SON DAKİKA
reklam
reklam

İnsanları anlamak

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 14 Şubat 2022, Pazartesi - 11:47   Okunma Sayısı:

Pazartesi akşamı başlayan ve Salı günü şiddetini arttırarak devam eden yağmur İstanbul’un alçak semtlerine muhakkak zarar vermiştir. Ben de yağmurun etkilerini görmek için öğleden işten ayrıldım ve dolaşmaya çıktım.

 

*Karaköy’den Kadıköy’e geldim, birazdan vapurdan ineceğim… İskele verildi, önümdeki insanlar şemsiyelerini açarak inmeye başladı. Vapur iskelesinin saçakları yağmurdan koruma sağlıyordu. Bir şey dikkatimi çekti. Şemsiyesini açanlar saçağın altından giderken şemsiyesizler açıkta ve koşarak gidiyorlardı. Bu insanları anlamak mümkün değil! Yürümeye devam ederken gözüme ilişti ve yanına gittim. Ayakkabı boyacısı yaşlı adamcağız, gözleri dalmış vaziyette ileriye doğru bakıyor. Sigarasından öyle bir nefes çekiyordu ki, eliyle tutmasa sigara da ciğerine gidebilirdi.

 

    ---Merhaba, nedir seni bu kadar kasan?

    ---Malum şartlar, eve ekmek götüremiyoruz. Zaten hava yağışlı. Kimse ayakkabısını boyatmıyor. Sabahtan beri sadece bir çift keçe sattım. Dün de yağmurluydu, ama üç kişinin ayakkabısına badem yağı sürdüm. Çocuk okutuyorum ben. Sigortam yok, hasta olsam hiç gelemeyeceğim. Evimiz bodrum katında. Elektrik parası ödemelerin en başında. Isındığımızı söyleyemem. Evde battaniyelere sarılıp oturuyor ve yatıyoruz.

 

Bir sordum, bin âh işittim. Konuyu değiştirmek istedim. “Canım sen de ticaretle uğraşıyorsun, kazanmak da var kaybetmek de… Sen de yarın kazanabilirsin” diyeceğim tuttu, ama söyleyemedim. Bu çıkış dertli bir insanı anlamaya yetmez, üstüne gitmek olurdu. O yine sigarasını çekmeye başlamıştı…   Bu normal insandır.

 

***                          ***                       ***

 

*Kadıköy’de Atatürk Anıtı ile Kadıköy’deki Karaköy vapur iskelesi arasında döşenmiş olan büyük kare taşların çoğu yerinden oynamış, kırılmış, bazıları da sökülerek yerine beton dökülmüş. Bunlar kimin zamanında yapıldı, maliyeti ne olmuştur? Niçin onarılmaz?

* Bu belirttiğim alan deniz kıyısında olmasına rağmen her yer su altında ve yayalar yürüyemiyor. Bu nasıl mühendislik hizmetidir ki, denize doğru eğim verilmeden bir düzlem yaratılıyor?

*Vapurla karşıya geçip geri döneceğim. Üst katta bir yer bulup oturdum. Tabletimden bir konuyu araştırıp notlar alıyorken arka tarafta oturan kişinin kendisini adeta atarcasına koltuğa bırakmasıyla irkildim. Kendimi toparladım ve yazmaya başlamıştım ki, tekrar kalktı ve oturdu. Koltuklar önlü arkalı olduğu için yaslanma yerleri birbirine bitişikti.

Sanki başka yerde boş koltuk yokmuş gibi arka tarafıma gelip oturmuştu. Konsantrasyonum bozulmasına rağmen kendisine bir şey diyemedim. Bu hareketler 6-7 kez tekrarlayınca geriye döndüm, yüzüne bakarak yerimi değiştirdim. Bu kadar pişkinlik gerçekten fazlaydı, ama toplumumuzda böyle insanlar vardı. Sinirimi tekrar yatıştırdım.

Bunlar anormal insanlardır…

 

***                          ***                       ***

 

Tekrar vapurdayım ve tabletimi açtım. Putin-Macron görüşmesini izlemeye başladım.

Putin, eli cebinde Macron’u karşılıyor. Geniş bir salon ve uzun bir masa… Karşılıklı oturuyorlar. Batı basını bu konuyu eğlenceli bir hale getirmiş.  Masayı tahterevalli şeklinde gösteriyorlar. Karşılıklı verilen demeçlerde de aralarında mesafe var. Mesafe çok uzamış gibi Macron’un eline bir de hoparlör iliştirmişler. Basına yapılan açıklamalar bittikten sonra Putin el işareti yaparak Macron’a “beni takip et!” diyor.  Garibim de onu takip ediyor, yetişmek için adımlarını hızlandırıyor.

Yapmayın çocuklar! Engin bilgisiyle, yetkin kişiliğiyle, müzmin Türkiye karşıtlığıyla dünya lideri (!) Macron var karşınızda. Fransa Kralı Fransuva’nın torunu, Fransa’nın medar-ı iftiharı, AB’nin muarız ve münafık çocuğudur Macron… Uygun mu yaptığınız, yakıştı mı size?

Putin’e de yakıştıramadım. Önce ev sahipliğine sığmaz. Sonra da diplomasi ve nezaket kurallarına… Ayıp etmiş.  Bu mal insandır…

 

***                          ***                       ***

 

Bazen deriz ya, insanları anlamak zordur diye. Aslında nor mal mi, anor mal mi, mal mı, bilemiyorsun. 

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam