenler, hem su seviyesinin altındaki yerlerden suyun dışarı pompalanmasında kullanılıyor hem de göletlerin kurutulup verimli tarlalara çevrilmesine yardımcı oluyor. Yani, ülkenin suya karşı savaşında, kullandığı en güzel silahtır yel değirmenleri…

Kaynaklar: Başbakanlık Osmanlı Arşivi

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam