SON DAKİKA
reklam
reklam

Yalancı pehlivanlığa gerek var mı?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 10 Nisan 2022, Pazar - 23:55   Okunma Sayısı:

Hollanda’da PEGIDA hareketi

 

Hollanda’da “Batı’nın İslamlaşmasına Karşı Vatansever Avrupalılar” (PEGIDA) hareketi, ilk eylemini 20 Ekim 2014’te Almanya’nın Dresden kentinde düzenlemiş, sosyal paylaşım siteleri aracılığıyla 12 kişi tarafından organize edildiği öne sürülen bu eyleme 350 kişi katılmıştır.

Pazartesi günleri yapılan gösterilere katılanların sayısı sürekli artarak 2015’in Ocak ayı ortasında 25 bine çıkmış, ancak daha sonra bu gösterilere katılım azalmıştır.

 

Kovid-19 nedeniyle iki yıldır gösterilerine izin verilmeyen PEGİDA, 2022 Ramazan ayı boyunca 12 kentte cami önünde mangallı eylem yapacağını ve beş eylem için belediyelere izin başvurusunda bulunduğunu, bunu “Ramazan Mangal Turu” olarak adlandırdıklarını ve eylemlerinin yapılmasının önlerinde herhangi bir engel olmadığını açıklamıştır.

 

PEGİDA bu hareketi önceki yılların ramazan aylarında da cami önlerinde mangallı eylemi planlamış, fakat bazı kentlerde belediyeler bu eylemlere izin vermeyince bazı eylemlerden vazgeçilmişti.

 

Dikkat edilmesi gereken husus gerçekten önemlidir. Hollanda resmi makamlarının 1 Temmuz 2021 tarihli resmi verilerine göre Hollanda ‘da 422.030 Türk’ün yaşadığı belirtilmiştir. Bu kadar insanın içinde üç beş de olsa fanatik yapıda kişiyi bulmak mümkündür. Bunlar da kiliseye, kilise görevlilerine veya İncil’e karşı benzer hareket yapamaz mı?

 

Her etki bir tepkiyi doğurur. Hollanda da olmaz Avrupa’nın bir başka ülkesinde veya Türkiye’de bir eylem yapılabilir. Hollanda hükümetinin karşı eylem ve propagandayı dikkate alarak PEGİDA hareketinin faaliyetlerine meydan vermemesi gerektiğini düşünüyorum.

 

Fransa’nın pişkinlikleri

 

1.Mali ordusu, Ağustos 2020’de iktidarı ele geçirmiş, Şubat 2022 için planlanan seçimleri iptal ederek 2025’e kadar iktidarda kalacağını açıklamıştı. Bunun üzerine Fransa Büyükelçisi’ni sınır dışı edince, gerilim medya savaşına dönüşmüştü. Mali’deki askeri cunta, Mali ordusunun insan hakları ihlâllerine dair “yalan haber” yaymakla suçladığı Fransız devletinin televizyon ve radyo kanallarının yayınlarını askıya aldığını açıklamıştı.

 

Fransa, AB’nin Rusya devletine bağlı medya kuruluşları Russia Today (RT), Sputnik ve bunların yan kuruluşlarına getirdiği yayın ve erişim yasağını uygulamasına rağmen, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da Mali cuntasının Fransız devlet medyasını yasaklamasına tepki göstermiştir.

 

Macron, Paris’te düzenlediği basın toplantısında, Mali’nin bağımsızlığını kazanmasından beri halkın benimsediği değerlerle tümden çelişir gözüken bu kararı kınadığını ve bunu Mali’deki askeri cuntanın artan düşmanlığı nedeniyle diplomatik ilişkilerde yaşanan çöküşle gerekçelendirdiğini belirtmiştir.

 

  1. Ukrayna ve Rusya arasındaki savaş nedeniyle ABD ve AB Rusya’ya karşı yaptırımlar uygulamaya başlamışlardı. Fransa bu uygulamalar gereği 26 Şubat 2022 günü Akdeniz’de 127 m. boyundaki Rus kargo gemisi Baltic Reader’i ele geçirmiştir. Gerekçe olarak Ukrayna’daki savaşla bağlantılı olarak ticari yaptırımları ihlâl ettiği bildirilmiştir.

 

Bu cesareti gösteren Fransa (!), 25-26 Şubat 2022 günü Savunma Bakanı’nın ağzından yeni bir demeçle kendisini göstermiştir. Fransa Savunma Bakanı Florence Parly, “Hiçbir ülke nükleer gücü olan Rusya ile savaşmak istemiyor” demiştir. Fransa’nın elini tutan mı var?

 

Fransa, sen zaten beyin ölümü gerçekleşmiş olan NATO’da bu şekildeki demeç ve konuşmalarla peynir gemisini yürütebilirsin. ABD’nin bile cesaret edemediği nükleer gücü sen göster!

 

Unutma ki, Rusya nükleer saldırıya başlarsa (başlamaz ya!) Avrupa’da kendisine en yakın nükleer güç sensin. Düşün isterse bir kere…

 

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam