SON DAKİKA
reklam
reklam

Hatıralarla dolu bir resim sergisi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 13 Ocak 2022, Perşembe - 15:56   Okunma Sayısı:
  • Galata’da 41 Adım ve

    Pera Darmademans İllustrasyonları

    03 Ocak-17 Ocak 2022

    Yer: TMMOB Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi-Karaköy

     

    Karaköy Mimarlar Odası Sergi Salonu fırsat buldukça gittiğim yerlerdendir. Pazartesi günü yine bu mekâna gitmiştim. Daha girişten itibaren sıcak ve nazik şekilde karşılandım.  

       

    Refael Avidor, Yarım asırlık mimarlığının yanı sıra öykü ve şiirler de yazmış olan 68 kuşağının seçkinlerinden bir aydındır. Çocukluğundan itibaren resim sanatıyla da uğraşmış, gezilerinde gördüklerini defterine resmetmiştir.

     

    1981 yılında başladığı mimarlığın ve 34 yıllık çırpınışın izlerini taşıyan öyküdür. Beyoğlu Taşlıtarla Sırtları, Haliç’in ötesinde Süleymaniye Sırtları, bu iki yer arasındaki Haliç kıyıları ve Galata Köprüsü’dür öykünün geçtiği yerlerdir.

     

    Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından kitaplaştırılmış olan çalışmalar, dönemin yaşanmışlıklarını, duygu ve izlenimlerini kapsıyor. Aslında Batı ve Doğu’nun bir sentezini yansıttığını da söylemek mümkündür. Kitap Yıkılış, Gökten Taş Yağıyordu ve Balyoz bölümlerinde çeşitli öyküleri konu edinmiş ve kendi şiirleriyle desteklenmiştir.

     

    Bir bölümü çizgi ağırlıklı, büyük bölümü ise renk ağırlıklı olan yapıtların resimlerini çektikten sonra yaptığımız söyleşide Sayın Refael Avidor, rapido kalem ve rapido mürekkebi kullandığını belirtmiştir.

     

    Darmademans

     

    Pera Darmademans adının nasıl türetildiğini yine Refael Avidor’un ağzından dinleyelim isterseniz:

    Türkçede ‘darmadağın’ veya ‘darmaduman’ sözleri çok dağınık ve karışık, tarumar olmuş anlamındadır. Demans ise, zihinsel becerilerin, en çok da hafızanın yakalandığı hastalık nedeniyle zayıflaması veya bunamadır. Yani ileri seviyede hem çok dağınık ve karışık, tarumar olmuş, hem de ileri seviyede unutmuş, hafızası silinmiş demek istiyorum.

     

    Ben de Refael Avidor’un, İstanbul’u güzel sözlerle anlatmasının engin bir derinlik içerdiğini ve iki imparatorluğa başkentlik yapmış koca şehrin kültürüne kendi eserleriyle katkı sağladığını belirtmek isterim.

     

    Resimlerin Dili

     

    Renk ağırlıklı eserlerin altına yazılmış kısa tümceli açıklamaları çok ilginç bulmuştum. Bu sözcükleri alt alta getirdiğimde nasıl bir anlatım çıkacağını merak etmiştim. Bunları küçük uyarlamalarla şiirsel anlatıma dönüştürmeye çalıştım. Bu uğraşı da benim “Darmademans”ım olsun.  Haddimi aştıysam da bağışlanacağımı umarım.

     

     

     

    Pera Darmademans

     

    Çıkarım Galata Evi’nin önüne

    Görse de Kule beni

    Ana kız geçerler, görmeden beni

     

    Bir kız kaldırımda oturur.

    Ona şöyle seslensem,

    “Beni sever misin Sinem?”

    Ya karşılık alamazsam,

    yanar sinem…

     

    Bankalar Caddesi’nde yürüyen kızın

    Uğrağıdır Kurşunlu Han

    ve devamında Bedesten…

    Bestedir, Hırdavatçılar Çarşısı,

    aheste çalışan insanların yuvalandığı

     

    Öyle değil midir insanın fıtratı?

    Gözden ırak gönülden ıraktır, dense

    Hafızamızda yaşatmak isteriz hatıratı

    Nedense…

     

    Bir yaşam öyküsünün

    kesitleridir bu sözler.

    Saint Michel Katedralini arar

    Kurşunlu Han,

    mahcup ve nazenin   

    Bu da cilvesidir çökmüş mazinin…

                                     (Refale/Cengiz)

     

    Refael Bey ile yaptığım sohbet, onu daha iyi anlamamı sağlamıştır. İş, mevzuat, yasaklar, kafalarda uçuşan çözüm yolları, stres, uykuların kaçması, yemek saatinin geçmesi vb… Büyük fedakârlık gerektiren bir çalışmadır yapılanlar. Şimdi keyifle tadını çıkarması hakkıdır…

    Kendisine sağlık, afiyet ve uzun ömürler diliyorum.    

     

      

     

     

     

     

     

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam