Su birikintileri
Hava yağmurlu. Kadıköy’de vapurdan çıktım, metro girişine doğru yürüyorum. Denize sıfır bir alan ve her yer gölcük halinde. Kim yaptıysa bu meydanın yer taşlarını kendi bildiği şekilde yapmış. Karo ve parlak yüzey, parke, normal taş. Ama ne yazık ki yanıbaşlarında deniz olduğunu kimse fark etmemiş. Biraz meyil, biraz da suyu denize tahliye edecek oluklar…
Türk insanının yüzde yetmişinin ayakkabısı eskidir. Bu oranın yarısına yakın kişinin ayakkabısı su alır. Bir o kadarının da pabucu deliktir. Yangın olur fakirin evi yanar, deprem olur garibanın damı çöker, sel olur yoksulun hayvanı, tarlası, bahçesi zarar görür. Nedeni bellidir, yokluk onu çaresiz ve bîmecal yapar. Yağmurda da fakirin ayakkabısı su alır. Bunu yapanlar hiç mi düşünmezler, bu nasıl mühendislik hizmetidir. İş bitikten sonra neden itfaiye hortumuyla su sıkılarak test edilmez?
***. ***. ***
Şu konular hakkında bilgi var mı?
1.Rusya, uzun menzilli füzelerle Ukrayna topraklarındaki hava üslerini, yakıt depolarını, komuta merkezlerini, ulaşım merkezlerini ve kritik tesisleri vurdu. Daha sonra Rus Hava Kuvvetleri devreye girerek, Ukrayna sahasında gayet rahat şekilde ikinci önemdeki hedefleri tahrip etti.
ABD’nin AWACS (Havadan Erken İhbar ve Kontrol Sistemi) uçakları ne yaptı? Hani havadan elektronik bastırma, yanıltma, sistemleri devre dışı bırakma özellikleri vardı bu uçakların? O zaman Rusya’dan çekindi, pasif kaldı demektir.
- Yasa Denizcilik’e ait Yasa Jupiter isimli gemimiz Odessa açıklarında vuruldu. Ne işlem yapıldı?
- Fransa Manş Denizi’nde Rus kargo gemisine el koydu. Rusya ticari gemimize füze saldırısı yaptı. Rusya, Karadeniz’in K/B’dan deniz trafiğini kapattı.
- Fransa, Minsk Grubunun üyesidir. Neden israrla Putin’i masaya çekmedi?
***. ***. ***
Aynı ekolden olmak (Bilmem kimin ekolünden olmak)
Yeğenim, bir İngiliz şirketine girmek için müracaat etti. İngilizce yeterlilik testinden (yazılı ve sözlü) tutun da uygulamalı testlere kadar (verilen rakamlı tabloların analizinin yapılması) altı testten geçti.
Oysa bizde devletin en üst makamlarına gelmek için bile bu kadar inceleme yapılmaz. Liyakat esas olmakla birlikte yükselme ve terfilerde falancayla çalışmak veya filâncanın ekolünden olmak da eskisi gibi dikkate alınmıyor. Fırsatları kendi lehine avantaja çevirmek veya bazı olayların bazı kişiler üzerinde yarattığı dezavantajları “baht kapısı” görmek gibi manevralar da olabiliyor.
Bu imkân özellikle devlet memuriyetindeki atamalarda belirgin şekilde göze çarpıyor. Sınav notu, sicil değerlendirmesi, sıralama gibi kriterlerden ziyade tanınma tercih ediliyor. Sepetinde (!) pamuk olmayan bu kişiler ittir kaktır işlerini yürütüyor. Merdivenin ilk basamağından tepeye kadar bütün basamaklara kadar basarak yukarıya çıkmadığı için günün birinde aynı hızla –hatta düşercesine- aşağıya iniyor.
Düşüşü içine sindiremediği için bağlı olduğu kişiler hakkında ileri geri konuşarak kendi faziletini öne almak çabasına giriyor bu “fırıldak” kişiler. Günümüzün siyasetinde bunları çokça görüyoruz.
Bir başka konu
Diyelim bir şirkete zarar vererek ayrıldınız. Mahkemeye düşüyorsunuz. İhmal, umursamazlık, beceriksizlik veya kasıtla yaptığınız işten dolayı zarar sizden tazmin ediliyor. Siyaset hayatında bunun da önemi yok. Devlet zarara uğramış, TL değer kaybetmiş, borç yükü artmış… Bunların üzerinde pek durulmuyor.
Bazen sivil ortamda okumayı, siyaset yapmayı düşünmüşümdür. Nasıl olsa meydana gelen zararlardan ve haksız kazançlardan sorgu yok sual yok. Hepsi kişinin yanına kalıyor.