SON DAKİKA
reklam
reklam

Barzani, Türkiye ve İran’ı yakınlaştırdı -3-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 24 Ağustos 2017, Perşembe - 10:00   Okunma Sayısı:

İran Genelkurmay 
Başkanının gelişi
Türkiye’nin referandum konusuna gösterdiği hassasiyete İran da katılmış, İran Genelkurmay Başkanı üç günlük bir ziyaret için Türkiye’ye gelmiştir. Her iki genelkurmay başkanı arasındaki görüşme konularına ilişkin başlıklarının;
*Hudut güvenliği konusunda mevcut işbirliğinin gerekliliği,
*Irak’ta istikrarın sağlanması,
*Bölge güvenliğini tehdit eden tüm terör örgütleri ile ortak mücadelede kararlılığın önemi,
*Bölgesel güvenlik ve istikrar için yapılabilecek katkı konularında görüş alışverişi, olduğu açıklaması yapılmıştır.           
Görüşme ihtiyacı
Suudî Arabistan’ın neden olduğu Katar Krizi ve son zamanlarda İran’da meydana gelen IŞİD saldırıları bölgedeki siyasî huzursuzluğun temelini oluşturmuştur. Ayrıca İran, Arap Yarımadası’ndaki birçok olayın da müdahilidir. 
Daha önce İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif, Türkiye’ye bir ziyaret yaparak diplomasinin önemini ve gerekliliğini vurgulamıştı. Zarif, İran’ın Körfez’de yapılmak istenenlerin farkında olduğunu ve bu oyunları Türkiye ile birlikte bozacaklarını belirtmişti.
İran, 80’li yıllarda Irak’ı en büyük düşman olarak görüyordu. Üstelik Irak ile sekiz yıl süren bir savaşa tutuşmuştu. Irak’ın bugünkü durumu İran’ı rahatsız etmiş olacak ki, 25 Eylül’de Kuzey Irak’ta gerçekleştirilecek olan referandumun bir bağımsızlık oylamasına karşı çıkmaya başlamıştı. 
İran bu kararını destekleyecek şekilde karşı çıkan diğer ülkelerle işbirliği çalışmalarına önem vermektedir. Bu ülkelerin içinde Suriye ve Irak da bulunmaktadır. Üstelik İran, referandum olayını bir İsrail projesi olarak gördüğünü ve sürecin çok uzun vadeye yayılacağını dünyaya haykırıyordu. Bu şekilde Büyük İsrail Projesinin gerçekleşeceğini belirtiyordu. Görüşme ihtiyacının bu nedenle açığa çıktığı kesindir.
Verilmek istenen mesajlar
Türkiye ve İran’ın samimî dayanışma içinde biraraya geldikleri söylenebilir.  Toprakları bölünme tehdidi altında olan Suriye ile Irak’ın da görüşmelere destek verecekleri beklenebilir. Bu sözleri ihtimal dahilinde söylüyorum; çünkü ABD ve Rusya olayın ağırlıklı müdahilleridir. Türkiye ve İran’ın biraraya gelmelerini şöyle açıklayabiliriz: 
1) Farklı dünya görüşü ve farklı ittifakların içinde olan iki ülke Sünnî ve Şiî anlayışta olsalar da bunun aynı fikirde birleşmeye bir engel olamayacağını göstermek istemişlerdir.
2) Türkiye ve İran, Büyük Orta Doğu Projesi olarak adlandırılan BOP’a karşı olduklarını ortaya koymuşlardır. Bunun için yeni bir anlayış ve ittifak sürecini başlatacaklar, Irak ve Suriye’yi de kendi saflarına çekeceklerdir.
3) Bu noktada her iki ülkenin karşısına ABD-İsrail ikilisi çıkmaktadır.  Böyle olsa bile Irak ve Suriye’nin kuzeyinde bir Kürdistan kurulmasına karşı tavır sergileyen iki ülkenin bütün diplomatik kanalları zorlayacağı kesindir.
Sonuçta
Belki büyük çaplı bir savaş çıkması beklenemez ama Barzanî, kışkırtıcı nitelikte daha fazla kışkırtıcı nitelikte demeçler vermeye itilebilir. Bu şekilde Türkiye, İran ve Irak savaşa çekilmek istenebilir. 
PKK, PYD, IŞİD gibi terör örgütlerine sağlanacak imkânlarla ülkelerin güvenlik ve asayişlerinde gedikler açılarak daha sık lokal çatışmalar yaratılabilir.
Esas olan ve ihtimal derecesi yüksek bulunan ise ülkenin dört bir yanında yangınlar çıkarılabilir sınaî tesislere sabotaj faaliyetleri başlatılarak ekonomik tahrip planlarının yürürlüğe konması beklenebilir. 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam