Pakistan hakkında bilgi
Orta Doğu, Orta Asya ve Güney Asya’nın kesişme noktalarında yer alan Pakistan’ın nüfusu 200 yüz milyona yaklaşmıştır. Bu stratejik coğrafyada yer almış olması onu dünya siyasetinin önemli ülkelerinden birisi durumuna getirmiştir.
Pakistan nükleer güce sahip sayılı ülkelerden birisidir. Pakistan’ı zaman zaman dünya gündeminin üst sınırlarına çeken olayları;
**Kendisi gibi nükleer güç olan Hindistan ile sınır gerilimleri yaşaması,
**Afganistan sınırında süreklilik arz eden çatışmaların devam etmekte olması,
**El-Kaide ve Taliban’ın varlığından rahatsızlık duyması, şeklinde sayabiliriz...
Ülkemizde pek de yeterince tanınmayan Pakistan ile aslında tarihi köklere dayanan ilişkiler mevcuttur. Bu bağlar henüz siyasi-ekonomik veya kültürel ilişkilerle yeterince desteklenmemiştir.
Kuruluşundan bu yana 65 yıl geçen Pakistan’da 34 yıl askeri yönetim, kuruluşu takip eden ilk 11 yıl ise sivil bürokratik bir teknokrat yönetim hüküm sürmüş, seçim sonucu iş başına gelen hükümetler ise, ancak 20 yıl boyunca iktidarda kalabilmişlerdir.
En son olarak 1999 yılında Navaz Şerif hükümetini devirerek iktidarı devralan Pervez Müşerref Pakistan’ın askeri darbeler geleneğinde son halkayı oluşturmuştur. Müşerref yönetimi artan protestolar ve siyasi istikrarsızlık sonucunda 2008 yılında demokrasiye geri dönüş yapmış ve yapılan parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra Müşerref ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştır. 18 Ağustos 2018’de İmran Han seçimleri kazanarak yönetime gelmiştir.
Pakistan Başbakanı İmran Han, Başbakanlık konutunda yabancı basın mensuplarına açıklamalarda bulunarak ABD’yi muhalefetin hükümeti düşürme girişiminin ardında olmakla suçlamış, görevini bırakması yönünde ABD’den tehdit mektubu aldığını ifade etmiştir.
Olayın gelişimi
Han, kendisine karşı güvensizlik oylaması ve erken seçim isteğiyle Pakistan’da rejim değişikliğine yönelik bariz bir girişim olduğunu ve ABD ile iş birliği içinde planlandığını ve muhalefetin kendisini görevden alma çabası içinde olduğunu belirtmiştir.
Han, Pakistan’ın ABD’nin Afganistan’da teröre karşı savaşına katılmakla hata yaptığını ve bu savaş sırasında 80 bin vatandaşın öldüğünü anımsatarak, “Biz savaşta değil barışta müttefiklik istiyoruz” demiştir. Bu demecin arkasından gaz tedariki, buğday alımı ve siber güvenlikle ilgili teknolojiye duyulan ihtiyaç nedeniyle Rusya’ya gitmiştir.
8 Mart günü Washington’daki Pakistan Büyükelçisinin ABD’li yetkililerle buluştuğunu ve resmi toplantıda Büyükelçi’ye “tehdit mektubu” verilmiştir. Mektupta, "İmran Han giderse Pakistan affedilecek, aksi halde sonuçları olacak" şeklinde ifadelerin yazılı olduğu aktarılmıştır.
Han, “ABD’liler Rusya ziyaretinin İmran Han’ın kendi kararı olduğunu, oysa bu kararın, Dışişleri Bakanlığı, ordu ve üst düzey kurumlar ile görüşülerek alındığı" ifadesini kullanmış ve
“Olay ABD’nin iç politikamıza açık müdahalesidir” demiştir.
ABD’ye karşı diplomatik girişimde bulunduklarını belirten Han, hem ABD ile hem de Avrupa ile iyi ilişkilerin olması gerektiğini ancak İslamabad’ın bağımsız dış politikasının önemli olduğunu kaydetmiştir.
Kararım, yeni bir seçime gitmek
İmran Han şok edici bir durumla karşı karşıya olduğunu belirterek Pazar günü yapılacak oylamayla ilgili olarak da, "Planlarımız var. Tüm bu süreç güvenilmezken yarın çıkacak sonuca nasıl saygı duyabilirim. Benim kararım, yeni bir seçime gitmek” değerlendirmesinde bulunmuş ve ordunun tarafsız kalmasına da saygı duyduğunu belirtmiştir. Cumhurbaşkanı Arif Alvi de 3 Nisan günü Meclis’i feshetmiştir.
Konunun temelinde yatan
Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısını kınamayan ve Batı’nın yaptırımlarını desteklemeyen Pakistan Başbakanı İmran Han, dikkat çeken bir açıklamaya imza atmıştır.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ukrayna’ya harekât emri verdiği 24 Şubat’ta Kremlin’de Putin’le görüşmüştür.
Han görüşmeden sonra yaptığı açıklamada, ABD öncülüğündeki Batı’nın yaptırım baskısını reddetmiş, geçtiğimiz hafta da Dışişleri Bakanı Kureyşi, Çin ile ilişkileri dış politikalarının önceliği olarak tanımlamıştı.
Sonuçta ABD, Pakistan yönetimini Çin ve Rusya’dan uzaklaştırmak istemiş ve ayak oyunlarına başlamıştır. Ufukta yeni Baharlar (!) mı gözüküyor acaba?