SON DAKİKA
reklam
reklam

Tespitler

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 15 Ağustos 2017, Salı - 10:00   Okunma Sayısı:

Uluslararası bir havaalanı… Uçaktan iniyorsunuz, salondan çıktığınız anda kendinizi bıçaklı yumruklu büyük bir kavganın içinde buluyorsunuz. Ortalık bağırış çağırış içinde, müşteri kapma hırsıyla birbirlerine giren iki firmanın adamları bıçaklarını çekiyor… 
Sonuç. 5 yaralı… Her iki firmanın da bir sürü belgesinin eksik olduğu söyleniyor. Peki, o zaman bu firmaların araçları havaalanı sahasına nasıl girebiliyor?
Asker uğurlamaları can sıkmaya başladı. Şehrin en merkezi yerlerinde yapılan uğurlama coşkunlukları taşkınlığa dönüştü. Bu konuda daha önce de birkaç yazı yazmıştım. Kutsal vatan hizmetine gidenlerin arkasından milletin duaları da gider. Bu şekilde taşkın uğurlamalar olursa duaların yerini beddualar, tepkiler ve sızlanmalar alır.
Sonunda şikâyetler ilgili birimlere ulaşınca devlet vatandaşının can güvenliğini, trafik emniyetini ve düzeni sağlamak amacıyla tedbir almak zorunda kalmıştır.  
Kamp kurma ve dağcılık yapmak isteyen gençlerimizle ilgili olarak gazetemizde birkaç kez yazı yazmıştım. Son olarak Bursa’da bir gencimizin tek başına Uludağ’ın üst taraflarına çıkıp Bursa’yı seyretmek hayalinin de kötü sonuçlandığını gördük.
Orası bir dağdır. En azından ayı veya kurt gibi yırtıcı hayvanla karşılaşma tehlikesi mevcuttur.
Türkiye’nin ABD’den uzaklaştığı ve ABD’nin Türkiye’de istihbarat operasyonu yapacağı duyum ve haberleri basında yer almaya başladı. Bu iki şekilde olabilir:
1.ABD, bu faaliyeti haberi yokmuş da bir şekilde basına sızmış gibi bilerek yapabilir,
2.Gizlemeye gerek duymaz, ciddî bir niyetle uygular.
İlk durum, istihbarat operasyonu düzenlenecek ülkede korku ve panik yaratmayı amaçlar ve ABD’nin bazı isteklerine boyun eğdirmeyi ya da yapılmamasını istediği hususlardan uzaklaşmasına neden olabilir. 
Ülke içinde panik, güvensizlik ve korku yaratır. Şuyuu vukuundan beterdir yani ağza alınması bile gerçekleşmesinden tehlikelidir.
İkinci durum eylemli ve çok yönlüdür. Kısa zamanda sonuç almaya yöneliktir. Vatandaşlar arasında çatışma yaratacak, bölgesel yaraları, tarihte kalmış olayları kaşıyacak, devlet görevlilerini küçük düşürecek niteliktedir. 
Azınlıkları kışkırtabilir, terörü giderek artan şekilde destekleyebilirler. Kredi kuruluşları vasıtasıyla para birimini köşeye sıkıştırmaya çalışırlar.
Cumhuriyet Arşivi kayıtlarında gözüme çarpan bir hususu ilginç buldum. Burada zikretmek ve sizlerle paylaşmak istiyorum.
14 Eylül 1950 tarih ve 123-71-9 kayıt numaralı belgede, “Pathe News, Warners Brothers ve Paramount Aktualite haber filmleri merkezi muhabirlerinin çektikleri Zafer Bayramı resmî geçidine ait filmlerin banyo yapılmak üzere yurt dışına çıkarılmasına izin verilmesi…”açıklaması vardır.
Acaba bu filmler şimdiye kadar izlediğimiz görüntüleri mi içeriyor, yoksa daha farklı bir boyutu mu var?
Yine Cumhuriyet Arşivi kayıtlarında, 20 Aralık 1925 tarih ve 16-79-16 kayıt numarasında “Kurtuluş Savaşı sırasında Avranya-Samsun vapurunu Yunanlardan elde edenlerin vârislerine 
Deniz Ganimetleri Kanunu gereğince verilecek hisselerin sahipleri ve miktarları” denmektedir.
Bu vapurun safahatı hakkında bir araştırma var mıdır? Vârislerine hisselerini sormayalım ama emtia cinsleri nelerdir acaba? 
28 Mayıs 1925 tarih ve 15-82-1 kayıt numarasında ise, “Türk Tayyare Cemiyeti’nin yazışmalarıyla Cemiyet’in İtalyan sanatçıya sipariş ettiği Atatürk büstleri ve resimleri” ibaresi vardır.
Bu büstler ve resimler nerededir?  Bir açıklaması var mıdır?

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam