Nazım Hikmet’ten
“Geriye Kalan” isimli kitabının ön sözünde Aziz Nesin,
“Bir gün bir sinir hastalıkları uzmanına bir hasta gelir. Doktor der, hastayım, hayattan zevk alamıyorum. Aç insanlar aklıma geliyor, yemek yiyemiyorum. Çıplaklar hatırıma geliyor, onlarla birlikte üşüyorum.
Her cinayette kendimi suçlu buluyorum. Her katil bıçağının kabzasını sanki benim ellerim tutmuştur. Her atılan kurşun benim kalbime saplanıyor. Bütün bu toplumun suçları benim omuzlarıma yüklenmiş. Artık gülmeyi unuttum” der.
Doktor, hastasını omzundan tutar, pencerenin önüne getirir, perdeyi aralar, parmağıyla karşı duvardaki afişi gösterir ve,
---Bu afişte, bir sirk palyaçosunun reklamı vardır azizim”, der. “Şu palyaçoyu görüyor musun? Tavsiye ederim, her gece bu palyaçonun gösterilerine git. Bütün kederini, elemini, derdini unutursun. Gülmeyi, kahkahayı öğrenirsin. Hayattan yeniden zevk almaya başlarsın.”
Hasta başını öne eğer ve;
---Doktor, o palyaço benim...” der.
*** *** ***
Âşık Feryadî’den
Meşinden yaptırdım ama giymedim
Hele eskimesin diye kıymadım
Ne zamanlar kestiğini duymadım
Delik deşik etmiş mesim fareler
Rüşvetle kediden almışlar izin
Kimseler çekemez cilvesin nazın
Kazanılmış mala dikmişler gözün
Bizim üstümüze kesim fareler (Pürlü-Özen, 1996: 171; Çıblak, 2008: 96).