Rusya Federasyonu
Asya kıtasının kuzeyini ve güneyini parsellemiş iki devlettir Rusya ve Hindistan… Asya kıtası 43.608.000 Km2 yüzölçümüne sahipken bunun 17.125.191 km2’si (bu yüzölçümünün 4 milyon km2’si Avrupa’da) Rusya’ya aittir. Bu sebepten ötürü dünyanın en geniş ülkesi olan Rusya, dünya üzerindeki yaşam alanının da 1/8’ini kaplamaktadır.
Yüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesi Rusya Federasyonu, askeri gücü, Soğuk Savaş aktörü SSCB’nin mirasçısı olması, uzay teknolojilerindeki yeri, nükleer güze sahip olması ve geçen yüzyılda geçirdiği değişimle yakın tarihin en önemli uluslararası aktörleri arasında yer almaktadır.
Hindistan
3.287.000 Km2 yüzölçümüne sahiptir. Çin’den sonra (yüzölçümü: 9.597.000Km2) Asya kıtasının üçüncü büyük ülkesi olup nükleer güce sahiptir. Kara Kuvvetleri bir buçuk milyona yakındır. Ordunun eğitimi eski Sovyet doktrinine dayanır ve Rus silah sistemleriyle teçhiz edilmiştir. Hava savunma ve füze sistemleri Rus patentlidir.
Hindistan-Rusya ilişkileri
Rusya, SSCB döneminde, özellikle de 60‘lı ve 70‘li yıllarda ABD tarafından desteklenen Pakistan’a karşı Hindistan’a destek olmuştu.
Soğuk Savaş döneminin ardından Hindistan, güvenlik politikaları konusunda ABD ile yakınlaşmaya başlamış olsa da Moskova yönetimi ekonomik hedeflerine uygun şekilde yeniden dış politikasını belirlemiş ve dünya ekonomisiyle entegre olabilmek için ihracatını arttırmayı planlamıştır. Bu bağlamda Hindistan ile yakınlaşmaya ve çok sayıda ticari anlaşma yapmaya yönelmiştir.
Dünya nüfusunun 1/5’ini barındıran Hindistan, Rus dış politikasında hâlâ önemli bir yere sahiptir. Putin, 2014 yılında yaptığı bir açıklamada ABD, AB, Çin, Japonya, Güney Afrika ve Brezilya’nın yanında Hindistan’ı da dünya medeniyetinin bir kutbu olarak nitelendirmiştir.
Rusya Çeçenistan’da Hindistan ise Keşmir’de toprak bütünlüklerinin İslami terör tehdidi altında olduğunu düşünen iki ülkeydi bu tarihlerde… Bu tehdit, iki ülkenin ortak bir siyasi söylem geliştirmesini de kolaylaştırıyordu.
Nükleer işbirliği ve silah ticareti de iki ülkenin ortak çıkarları arasındaydı. Hindistan yıllardır ordusunu Sovyet Su-30 savaş uçakları, T-90 tankları ve Akula-II tipi yüksek teknolojili nükleer denizaltılarla donatmıştı. Hatta Hindistan, uçak gemisi ‘Amiral Gorşkov’u Rusya’dan satın almış, Rus silah ihracatının yaklaşık beşte birinin müşterisi olmuştu. Hindistan, güneyinde iki nükleer santral inşa etmekteydi.
Ekonomi alanında geniş kapsamlı bir işbirliği gerçekleştirilememiştir. İki ülke arasındaki yıllık ticaret hacmi sadece 1.5 milyar dolar civarında kalmıştır.
2021 yılındaki gelişmeler
Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Hindistan’a yaptığı ziyaret sırasında iki ülke arasında bir dizi ticaret ve silah anlaşması imzalamıştır. Hindistan Dışişleri Bakanı Sert Vardhan Shringla verdiği demeçte,
**Kalaşnikof AK-203 piyade tüfeği üretimi,
**S-400 hava savunma füze sistemleri
**Çelik, gemi yapımı, kömür ve enerji anlaşmaları yapıldığını ifade etmiş, Rusya ile 28 yatırım anlaşması imzalandığını söylemiştir. Bakan S-400 füze sistemleri için 2018 sözleşmesinin de yürürlükte olduğunu eklemiştir. Bu sözleşmede Rusya ile karadan havaya füze sistemlerinin beşi için 5.5 milyar dolarlık bir anlaşma imzalanmıştır. S-400 anlaşması, Hindistan ordusuna benzeri görülmemiş mesafelerde uçak ve füzeleri vurma yeteneği kazandırmıştır. Ticaret hacminin 2025 yılına kadar 30 milyar dolara çıkarılması hedeflenmiştir.
Ziyaretin yapıldığı dönem
Putin’in Hindistan’a yaptığı ziyaret, ABD’nin Rusya ile ilişkilerinin gergin olduğu bir dönemde yapılmıştır. ABD, Rusya ile Hindistan arasında artan askeri işbirliğinden duyduğu kaygıyı daha önce de dile getirmiştir.
ABD’nin, “Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası” (CAATSA) 2017 yılında yürürlüğe girmiş olup yaptırımlar Rusya’dan askeri malzeme satın alan ülkeleri –dolayısıyla Hindistan’ı- hedef alıyor.
2022 yılı gelişmeleri ve sonuç
Hindistan, Ukrayna’nın Rusya ile savaşı sonrasında diplomatik manevralar yapmaya başlamış, hatta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki (BMGK) Hint temsilcisi, yaptığı açıklamada, uluslararası toplumun diplomasi ve diyaloğa bir şans verme çağrılarına kulak asılmamasından üzüntü duyulduğunu belirtmiştir.
Hindistan’ın oylamada çekimser kalması konusunda Batı dünyası, dünyanın en büyük demokrasisinin daha net bir duruş sergilemesi gereğine dair soruları gündeme getirmiştir.
Tabii ki, Hindistan’ın Ukrayna konusunda Rusya ile diplomatik bir denge kurmak istemesi doğaldır. Batı ile yakınlaşmak istese de davranışları sınırlı, demeçleri üstü kapalı olacaktır. Sebepleri,
**Rusya’nın Hindistan’a büyük ölçüde silah tedarik ediyor olması,
**Çin ve Pakistan karşısında çok önemli stratejik caydırıcılık işlevi gören S-400 füze savunma sistemi gibi teçhizatlar sağlaması,
ABD’nin yaptırım tehditlerine rağmen Hindistan'ın S-400 siparişi vermesinin nedeni de budur.
**Delhi’nin Moskova ile çeşitli konularda onlarca yıllık diplomatik işbirliği tarihini göz ardı etmesi şeklinde sayabiliriz.