SON DAKİKA
reklam
reklam

İsrail İran’a karşı bileniyor

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 11 Ocak 2022, Salı - 14:06   Okunma Sayısı:

**Türkiye İran’ın nükleer çalışmaları programının uygulanmasına destek vererek İran’ın yanında durdu,

**Türkiye,  S400 alımıyla ABD’yi güven bunalımına itti,

**Türkiye, İsrail ile ilişkilerini en alt düzeye indirdi,

 

14 Aralık 2021

İran’la 2015’te imzalanan nükleer anlaşmanın yeniden hayata geçirilmesi için Avusturya’nın başkenti Viyana’da yapılan müzakereler olumlu bir sonuç vermedi. İran tarafından Ali Bagheri Kani, anlaşmanın ancak ABD’nin başarısızlıklarını kabul etmesi ve gerçekten diplomasiye şans vermesi halinde mümkün olacağını vurgulayarak,

"Bazı aktörler, gerçek diplomasi yerine karşı tarafı suçlama alışkanlıklarında ısrar ediyor. Fikirlerimizi daha önce ilettik ve yapıcı şekilde aradaki fikir ayrılıklarının giderilmesi için çalıştık. Diploması çift taraflıdır. Suçlunun hatasını telafi etmek için gerçek bir irade varsa, hızlı ve iyi bir anlaşmanın yolu açılacaktır." demiştir.

Tahran yönetimi, mevcut şartlarda Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu denetçilerinin, Karaj’daki nükleer tesise erişim imkânı talebinde bulunmasının kabul edilemez olduğunu vurgulamıştır.

 

AB ve ABD’nin tavrı

 

Nükleer anlaşma 6 yıl önce Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi (ABD, İngiltere, Fransa, Rusya, Çin) ve İran arasında imzalanmış, ancak Avrupalı ülkeler İran’ın müzakerelerde ayak dirediğini belirtmiş, Donald Trump yönetimindeki ABD ise, 2018 yılında İsrail’in de onayıyla anlaşmadan çekilmiştir. Böyle bir sonuç üzerine İran’a tekrar yaptırımlar uygulanmaya başlanmıştır.

İran ve ABD arasındaki dolaylı görüşmeler nisan ayında başlamış, ancak İbrahim Reisi’nin haziranda İran Cumhurbaşkanı seçilmesiyle sona ermişti. Sertlik yanlısı bir tavır içinde olan Reisi yönetiminde Viyana’da başlayan müzakerelerde ise İran herhangi bir tavize yanaşmamıştır. 29 Kasım’da Avusturya’nın başkenti Viyana’da başlayan görüşmeler sonuçsuz kalmıştır.

Bu arada İran 25 kg uranyumu yüzde 60 oranında zenginleştirdiğini açıklamıştır. İsrailli savunma uzmanları, İran’ın bir ay içinde bir nükleer silah yapmaya yetecek kadar zenginleştirilmiş uranyum üretebileceğine dikkat çekmektedir. Ancak rezerv düşünce olarak da bu silah için balistik füze üzerine monte edilecek bir savaş başlığı yapılmasının gerekli olduğunu, bunun da 18-24 ay arasında mümkün olabileceğini belirtmişlerdir.

 

Diplomasi devreye girerse

 

Kudüs Strateji ve Güvenlik Enstitüsünde çalışan eski İsrail Ulusal Güvenlik Danışmanı Yaakov Amidror, İran’ın nükleer programıyla ilgili ilk uyarısını 1990’ların başında askeri yaptığını ve,

 

"İran bomba yapmaya her geçen gün daha fazla yaklaşırken, İsrail oturup bekleyemez. Yakında bunun nasıl durdurulacağı konusunda bir karar alması gerekeceğini, İran'ı bombalamaktan başka çare olmadığını” ifade etmiştir.

 

Hatırlarsanız, İsrail 1981yılında Irak’ın ve ikinci kez 2007 yılında Suriye’nin reaktörlerini bombalamıştı.

 

Yorumlama

 

  1. İsrail’in İran’ı bu kadar tehdit altında bulundurmasını anlayabiliriz. Böyle de olsa

Batılı analistler, İsrail’in İran’ın çok daha gelişmiş nükleer programını durduracak kadar karmaşık bir saldırı düzenleme yeteneği olup olmadığından kuşkuludurlar.

  1. İran, nükleer programı çerçevesinde farklı bölge ve mekânlarda yeraltı tesislerine de

sahiptir. Böyle geniş bir alanda yapılacak saldırının bedeli hesaplanmış mıdır?

  1. İran’ın gücü yeterli midir? İran’ın böyle bir saldırıya kendi kuvvetleriyle karşılık

vereceği muhakkak olmakla birlikte Lübnan’da elinde on binlerce roket bulunan Hizbullah’ı, Suriye ve Irak’taki Şii milisleri, Yemen’deki isyancı Hutileri ve Gazze Şeridi’ndeki İslami Cihad militanlarını da kullanacağı muhtemeldir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam