SON DAKİKA
reklam
reklam

İnsanımızın çilelerinden

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 23 Aralık 2021, Perşembe - 11:46   Okunma Sayısı:

Metro istasyonları, iskeleler ve duraklar büyük şehirlerde yoğun akışlı sirkülasyonun düğüm noktalarıdır. Düğüm noktaları yeni noktalara füniküler sistemlerle bağlanmak suretiyle daha da yoğunluk kazanırlar.

Bu nedenle resim sergileri, yardım amaçlı faaliyetler, seçim öncesi partilerin tanıtım çalışmaları hep bu noktaların civarında yer bulur. Broşürler, pankartlar, el ilanları ve bildiriler, resim ve afişler asılır tanıtmak için…

Bunların yanında trenler, metro ve vapurlar diğer tanıtım araçlarıdır. İnsanlara ulaşım kolaylığı sağlarlar. Bir de bu vasıtalarda yaşananlar vardır:

 

Eminönü-Karaköy

Geçen yaz Eminönü’den trene binmiş, Karaköy’e geçiyordum. Tren normal kalkışını yaptıktan sonra Galata Köprüsü’ne döndü ve yavaşladı. Bu arada düdük çalmaya başlamıştı. 17-18 yaşlarında bir Arap genci ile 15 yaşında bir çocuk trende oturma yeri kapma mücadelesine girmiş, birbirlerini itiyorlardı.

Koridor tarafında olan ayağıma basmış, pantolon paçalarım kirletmişti. Diğer ayağıyla koridorun yan tarafındaki hanımın beyaz eteğini kirletti. Omuzuna dokunarak bağırmak zorunda kaldım. O, bana mısın demiyor, içeridekiler de suskunluklarını korumaya devam ediyorlardı. Sonunda koltuğu paylaşmak zorunda kaldılar.

Tren yavaş yavaş hareket etmeye başladı. Dışarıya baktığımızda muhtemelen uyuşturucu almış ayakları çıplak, uzunca boylu, bir Arap gencinin umursamaz şekilde trenin önünde gittiğini gördük. Kornalar, makinistin kapıyı açarak yaptığı uyarılar fayda etmiyor, yürüyen kişi bildiğini okuyordu.

Bu hızla köprünün ortasına kadar geldi. Önde olmanın avantajıyla olan biteni görüyor ve sinirleniyordum. Diğer trenler de peşimize yığılmıştı. Köprünün kenarından olayı fark eden iki genç koşarak gelmiş ve tren yolundaki bu şuursuz genci dışarı almışlardı. Makinist her hal ve şartta bu genci geçemezdi. Ya tam geçerken yıkılacağı tutarsa? Gelelim tren içindeki konuşmalara;

 

    ---İnip ağzını burnunu kıracaksın itin…

    ---(Vatmana) yav vur geç şu herife!

    ---(Yolculardan bir diğeri) Nereye vuruyorsun yav? Adam 38 modeli, çarpsan Mercedes olur!

 

Bu tempoda tren Karaköy’e geldi. Bambaşka duygular içinde indim, geriye bakarak karşı kaldırıma geçmiştim.

 

***                             ***                             ***

Bir rica

AİHM’ye bir ricada bulunmak istiyorum: İnsan hakları adına bize ceza kesmeyin! AYM’den de istirham ediyorum, hakları gasp edilenlere tazminat ödenmesi kararlarınızın ödeme şeklini değiştirin.

Sonuçta bunları yapanlar veya bu durumlara yol açanlar tazminat ödemiyor ki? Devlet kesesinden ödenmesi demek, paraların halk olarak bizlerin cebinden çıkması demek oluyor. Zaten isteseniz de failler yok ortada...  Failleri soruyorsanız, arayın bulun ben de size yerini söyleyeyim (!).

 

***                           ***                          ***

 

Tempo tutanlar

Vaktiyle bu memlekette el birliğiyle TSK aleyhine tempo tutanlar, gözbebeğimiz ordumuzun general ve subaylarına tv ekranlarından işaret parmağını savurarak ciyak ciyak bağıranlar, “iyi ki, bu komutanlarla savaşa girmemişiz” diyenler, “TSK kâğıttan kaplanmış” diyenler! Yok, ikinci dalga yok üçüncü dalga tutuklamalarını bıyık altından gülüşlerle destekleyenler! Şimdi de yaptıklarınızla övünebiliyor musunuz?

Gaflet içinde ve kimin haklı kimin haksız olduğunu bilmeden peşin hükümlerle söylediğiniz sözlerle büyük güvencemizi yaraladığınızı, teröristin başını sıvazladığınızı anlayabildiniz mi?

Dün bu kötülükleri yapanlar değil miydi, “adalet önünde hesap verin” diyenler...

Siz de kendinizi vicdan adaletine koydunuz mu? Hayatını kaybedenlerin, intihar edenlerin ve hastalık sahibi olanların yerine koymayı hiç düşündünüz mü? Oysa son nefesi vermek pek öyle kolay değil.

Koskoca Kanuni’nin son nefesinde bir solukluk ömür istediği nokta, hepimizin gönlünden geçen bir dilektir. Bu an muhasebe anı değildir. Hepimiz yaptıklarımızla ve yapmadıklarımızla öbür tarafa gideceğiz ve karşılığını göreceğiz. Bunun da hesabını yaptınız mı?

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam