SON DAKİKA
reklam
reklam

Yakıştırmalar/Yapıştırmalar

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 6 Mart 2022, Pazar - 01:07   Okunma Sayısı:

Çeşitli düşünceler

*Antikapitalist Müslüman gençlerin 1 Mayıs gösterilerine katılmalarına iade-i ziyaret olarak sol örgütlerden oluşan bir heyet hacca gitmeyi planlıyor...

*Hız Sınırlarına Uyulması İçin Karşı Yönden Gelen Sürücülere

Far Yakıp Sahte Radar İşareti Verecek Ekipler Göreve Başladı... 

*Standard & Poor’s, notunu daha fazla düşüremediği Yunanistan’ı sınıftan dışarı attı...

 

***                            ***                       ***

Genel hitap sırasında

*Milletvekili kürsüde konuşurken dinleyici locasından bağırır: “Cehennemin dibine git!” Milletvekili durur ve Başkana bakar. Başkan,

“Devam edin efendim, gitmek zorunda değilsiniz”

 

***                            ***                       ***

Karaköy-Eminönü arasında görmek mümkündür

*Oltasının bütün iğnelerinde yakaladığı istavritleri çıkartmadan dikkat çekmek amacıyla dakikalarca balık gösterisi yapan alıklar,

*Turistin ayakkabısını boyayıp 10 dolar isteyen ve şikâyet edileceğini anlayınca “yanlış anlaşıldığını 10 TL istediğini” söyleyen boyacı bozmaları,

*Kazıkçı şoför kazıntıları,

*Boğmaca olmuş sigara toplayıcıları,

*Küfürlü konuşmayı yeni öğrenmiş kızlar…

 

***                            ***                       ***

Suizan nedir?

Birinin kötü bir iş yaptığını zannetmektir.  Suizan ile ilgili bir öykü:

Dağ evinde, kocası yeni ölmüş tek başına yaşayan hamile bir kadın, kendisine arkadaş olması için dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar. Gelincik kadının yanından bir an bile ayrılmaz. Evcil bir hayvan haline gelir.

Bir süre sonra kadının çocuğu doğar. Gelincik zarar vermesin diye çok dikkat eder. Bir gün birkaç dakikalığına da olsa evden ayrılmak zorunda kalır. Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır.

Aradan biraz zaman geçer ve anne eve koşarak gelir. Gelinciği kanlı ağzındaki kanları yalarken görür. Anne çıldırmışçasına gelinciğe saldırır, hemen öldürür. O sırada içerden bebeğin ağlaması duyulur. Anne odaya girer. Odada beşiğin içindeki bebeğin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.

 

***                            ***                       ***

22 Şubat 2022 Öğle saatleri…

İstiklâl Caddesi metro istasyonu yakını. Bu caddede hep müzisyen görmeye alışmıştık. Bazı zamanlar futbol, bazen bisiklet üzerinde akrobatik gösteriler yapan, karikatür çizen, itina ile dert dinlenir (!) diyen gençlere, bazen de “Abi sadece iki lira var mı?” diye dilenenlere, “sadakalarınızı dolar olarak ödeyebilirsiniz” diye dilenen kibar dilencilere alışmıştık.

Bu kez beyaz kıyafetleriyle bir semazen sema gösterisi yapmak üzere hazırlıklarını sürdürüyordu. Halk etrafında çember oluşturmuş, eller telefonların kayıt tuşlarında. Nihayet gösteri başladı. Ben de kayıt yapıyor, resim çekiyordum. Sonra karşımızdaki izleyenlerin tarafına geçtim. Genç bir çocuk kız arkadaşına anlatıyor:

 

    ---Bak semaver gösterisi… Genç kızın da bu konuda gözünün bezinin olmadığı belli ki sordu:

    ---Ne yapmak istiyor şimdi?

    ---Kendi ekseni etrafında dönecek, ellerini yana açacak.

    ---Demek semaver kelimesi böyle ortaya çıkmış?

 

***                            ***                       ***

Maltepe’de akşam yemeği

5-6 kişilik bir arkadaş grubumuz var Maltepe’de. Herkesi de aramıza almıyoruz. Özellikle yaz akşamları buluşur, yemek yeriz. Buz gibi biralarımızı içeriz. Geçen akşam benim katılamadığım bir yemekte geçen konuşmaları grubumuzdaki bir arkadaşım anlattı.

Sevgili Hayrettin, her zaman olduğu gibi böyle meclislerin vaz geçilmezidir. Yemekte balık siparişi verilmiş. Herkes çatal bıçak yemeğe gömülmüş, boşalan tabakları toplamaya gelen garson kız Hayrettin’in tabağında balığı görünce sormuş;

 

    ---Balığınızı yememişsiniz?

    ---Şimdi kendi kendimi yiyiyorum. Bitince bakarız…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam