SON DAKİKA
reklam
reklam

II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 3 Kasım 2021, Çarşamba - 01:20   Okunma Sayısı:

 

 

Emperyalist ülkeler, dünyanın kaynaklarını sürekli olarak takip ederler. Giderek tükenmekte olan gıda, su, petrol, gaz, yer altı madenleri vb kaynakları kendi egemenlikleri altına almayı düşünür ve planlar yaparlar.

 

II.Dünya Savaşı’na doğru

 

Bu amacın ilk ayağı I. Dünya Savaşı ile gerçekleştirildi. Osmanlı Devleti Romanya, Kafkasya ve Musul petrol yataklarından uzaklaştırıldı. II. Dünya Savaşı’nın ayak sesleri duyulmaya başladı. 1929 Dünya Ekonomik Bunalımı devletlerarası sürtüşmelere yol açtı.

I.Dünya Savaşı’nın galip devletleri emperyalist çıkarları doğrultusunda yeni sınırlar çizmeye kalktılar. İtalya’da Faşizm, Almanya’da Nazizm gibi aşırı milliyetçi akımlar ortaya çıktı. Militarist eğilimlerle birlikte ırkçı ve saldırgan düşünceler de artmaya başladı.

23 Ağustos 1939’da Hitler ve Stalin arasında yapılan Alman-Sovyet saldırmazlık anlaşmasından bir hafta sonra 1 Eylül 1939’da Almanya Polonya’yı işgal ve Danzig’i ilhak etmişti. Sovyet orduları 17 Eylül’de Polonya sınırını aşarak işgale başladılar.

Doğu sınırını güvenlik altına alan Almanya batıya yönelmiş, Danimarka, Norveç, Hollanda, Belçika ve Lüksemburg’u işgal etmiştir… 1941 yılına gelindiğinde Almanya, Avrupa’nın büyük kısmına, Balkanlara, Doğu Akdeniz’e ve Ege Denizi’ne egemen olmuştu. Nazi orduları, 6 Nisan’da başlattıkları saldırılarla üç hafta içinde Yunanistan’ı istilâ etmişti.  Kafkaslara uzanmak istedi, başaramadı. Romanya ve Kafkasya petrol yatakları başka güçlerin eline geçti.

 

Türkiye’nin aldığı tedbirler

 

İsmet İnönü, 1938-1950 arasında Cumhurbaşkanı olarak görev yapmıştır. II. Dünya Savaşı’na giden yolda tüm gelişmeleri an be an izlemiş ve tedbirler alınmasını sağlamıştır. Daha 1940 yılında Genelkurmay Başkanlığı “Askerliğe Hazırlık Dersleri Hakkında Talimatname” hazırlamıştır. Talimatnamenin hazırlanması amacı “Memleket gençliğinin yurt müdafaası için harbe hazırlanması” olarak vurgulanmıştır.

1939-1941 yılları arasında bir milyonun üzerinde yükümlü silahaltına alınmıştı. Bazı bölgelerde yaş haddini aşmış yedek subaylar haber alma teşkilatında görevlendirilmiştir. Halkın önemli tüketim maddesi olan ekmeğe 1939-1940 arasında %10-15 oranında zam yapılırken, bu artışlar 1941-1943 arasında %200-300’ü bulmuştur. Tabii ki, fiyat artışları sadece ekmekle sınırlı kalmamış, diğer tüketim maddelerine de yansımıştır.

1941 yılında Türk ordusunun asker sayısı 1,3 milyona ulaşmıştı. 1943 ortalarında ise, 1939’daki asker sayısının iki katına çıkmıştı.

 

Tedbirler Manzumesi

İçinde bulunduğumuz kasım ayı kritiktir. 23 Kasım 1940 gününden itibaren genel siyasi durum gerekçesiyle bir ay süreli olarak İstanbul, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale ve Kocaeli sınırları içinde sıkıyönetim ilan edilmiştir. Bu süre değişik tarihlerde uzatılarak II. Dünya Savaşı’nın sonuna kadar bu altı vilayette devam ettirilmiştir.

Sıkıyönetim, gerek duyulacak durumlarda her türlü cemiyet, kulüp binaları ve haberleşme araçlarına el koyabildiği gibi kapatma yetkisine de sahipti.

Savaş süresince askere alım halinde bazı çalışanların yükümlülükleri tecil edilmiştir. Bu kapsamda,

  • Türk Okutma Kurumunun Başkâtip ve Tahakkuk Şefliğinde görev yapanlar,
  • Etibank tarafından Zonguldak Çatalağzı’nda kurulan şantiyede görev yapan memurlar,
  • Kömür havzaları ve askeri fabrikalarda görev yapan 13 yedek subay,
  • Devlet Demiryolları ve Liman İşletmelerinde görev yapan yedek subay adayları,
  • Adliye Bakanlığının teklifiyle2901 memur,
  • Adana Elektrik Şirketinde görev yapan memur ve hademeler, yükümlülükten muaf

tutulmuşlardır.

 

Milli Müdafaa Mükellefiyet Kanunu

 

İkinci Dünya Savaşı’nda Türkiye’nin hazırlık sürecini düzenleyen önemli kanunların başında 07.06.1939 tarih ve 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyet Kanunu gelmektedir, 12 bölümden oluşur. Hizmet yükümlülüğü 15 yaşından küçükleri, 65 yaşından büyükleri, malulleri, bakıma muhtaç çocuğu olanları ve hamile kadınları kapsamamıştır.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam