SON DAKİKA
reklam
reklam

Hayatın içinden

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Şubat 2022, Salı - 22:01   Okunma Sayısı:

Alış verişte yaşanan

 

Çerezciye girdim. 100 gr tuzlu fıstık 100 gr da leblebi alacağım. Tartmak ve paketlemek gibi iki uzun iş ve ardından ödeme ve para üstü… Bu sırada iki genç kız içeriye girdiler. Üniversitede okuyan öğrenci veya çalışan olabilirler, diye çerezciden onlara öncelik vermesini istedim.

 

Birisi sigara istedi, diğeri başka bir sigara adını verdi. İstediklerini aldılar ve çıkıp gittiler… Burası Beyoğlu, İstanbul gibi sekiz bin yıllık dipten gelen bir kültüre sahip. Üstelik iki imparatorluğa başkentlik, Doğu ve Batı medeniyetlerinin buluştuğu çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapmış bir kent…

 

İçeriye girerken günaydın demek, sırasını verene teşekkür etmek, giderken iyi günler dilemek gibi güzel sözlerin oradakileri tanıyıp tanımamakla ilgisi olabilir mi? Biz çocuklarımızı yetiştirirken “Birisi bir şey verirse teşekkür et” diye öğretiyorduk. Şimdi bırakın çocukları büyüklerde bile incelik yok.

 

Karşıdan karşıya geçişler

 

Aracımla giderken yolun karşısına geçmek isteyen yayalara –trafik durumuna uygun olarak- genellikle yol veririm. Hele eşim yanımdaysa hanımlara mutlaka yol veriyorum, çünkü hatırlatması dokunacak nitelikte oluyor. Üzüldüğüm taraf ise, yol verdiğim kişi veya kişilerden birisi bile gülümseyerek ve başıyla selam verip hızlı adımlarla yolu geçme çabasına girmiyor. Sanki babasının mülkünde gezer gibi duyarsız davranıyor.

 

Bazıları da ulu orta yola doğru yürüyor. Araç gelirse nasıl olsa duracaktır, rahatlığına kaptırmıştır kendisini… Ya araba durmazsa, ya sürücü o esnada yola bakmıyor ve bir şeylerle uğraşıyorsa, ya da kar nedeniyle araç kayarsa? Kafasını bile çevirmeden sallana sallana gitmesini Hindistan’daki kutsal hayvana benzetiyorum.

 

Bu AB kriterleri ülkemize de nüfuz edince demokrasi anlayışımız gibi trafik anlayışımız da dumura uğramaya başladı. Evet, öncelik yayalarda, sürücülerin yarısı bunu kabul ediyor. Yayaların araçlara öncelik tanıyacağı haller ve şartlar nelerdir, yayalar bunu biliyor mu?

 

Birkaç örnek

 

**E-5 gibi hızlı akan bir trafikte çocuk arabalı veya yanında yaşlı birisiyle yolu karşıya geçmek,

**Bayır aşağı inen yüklü bir kamyon veya TIR’ın önünden geçmeye kalkmak,

**Geri manevra yapan aracın arkasına geçmek,

**Kasalı araçlarda kasada bulunmak gibi hususlar tehlike arz ederler ve yapmamamız gerekir.

 

Çok kastım galiba? Biraz da sulandıralım

 

Trafik ışıklarına yaklaşan araç kırmızı ışık yandığı için durur. Arakadan gelen başka bir araç, duran araca vurur. Sürücüler araçlarından inerek “sen haklısın, ben haklıyım” derdine düşerler.

Oysa kaza olmuştur, kimin suçlu veya haklı olduğu o anda önemli değildir. Resimler çekilmeli, kaza formu doldurulmalı, ve taraflar birbirlerine “geçmiş olsun” demelidirler. Bundan sonrasını sigorta şirketi belirleyecek ve uygar davranış da bundan zarar görmeyecektir.

 

Bizimkiler, bir şekilde sorunu çözer ve peş peşe yola devam ederler. Bir sonraki ışık hattında öndeki araba yine durur, arkadan gelen de vurur. Pişkinliğe bakın:

 

    ---Abi devam et, yine ben, yine ben!  

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam