Eski kültürün yadigârı
Utanıyorum sana bakmaya
Sorarsın diye olmayan suyunu,
Akmayan musluğunu.
Ben de duymak istemem
Susuz musluğun ıslığını
Nerede su taşıyan eşekli sakalar
Erzak nakleden mavnalar, takalar
Bacaları iple aşağıya çekilerek.
köprü altından geçen çatanalar
Yandan çarklı Suhulet ve Sahilbendler
İstim saçan Sirkeci’deki trenler
(Cengiz Baysu)
***. ***
Burnundan fitil fitil gelmek
Nankörlük, haramzadelik ve ihanet hallerinde beddua manasında söylediğimiz fitil kelimesinin eskiden kullanılan dört anlamı vardır:
*Lamba fitili
*Ovalamakta deriden çıkarılan yuvarlak kir
*Yaraya konulan pamuk
*Örgü
Bu anlamların hiçbiri yukarıdaki deyime tam uygun gözükmüyor. En sondaki örgü anlamı biraz eski işkence tarzlarını hatırlatıyor (Yer yer düğüm atılmış olan bir yumak ipliğin üçünü suçlunun burnundan ağzına sarkıtıp bir ileri bir geri sararak işkence yapıldığını Evliya Çelebi yazar).
Dolayısıyla bir beddua için elverişli görünüyorsa da deyimde geçen fitil kelimesi bir ağırlık ölçüsü birimi olarak bambaşka bir anlam taşır. Dirhemin dörtte birine "denk", dengin dörtte birine "kırat", kıratın dörtte birine de fitil denir.
Bu durumda fitil, dirhemin kesirlerinden biri olarak muhtemelen bir damla kan ağırlığında olmalıdır ki, Hakkı yenilen kişinin Hakkı, eylediği beddua gereği zalimin burnundan damla damla (fitil fitil) gelebilsin. S:46-47
Rahmet okutmak
Bu deyim aşağı yukarı "Gelen gideni aratır" atalar sözünün karşılığıdır. Kötülükte sonra gelenin, önce geleni bastırmış olması halinde "Rahmet okuttu" deriz. Mehmet Akif,
Ağzı meyhaneye rahmet okuturken hele bak
Bana gelmiş de şeriatçı kesilmiş avanak… diye yakınırken deyimi pek güzel kullanmış. Türkçede bu deyimin Nasıl türetildiğini dair şöyle bir hikâye mevcuttur.
Hırsızın babası
Hırsızın biri hastalanmış, ölüm döşeğinde dualar ediyor. Aile efradı yanındadır.
---Yüce Allah'ım! Dünyada nasibim hırsızlıktan imiş. Ne kazandıysam bu yolla kazandım. Çoluk çocuğumun midesine helâl lokma girmedi. O kadar insanın âhını aldım, hakkını yedim. Bu kadar günah ile senin huzuruna nasıl çıkayım? Arkamdan beni hayırla anacak kimse de yok. Affet Allahım... Hırsızın genç oğlu bu hal karşısında,
---Baba sen hiç merak etme. Ben seni her gün rahmetle andırırım, için rahat olsun, der.
Hırsız ölür. Evin geçim yükü oğlana geçer. Delikanlı babasının mesleğini sürdürmeye başlar. Babasının aksine girdiği her evi kurutur. Öyle bir Zaman gelir ki, evleri soyulanlar, eski hırsızı arar olurlar.
---Babası da hırsızdı ama Allah rahmet eylesin, ihtiyacı kadar çalardı. Bunun gibi açgözlü ve arsız değildi, demişler.