Yıllarca süren terörle mücadelemiz, hız kesmeden devam ediyor. Her iki süper güç de burnumuzun dibine geldiler ve buradan kendi menfaatlerini takip ediyorlar. Orta Doğu topraklarına babalarının tapulu arazisi gibi yerleştiler. Piyon olarak gördükleri terör örgütlerini istedikleri gibi programlayıp araziye salıyorlar.
Menbiç’te görevlendirilen Amerikalı general, Türkiye’ye karşı resmen tavır koymuş ve inat için terörist gruplarla poz vermişti. ABD Dışişleri Bakanı Türkiye’ye gelmiş, hatta çikolata uzatarak Türkiye’nin göstereceği tepkiyi yumuşatmaya çalışmıştı.
İngiltere AB’den çıksa da
19’uncu yüzyıl sonları ve 20’nci yüzyılda Orta Doğu’nun yegâne karıştırıcısı İngiltere, şimdi istirahate çekilmiş vaziyette ve bu kutsal (!) karıştırma görevini ABD’ye devretmiş durumdadır. Türkiye’ye tebessümler göndererek onun yanında yer aldığı imajını yansıtıyor ve olanı biteni uzaktan izliyor.
İngiltere’nin hiçbir zaman göz ardı etmek istemediği konu ise, Rus yayılmacılığının devam etmekte olduğudur. Zaman zaman Rus Hava Kuvvetlerinin casus uçakları AB sahasına girmektedir. İngiltere Kraliyet Hava Kuvvetleri uçakları da bunları püskürtür.
2017 ve 2018 yıllarındaki tespitler
Kraliyet Silahlı Kuvvetler Enstitüsünde (RUSI) konuşan İngiltere Genelkurmay Başkanı Stuart Peach, 2017 yılının sonlarında yaptığı konuşmada, Rusya donanmasının modernizasyon çalışmaları adı altında son yıllarda yürüttüğü faaliyetlerle, kıtaları birbirine bağlayan denizaltı fiber kablo ağı için tehdit teşkil etmeye başladığını iddia etmişti.
“Rus donanmasının nükleer ve konvansiyonel gemi ve denizaltılar ile modernize edilmesine karşılık biz de Atlantik müttefiklerimizle denizlerdeki iletişim hatlarını koruma görevlerini öncelikler arasına aldık” diyen İngiltere’nin eski Genelkurmay Başkanı, denizaltı kablo sistemlerinin herhangi bir devletin resmi mülkiyetinde olmadığına dikkat çekmiş ve bunun da sistemin korunmasında zafiyet oluşturduğunu kaydetmişti.
İngiltere’nin 2018 yılındaki yeni Genelkurmay Başkanı Sir Nick Carter de Rus ordusunun gerisinde kaldıklarını itiraf etmişti. Royal United Services Enstitüsü’nde konuşma yapan İngiliz komutan Carter, İngiltere’nin askeri harcamaları kısıtlamasını eleştirerek, Suriye savaşında Rus ordusunun hem savaş deneyimi geçirdiğini hem de uzun menzilli füze denemeleri yaptığını aktarmıştı.
Carter, "Eğer yakında onlarla kendimizi aynı seviyeye getirmezsek, İngiltere'nin önleyici saldırı ve tehditlere cevap verme kabiliyeti erozyona uğrayacak" demişti.
Policy Exchange
İngiliz düşünce kuruluşu Policy Exchange’in geçtiğimiz ayın başlarında yayımladığı raporda, dünyada mevcut 213 bağımsız kablo sisteminin yaklaşık 878 bin kilometre uzunluktaki fiber kabloyla kıtaları ve ülkeleri birbirine bağlandığı belirtilmiştir.
Küresel iletişimin yüzde 97’sinin, finansal işlemin de günlük olarak 10 trilyon dolarlık kısmının bu sistem üzerinden gerçekleştiği açıklanmıştır. İngiltere, kendisine göre belki de NATO’nun en uzak kenarında; ama Ruslarla en sıcak ilişki içinde olan Türkiye’yi düşünmek yerine önce kendisine yönelen uzak tehlikeyi dile getiriyor. Ne kadar haklı göreceğiz bakalım.
Yeni demeçler
İngiltere’nin yeni Genelkurmay Başkanı Tony Radakin, 08 Ocak 2022 günü verdiği demeçte, Rusya’nın deniz altındaki iletişim kablolarını kesmesinin “savaş nedeni” sayılacağını söylemiş ve Rusya’ya karşı sert açıklamalarda bulunmuştur.
Göreve Kasım 2021’de başlayan Radakin, The Times gazetesine verdiği röportajda,
- Rusya’nın denizaltı aktivitesini ve su altındaki faaliyetlerini son 20 yılda ciddi ölçüde
artırdığını,
- Dünyadaki iletişimin önemli bölümünün deniz altındaki iletişim kablolarına bağlı
olduğunu,
- Rusya’nın deniz altı kablolarını tehdit etme konusunda kapasitesini geliştirdiğini,
- Rusya’nın askeri gücüyle rekabet etmek için hipersonik silahlar geliştirmeye
başlayacaklarını,
- Rusya ile Ukrayna sınırında artan gerilimden de endişe duyduklarını, olası bir askeri
çatışmaya karşılık vermek amacıyla kabineye askeri seçenekler sunduğunu sözlerine eklemiştir.
1.İngiltere, her yeni genelkurmay başkanının göreve gelişiyle otomatik olarak Rus karşıtlığını ve Rus tehdidini dile getirmektedir. Bir ada ülkesi olması hesabıyla duyduğu kaygılar anlaşılabilir, ancak Türkiye’nin de güneydoğu sınırında yaşadıklarına kulak vermelidir.
2.Kablo irtibatını kesme tehdidini sergilediği Rus denizaltı ve su üstü gemilerini ısrarla takip etmekte ve NATO’yu bilgilendirmektedir. Bir şeyin üzerine ne kadar düşülürse o kadar belâya bulaşılacağı da kaçınılmaz olmaktadır. Takip edeyim derken 2018’de İngiliz harp gemisi Rus denizaltısıyla çarpışmıştı. Allah korusun benzer bir şey olmasın yine…