SON DAKİKA
reklam
reklam

Aktarma (Münakale)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Mart 2022, Salı - 01:32   Okunma Sayısı:

Mahalleli ile Suriye’ye yapılacak harekâtı konuşuyoruz. Ürgüp ve Avanos bölgesinden testi ve ibrik getirterek onları çeşitli renklerde boyadıktan sonra satan ve bizim kendisine hep takıldığımız İbrikçi Hüsamettin de aramızda…

Bembeyaz saçları, kara gözlüğü ve kalın kaşlarıyla bir ağırlığı olduğunu hissettirmek ister her zaman. Dinlediği konu karşısında ciddi bir tavır takınarak konuş- maya başladı:

---Bu teröristlerin Allah belâsını versin! Avanos Dağlarından dalacaksın içeriye, hiç acımadan vurup geçeceksin teröristleri…

---Yani Hatay bölgesinden mi demek istedin?

---Yok yav, hemen yanında Avanos Dağları var ya? Amanos Dağlarıyla Avanos Dağlarını karıştırmıştı, ama o her şeyin doğrusunu bilirdi (!). Düzeltme yapmasına gerek var mı? Hüsamettin’in arkadaşı manzarayı çakmış olsa gerek Ürgüp yöresinin bir manisini söylemeye başladı:

Ürgüp’te geceledin Gözünü peçeledin Avanos sevdasından Söyleyeceğini de beceremedin

*** *** ***

Delinin biri kendini mısır zannediyormuş. Uzun süre tedavi gördükten sonra doktor iyileştiğine karar vermiş ve taburcu etmiş. Deli tam hastanenin kapısından çıkarken kapının önünde bir tavuk görür ve koşarak doktorun yanına gider. Doktora,

---Kapının önünde tavuk var doktor bey” demiş. Doktor;

---Ama biz sana mısır olmadığını söylemiştik ve sende artık mısır olmadığını öğrenmiştin?

---Tamam, doktor bey; ben mısır olmadığımı biliyorum ama tavuk da biliyor mu?

*** *** *** Sefaletteki pay Taksim’den Tünel’e; Tünel’den Taksim’e doğru yaşanan hareketlilik, sanki sonbaharın ılık geçen günleri yarın bitecekmiş gibi bir izlenim veriyor. Bazı insanlar ellerinde çanta ve paketlerle alış verişlerini tamamlamış, bazıları bir şeyler seçip alamamış olmanın kaygılarını yaşıyor. Tiril tiril giyilen kıyafetler artık az görünüyor. Ceket ve montlar yavaş yavaş insanların üzerinde görülmeye başlıyor. Şimdilerde çok sayıda Arap kökenli turist var. Çoğunun başı kapalı… Daha fazla kapalı olanlar yani “burka”lı olanlar Afganistanlı… Siyah çarşaflarının ve burkalarının arkasından bu hareketli dünyaya bakıp anlamaya çalışan hanımları görünce bazen içim burkuluyor. Yazın sıcak günlerinde yanındaki adam kısa pantolon ve t-shirt, ve spor ayakkabılı olunca ‘kadının günahı ne’ diye sorarım kendime…

“Vazgeçilmezler”den olan Suriyeli mültecilerin çoğu perişan haldedir. Restoranların, kafelerin önünde çocuklarıyla durarak kendilerini acındırıyor ve dileniyorlar. Arapça bilen genç arkadaşımız, turist olarak gelen Suriyelilerin bu durumdan hoşnut olmadıklarını, gururlarının kırıldığından söz ettiklerini belirtiyor. İstanbul için hiç de hoş olmayan görüntüler bunlar. Fotoğraf çekerek görüntüleri Avrupa’daki dergi ve ajanslara göndererek 10-15 gün içinde yayımlanmasını sağlayan yabancılar, bazı Suriyelilerin tepkisini çekiyor. Her resim çekene içimden bağırıyorum: Unutma ki, bu sefalette senin ülkenin de payı var!

Anadolu’nun bazı illerinde vatandaşlarımızla Suriyeli sığınmacılar arasında geçimsizlikler yaşanıyor. Umarım, bugün tepki alanı olan İstanbul yarın hesaplaşma alanı olmasın?

Beyoğlu böyle bir yer. Eski zarafetten, nefasetten ve güzelliklerden söz etmek artık pek mümkün değil artık. Zaman her şeyi değiştirir derler. Değiştirilecek zamanı da biz iple çekiyoruz.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam