Kaçak tütün ekimi ve cezalar
Kaimenin değer kaybetmesi, Osmanlı topraklarına yabancı malların girişinde görülen artışlar, işsizlik ve vergi nispetlerindeki oranlar, halkın bir kesimini yeni geçim kaynakları yaratmaya zorlamış. İzinsiz tütün ekimi ve tütün kaçakçılığı bunların başında geliyormuş. Kartal’ın merkezine yakın köy olan Maltepe’de tütün ekimi yapılmamış ama Kadıköy’e geçiş güzergâhında bulunması nedeniyle tütün kaçakçılarının yakalandığı yer olmuş.
Hükümet, 1876 yılında Kartal kazasına tabi Kavaklı ve sair karyelerde (köylerde) zira’ olunan (yetiştirilen) tütünlerden ceza-yı nakdî (ceza olarak nakit ödeme) alınıp alınmayacağı ve mezkûr (zikredilen) tütünlerden kura-yı mütecavireye (çevredeki diğer yerleşim yerlerine) aşırılanlar hakkında olunacak muameleyi istizan etmiş (işlemleri belirleyen). (Rüsumat 1)
Cezalar belirlendikten sonra Kartal’da tütün ekimi yapılan yerler tespit edilmiş. Paşaköy- Bağlararası mevkii Şalgam Çiftliği’nde büyük çapta tütün ekimi yapıldığı haberi alınmış. Bütün bu çalışmalara rağmen konunun üzerine ciddiyetle gidilmemiş.
Kaçak tütün satışına karşı önlemler
Erenköy’deki bazı evlerde satışa sunulmak üzere kaçak tütün bulundurulduğu haberleri üzerine Reji memurlarına otuz beş kırk kişilik jandarma ve polisten oluşan bir zabıta kuvveti verilmek suretiyle yakalama ve el koyma gereklerinin yapılması buyrulmuştur. (Zabtiye; 678)
Kartal kaymakamının, Şehremaneti ve Zabtiye Nezareti’ne çektiği başka tarihli ve detaylı bir telgraftan da Şeyhli köyü civarında tütün kaçakçıları ile kolcuların müsademeye (çatışma) girdiklerini anlıyoruz. Zaman içinde Kartal Reji İdaresinde çalışan alt seviyede kişilerin devlet gücünü arkasına alarak gayrimeşru işlere girdiklerini, hatta istifa edip kaçakçılarla işbirliği yaptıklarını öğreniyoruz.
Mafyalaşma
Kartal Reji İdaresinde müstahdem iken istifa edip kaçakçılığa başlayan Çerkesler, Paşaköy bayilerine devletin el koyduğu reji tütününü sattırmamış ve onları kaçak tütün satmaya mecbur etmişler. Devlet zorlayıcı hareketlere engel olunması ve sorumluların yakalanması için çalışma başlatmış.
Daha önce kaçak tütün ekimi yapıldığı belirlenen Paşaköy’deki Şalgam Çiftliği’ne, bu kez Kartal reji memurlarının da katıldığı bir operasyon düzenlenerek önemli miktarda kaçak tütün ele geçirilmiş. Bu olayda sonra Nizamiye Alayı Vefa karakolunda müstahdemlik yapan Kartallı Derviş oğlu Mehmed Salim’in elindeki 4,5 kg. kaçak tütünün reji kolcuları tarafından ele geçirilmesiyle kaçakçılık son bulmuş.
Yasak kapsamı
Tütün ekimine kesin yasaklar getiren ve Kartal sahilini de yasak kapsamına alan yeni kanunlar hazırlanırken Pendik’te bir ilginç olay meydana gelmiş. Tebea-i ecnebiyeden (yabancı uyruklulardan) Simaripa veresesi tarafından Seniha Sultan Hazretlerinin oğluna satılan ve tütün ziraatinin yasak olduğu saha içinde kalan araziye ruhsatsız tütün ekimi yapıldığı haberleri üzerine Kartal kaymakamlığına tebligat verilmiş. İzmit’ten Haydarpaşa’ya gelen trenin Maltepe ve Bostancı arasında Başıbüyük Yalısı civarında tütünü kaçırmak isteyen kaçakçılarla İçerenköy Reji kolcuları arasında çatışma çıkmış.
Fuhşiyyat
1891 yılında özellikle bazı kamu görevlilerinin, kabadayıların, bıçkınların ve berduşların Pera ve Tophane arasında genelevlere gittikleri, buralardan haraç aldıkları, kavga çıkardıkları zaptiye raporlarına yansımıştır. Düşük omuzlu, yumurta topuk, yüzleri bıçak çizikleriyle süslenmiş (!) bıçkınların içinde kıdemli olanlar, kendilerini ayrı bir seviyede görürlermiş. Yeni yetmeleri yanlarına sokmadıkları gibi pek yüz vermezler, hatta onların kendileri sayesinde tutunabildiklerini söylerlermiş. Meyhanelerin müdavimi, düşük kadınların fedaisi ve her türlü melânetin mensubu olan bu kişilerin ağızlarından dökülebilecek inciler şunlar olabilir mi?
•Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır.
•Kartalın beğenmediğini kargalar kapışır.
•Meşe gölgesinde filizlenen yosunlar, çoğu kez kendilerini meşe fidanı sanırlar.
•Dünyada oturarak başarıya ulaşan tek canlı tavuktur.
Fuhşiyyatın takibi
Gayrimeşru sayılan fuhşiyyatın takibi, taşrada daha kolay olduğundan belli mekânlar oluşturulamamış. Taşradan İstanbul’a kaçak olarak çalışacak kadınlar getirilmiş.
Uzak mahalleler arasında bulunan genelevler fark edilsin diye kapılarına kırmızı fener konurmuş. Bu adetten kısa bir süre için vaz geçilmiş ama sonra yine uygulanmış.
Kötü hava koşulları
Kartal-Maltepe tarafına yağan şiddetli yağmur ve doludan Kartal’daki yeni yapılmış caminin sakafı ve duvarları yıkılmış, köprüler tamamıyla harap olmuş, suyolları bozulmuş. Halkın ve yolcuların sıkıntı çekmemesi için hemen keşiflerin yapılması ve keşif sonuçlarının gönderilmesi istenmiş.
Bu emir Kartal, Pendik, Maltepe ve Hersek karyelerini (köylerini) bağlayacak yolların, köprülerin ve camiin tamiratını kapsayacak şekilde Başmuhasebeye emir verilmiş.