SON DAKİKA
reklam
reklam

Karadeniz ısınıyor

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 30 Kasım 2021, Salı - 10:59   Okunma Sayısı:

 

Global denge merkezi Asya-Pasifik merkezine kayma eğilimi göstermektedir. ABD bu dengeyi elde tutabilmek için gözlerini Karadeniz’e dikmiştir. ABD’nin NATO’nun üye ülkeleri olan Türkiye, Bulgaristan, Romanya ile Batı dünyasına iltica etmek isteyen Ukrayna ve Gürcistan’ın sıkı dostluk ve işbirliğine ihtiyacı olduğu netleşmiştir.

 

Ana hedef

ABD ancak bu sayede Karadeniz jeopolitiğinde ana hedef durumundaki Rusya’yı baskı altında tutarak kuşatabileceğine inanmaktadır. ABD bu amacını gerçekleştirmek için;

 

  1. Orta Doğu’daki askeri varlığını giderek azaltmakta
  2. Türkiye’nin başat bir rol oynamasını istemekte,
  3. Karadeniz ülkelerinin de katılımıyla ortak bir deniz üssü inşa etmek istemekte,
  4. Boğazlardan Karadeniz’e geçecek harp gemilerinin Montrö Antlaşması gibi bir engelle

karşılaşabileceği kaygısıyla Montrö’nün yumuşatılmasını istemektedir.

 

Sıkıntılı dönem

Türkiye’nin başını ağrıtacak sıkıntı bu noktada başlayacağından Türkiye şimdiye kadar mesafeli durmayı tercih etmiştir. “Kumsala vuran yaralı ahtapot” diye tanımlayabileceğim SSCB iyileşmiş ve büyük bir özlemle eski yaşam alanlarına dönmeyi arzulamıştır.

 

Rusya’nın eski yandaşları Kırım, Gürcistan ve Ukrayna eski statülerine dönmemek için büyük bir çırpınış içine girmişler, 2008 Bükreş zirvesinde NATO’ya üye olmak istediklerini beyan etmişlerdir. Her iki ülkeye de üyelik sözü verilmiştir.

 

Bu kararın açıklanmış olması Rusya’nın çıldırmasına yetmiştir. Gürcistan’a şiddetli hava taarruzları düzenleyerek ağır bedel ödetmiş, Kırım’ı ilhak etmiştir.

 

Şimdilerde Ukrayna’nın Rusya ile başı derttedir. Batı dünyası, Ukrayna’yı Rusya’ya kaptırmamak istemektedir. Ukrayna bir enerji havzasının üzerinde Rusya ile Avrupa arasında tampon oluşturan, Karadeniz’e çıkışı olan bir ülkedir. Belki de ABD’nin en kaygı duyduğu konu budur.

 

Siyasi gelişmeler

Türkiye’nin önemi de burada ortaya çıkmaktadır. SSCB döneminde Karadeniz’de NATO’un uç noktasındaki güçlü müttefiki olan Türkiye, bugünkü Rusya için yine tehdit yine engeldir. Bu hassasiyetin bilincinde olan ABD, Türkiye’ye yeniden ilgi göstermeye başlamıştır. 2019 yalında 30 NATO ülkesinin Londra’da yapılan liderler zirvesinde Rusya, Batı dünyasının düşmanı ilan edilmiştir.

 

Türkiye’nin S 400 alımı, bu füzelerin ortak yapımı, Mersin-Akkuyu Nükleer Tesislerinin yapımı ve Rusya ile Türkiye ilişkilerinin giderek artış kaydetmesi ABD’nin dikkatlerinden kaçmamaktadır.

 

ABD, NATO’nun vefalı bir müttefiki olduğunu vurgulamak için ortak tatbikat, işbirliği ve anlaşmalar yapmak suretiyle Türkiye’nin pek de Rusya’nın yanında olmadığı imajını yaratmaya çalışmaktadır.

 

 

Sonuç

 

Her ne kadar Karadeniz stratejisi AB, Asya-Pasifik, Ukrayna’nın gözetilmesi, NATO dayanışması gibi görünürse de esasta Amerikan ulusal çıkarlarına hizmet ettiği gerçeğini göz aradı etmemeliyiz.

 

100’üncü yalına ulaşmakta olduğumuz Lozan Antlaşması ve buna bağlı olarak Montrö Boğazlar Sözleşmesi hakkında yapılan spekülasyonlar boşuna değildir. Belirli mihraklar tarafından yürütülen bu propaganda çalışmalarının en azından 2023 veya 2036 yılına kadar devam ettirileceği ihtimal dahilindedir.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam