SON DAKİKA
reklam
reklam

Nasıl yani?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 4 Kasım 2021, Perşembe - 10:32   Okunma Sayısı:

 

Nazım Hikmet’ten

 

“Geriye Kalan” isimli kitabının ön sözünde Aziz Nesin,

“Bir gün bir sinir hastalıkları uzmanına bir hasta gelir. Doktor der, hastayım, hayattan zevk alamıyorum. Aç insanlar aklıma geliyor, yemek yiyemiyorum. Çıplaklar hatırıma geliyor, onlarla birlikte üşüyorum.

 

Her cinayette kendimi suçlu buluyorum. Her katil bıçağının kabzasını sanki benim ellerim tutmuştur. Her atılan kurşun benim kalbime saplanıyor. Bütün bu toplumun suçları benim omuzlarıma yüklenmiş. Artık gülmeyi unuttum” der.

 

Doktor, hastasını omzundan tutar, pencerenin önüne getirir, perdeyi aralar, parmağıyla karşı duvardaki afişi gösterir ve,

 

    ---Bu afişte, bir sirk palyaçosunun reklamı vardır azizim”, der. “Şu palyaçoyu görüyor musun? Tavsiye ederim, her gece bu palyaçonun gösterilerine git. Bütün kederini, elemini, derdini unutursun. Gülmeyi, kahkahayı öğrenirsin. Hayattan yeniden zevk almaya başlarsın.”

Hasta başını öne eğer ve;

    ---Doktor, o palyaço benim...” der.

 

***                                 ***                             ***

Âşık Feryadî’den

 

Meşinden yaptırdım ama giymedim

Hele eskimesin diye kıymadım

Ne zamanlar kestiğini duymadım

Delik deşik etmiş mesim fareler

 

Rüşvetle kediden almışlar izin

Kimseler çekemez cilvesin nazın

Kazanılmış mala dikmişler gözün

Bizim üstümüze kesim fareler (Pürlü-Özen, 1996: 171; Çıblak, 2008: 96).

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam