SON DAKİKA
reklam
reklam

Nereden alıyorlar bu gücü?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 17 Şubat 2022, Perşembe - 22:40   Okunma Sayısı:

Cumhuriyetimize uzanan eller, olayların biri çözülmeden diğerini sahneye koymakta, kurumlar arasında güvensizlik yaratmakta, birlik ve bütünlüğe zarar veren eylemlerle toplumumuzu çökertme gayretlerini sürdürmektedirler.

 

Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim; ‘Kürt açılımı’ adıyla ortaya konan, ancak ‘demokrasi açılımı’na dönüşen daha sonra da ‘milli birlik projesi’ olarak adlandırılan paket, önce siyasiler arasında ‘ayrılığa açılım’a dönüşmüş, Kürt fanatikleri ve terör yanlıları tarafından ‘kavgaya açılım’ şeklinde algılanmıştır.

 

PKK terör örgütü mensupları, yandaşları ve siyasi temsilcilerinin Türk siyasetini bölmeye yönelik demeçleri, ateşin üzerine körükle gittikleri gibi bir hava yaratmıştır. İşsizlik, eğitim ve sağlık sorunlarıyla çırpınan büyük halk kesimi, ekonomik sıkıntıların altında ezilmektedir.

 

O halde bir şeyler baştan mı yanlış yapıldı yoksa sonunda taviz mi verildi diye düşünmek gerekiyor. Baştan yapılanları tahlil etmiştik. Meydana gelen olaylarda biraz taviz olmakla beraber yine de yanlışlıklar olduğu kanısındayım. İktidar ve muhalefetin bir araya gelip görüşmemeleri ve sürekli olarak didişmeleri kopukluğun bir başka faktörüdür.

 

Sorunlar üst üste

 

Halk, ekonomik darboğazdan kendisini kurtaramamaktadır. Gençlerimizdeki Türkiye sevdası, yerini yurt dışı öğrenim ve iş arama çabalarına bırakmaktadır. Yapılanların ise henüz somut verileri alınamamıştır. Etnik gruplar, azınlıklar, alt kimlik, üst kimlik gibi söylemlerden uzak kalınarak kardeşlik duyguları vurgulanmalı,  öncelikle siyasiler arasında ve Meclis’te uzlaşma sağlanmalıdır.

 

Kendi teşkilâtlanmasını Kürt milliyetçiliği olgusu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinin geri kalmışlığı üzerine bina eden PKK terör örgütünün silah kaçakçılığı ve insan ticaretine bağlı mali kaynakları kurutulmuştur.

 

Belçika başta olmak üzere AB ve ABD’yi sığınma ve Türkiye’yi şikâyet etme mercii olarak gören siyasi uzantıların sesi kesilmiştir. Hatta aynı ABD, İran’ın, PEJAK elemanlarına karşı uyguladığı idam cezalarına karşı sesini hiç çıkarmamaktadır.

 

Eğitim politikasının oturmamışlığı

 

Otuz sekiz yıldan beri PKK terörünün acısını yaşayan milletimiz, şimdi de devletin temelleriyle oynayan FETÖ terörünün sıkıntılarını yaşamaktadır. Kamunun her dalında ehil ve yetişmiş insanlar seyrekleştirilmiş, liyakat yerine “bizden” olması aranmıştır. Milli eğitim politikamız bir türlü yerine oturtulamamıştır.

 

Bunun sonucu olarak, Türk Devrimi’ni özümseyememiş bazı kişiler, Atatürk’e dil uzatma cesaretini gösterebilmişlerdir. Herkesin eleştiri hakkına saygı duyarım, ama olay hakaret boyutuna çekilmekte ve eyleme dönüştürülmektedir.

 

Esasen bir konu hakkında bilgimiz olmadan fikirlerimizi beyan ediyoruz. Son günlerde Kıbrıs’ta görevler ifa etmiş olan TMT (Türk Mukavemet Teşkilâtı) hakkında ileri geri denebilecek görüşler ortaya atılmıştır. Yapılan açıklamalarda TMT’nin, Kıbrıs’ın Kuva-yı Milliyesi olduğu ve küçük düşürülemeyeceği belirtilmiştir. Ben harekâttan hemen sonra Kıbrıs’ta görev yapmış bir kişi olarak TMT’ye dil uzatılmasında üzüntü duyduğumu söylemeliyim.

 

Ancak bir hususu daha belirtmeliyim

 

Biz değil miydik İzmir’de Yunan galip gelseydi diyen? Biz değil miydik Laiklik ilkesini dinsizlik olarak gören? Biz değil miydik Kuva-yı Milliye’ye eşkıya sürüsü diyen?

 

Bir ilimizin en büyük mülki amiri, Milli Mücadele döneminde İngilizlerin desteği ile gerici isyanlara destek veren ve Kuva-yı Milliye’ye düşman Teali İslam Cemiyeti’nin yöneticisini anma törenine katılıyor.

 

Doğu Anadolu’da Belediye Başkanlığı yapan kişi, hava şehitleri anıtını kaldırmak istemişti. (Gerekçe olarak Ağrı İsyanı’nda bastırma görevi alan iki pilotun bu şehitlikte yer alması öne sürülmüştü. Oysa Sn. Vali, 6 Eylül 2014 günü yaptığı açıklamada, olayın bu tarihte olmadığını, 1939 yılında İran Şahı’nın nikâh merasimine ve oradaki gösterilere katılmak maksadıyla Diyarbakır hava filosundan iki uçağın görevlendirildiğini, uçaklardan birinin bu bölgede düştüğünü belirtmiştir.)

 

Samsun gibi kahramanlar diyarında “at üzerinde Atatürk” heykeline saldırı yapılıyor.

 

Adama demezler mi, dön önce kendine bak, diye…  Kendi milli tarihiyle barışık olamayanların TMT için Kıbrıs’ın Kuva-yı Milliyesi demelerini anlayamıyorum. Türkiye ve KKTC’nin Kuva-yı Milliyesi’nden ahirete intikal etmiş tüm mensuplarını, devletimizin kurucusu Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını bir kez daha rahmet ve minnetle anıyorum. Müsterih olun!

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam