ABD, Rus petrolüne ambargo ihtimaliyle tırmanan fiyatlar için 'hasımlarıyla' çözüm arayışında… Bu arayışta İran ve Venezüella başta geliyor.
Rusya’nın petrol ve doğalgaz varlığı ile gelirleri
Rusya, ocak ayında günlük toplam 10 milyon varil ham petrol üretimiyle dünyanın en büyük üçüncü petrol üreticisi konumundaydı. Aynı zamanda dünyanın en büyük ikinci ham petrol ihracatçısı konumundaki Rusya’nın günlük ortalama ihracatı yaklaşık 8 milyon varil seviyesinde bulunmaktadır. Bu durumda Rus ihracat gelirlerinin yüzde 37’si petrol sektöründen elde edilmektedir.
Rusya’nın petrol ihracatının yüzde 60’ı Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkelerine yapılırken, yüzde 20’si ise Çin’e yapılmaktadır. Ekonomisinde petrol ihracatının, kritik bir yer tuttuğu Rusya'nın geçen yıla ait toplam ihracatı 492 milyar dolar civarındayken, bu miktarın 180 milyar doları ham petrol ve petrol ürünlerinden oluşuyor.
Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) hesaplamasına göre, petrolün varil fiyatındaki her 10 dolarlık artış Rusya’nın ihracat gelirine yıllık 20 milyar dolar katkı, ülke ekonomisinde de yüzde 1,5 büyüme sağlıyor.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov 5 Mart’ta yaptığı açıklamada, ABD’nin Rus petrolüne yönelik yasaklar getirebileceği, bunun da küresel enerji piyasalarını oldukça sarsabilecek bir durum olduğunu ve ciddi sonuçlara yol açacağı ifadelerini kullanmıştı.
AB’nin alacağı tavır
Savaşla birlikte Rusya’dan ABD’ye petrol kargosu gönderilmemiş, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Avrupalı müttefikleriyle görüşerek Rusya’dan petrol ithalatını durduracaklarını dile getirmişti. Rusya’nın ABD’nin geçen yılki ham petrol ithalatında payı yüzde 3 seviyesindeydi.
ABD, Rus petrolüne yaptırım ihtimalini tek başına göğüsleyemeyeceği için AB ile birlikte hareket etmek zorunda kalmaktadır. AB ise toplam petrol ithalatının yaklaşık yüzde 30’unu karşılayan Rus petrolüne yönelik yaptırım uygulamaya şimdilik yanaşmıyor.
Almanya Ekonomi ve İklimi Koruma Bakanı Robert Habeck, 3 Mart’ta yaptığı açıklamada, Rusya’dan petrol, gaz ve kömür ithalatının yasaklanmasına karşı olduklarını belirtmişti. TankerTrackers.com verilerine göre, toplam 600 milyon dolar değerindeki Rus petrolü hali hazırda ABD’ye teslim edilmek üzere…
Söz konusu petrol kargosu, ABD’nin Rusya’dan sipariş ettiği son kargo olabilir, çünkü Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından Rusya’dan ABD’ye herhangi bir petrol kargosu yola çıkmamıştı.
Venezüella cephesi
ABD, 2008’den beri en yüksek seviyeye gelen petrol fiyatlarını daha da tırmandıracağı kaygısıyla geniş rezervlere sahip Venezuela ve İran’la istişarelere başlamıştır.
New York Times gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı 6 Mart tarihli haberinde, ABD’nin uyguladığı yaptırımlara karşılık Maduro hükümetinin ekonomik ve siyasi olarak Rusya, İran ve Çin ile ilişkilerini geliştirdiğine işaret etmiş, Venezuela ve İran ise petrol üretimini artırmaya başlamıştır.
Yaklaşık 300 milyar varille dünyanın en büyük petrol rezervine sahip ülkesi Venezuela, düşük üretim seviyesi ve yetersiz ihracat altyapısı nedeniyle enerji kaynaklarından yeterince faydalanamamaktadır. Venezüella’da 2007’de 3 milyon 237 bin varil olan günlük petrol üretimi ABD’nin yaptırımları nedeniyle 2020 itibarıyla 1 milyon varilin de altına düşmüştü.
İstişareler süresince Başkan Maduro, gerekli yatırımların yapılması halinde, ülkesindeki petrol üretiminin 3 milyon varile kadar çıkarabileceğini belirtmiştir.
İran ise, geçen yıl günlük ortalama 2,4 milyon varil petrol üretimiyle beşinci sırada yer almış, ancak bu üretim miktarının çok büyük bir kısmını iç tüketimde kullanmıştır. Bu yılın Ocak ayında günlük ham petrol üretimi 2,5 milyon varile ulaşan İran’ın petrol ihracatı 800 bin varil seviyesinde kaldı.
Olasılıklar
1.Yaptırımların kaldırılması durumunda, İran’ın petrol üretimi yılsonuna kadar 3,8 milyon varillik bir kapasiteye ulaşabileceği,
2. Tankerlerde depolanan yaklaşık 80 milyon varillik petrolünün de hızla piyasaya sürülebileceği,
3. İran ile devam eden nükleer müzakere görüşmelerinde ilerleme kaydedileceği,
Ayrıca, IEA’nın 31 üye ülkesi de stratejik rezervlerinden 30 günlüğüne toplamda 61,7 milyon varil petrolün kullanıma açılması konusunda anlaşmıştı. Bu rakamın 30 milyon varilini ABD tek başına karşılayabileceği olasıdır.
Ayrıca uzmanlar, Rus petrolüne yaptırım sonucu petrol fiyatlarının artmasının ters etki yaparak, Moskova’nın bütçe gelirlerini arttırabileceğini de kuvvetli varsayım olarak görmektedirler.