SON DAKİKA
reklam
reklam

ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK NE DEMEKTİR?

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 25 Nisan 2022, Pazartesi - 11:49   Okunma Sayısı:

Hepimizin hayat
karşısında kendimizi çare-
siz hissettiğimiz durumlar ol-
muştur. Fakat bu durum
çoğunlukla yaşanmış ve bit-
miştir. Normal bir insan yap-
mak istediği şeyler için
kendini çaresiz hissetmez
veya kendini aşan şeyleri
yapmayı istemez. Eğer ya-
pabileceğini bildiği halde
yinedekendini çaresiz
hissediyorsa insan, burada
öğrenilmiş bir çaresizlik hipnozu olduğunun farkına varması gerekir.

Öğrenilmiş çaresizlik, sürekli olarak olumsuz tepki alma deneyimi sonucunda, kişinin yeni deneyimlere kendini kapatması ve ne yaparsa yapsın başarısız olacağına inanması durumudur. Başarısızlığı kabul- leniş öylesine güçlü bir etkidir ki bazen başarısızlığın önündeki tüm engeller kalksa da kişi başarısız ola- cağına inandığı için engelin kalkmış olduğunu fark bile edemez.

Çoğu kişi, çocukluk yıllarında aldığı olumsuz telkinler sonucu kendini çaresiz hissederek büyür ve bu çaresizlik, kişinin kaderi olur adeta. Yapma, koşma, oynama, ağlama vb. gibi basit olumsuz ko- mutlar ve yapamazsın, başaramazsın, tembelsin vb. telkinler çocuğu bloke eder. Bu durum kişinin negatif düşünce kalıpları oluşturmasına, dolayısıyla hayata ve kendine dair olumsuz bir kre kapıl- masına neden olarak özgüven sorunu oluşturur.

Bir telkin , otorite kabul edilmiş kişi veya kişiler tarafından verilirse, veya duygu yüklüyse veya sık tekrar edilirse kişide hipnotik etkiler yaratarak bil- inçaltı tarafından inanç olarak kabul edilir. Büyülenme denilen de budur. Edinilen bu inançlar kişinin tüm seçimlerini etkiler. Doğruluğu sorgulan- madan, kabul edilen her türlü olumsuz önerme kişininöğrenilmişçaresizlikleridir. Budurumakarşı bir farkındalık oluşmadıkça da insan hayatı boyunca mevcut durumunu değiştiremez.

Öğrenilmiş çaresizlik yaşayan kişiler önce heves- lerini kaybederler. İsteklerini elde etmenin kendi el- lerinde olmadığını düşünürler ve kendi isteklerine karşı ilgisizleşirler. İsteyerek yaptıkları durumlar aza- lır, mecburi oldukları için işlerini yaparlar. Bu durum kişinin hayal kurmasına da engel olur. Çünkü eğer hayal kurarsa gerçekleşmeyeceğine ve mutsuz ola- cağına inanır kişi.

Öğrenilmiş çaresizlik yaşayan kişilerin çok yönlü düşünme yetenekleri zayıar. Bu kişiler nasıl olsa ben bunu beceremeyeceğim diye düşündükleri için yeni şeyler düşünmek için kafalarını yormazlar. Bu kişiler seçim hakları olduğuna inanmazlar ve kaderci bir anlayışla sürdürürler hayatlarını. Bu nedenle de yaşamlarında olup biten hiç bir şeyi değiştiremezler. İmkansızlıklar içinde yaşamaya devam ederler. Bugün ülkemizdeki insanların büyük bir bölümü

bu çıkmazın içindedir.
Peki bu durumdan nasıl kurtuluruz diyenleri duyar

gibiyim.
Unutmayın ki; Kendinizi öğrenilmiş çaresizlikten

kurtaracak tek kişi yine kendinizsiniz. Öğrenilmiş çaresizlikleri, öğrenilmiş çarelerle değiştirmek sizin elinizde. Bunun için öncelikle bilinçlenmeniz ve ak- lınızı kullanmaya başlamanız gerekir. İnsan aklını kullanmaya başladığında kendi kaderini de yazmaya başlar.

Aklını kullanan kişilerin en önemli özelliği, kendi tercihlerini asla başkalarının beğenisine sun- mayışlarıdır. Bu insanlar, başkalarına göre yaşama- zlar, başkalarının inançlarını benimsemezler. Hep bir umutları vardır ve kendilerine güvenleri tamdır.

Akıl, insana farkındalık yolunu açar ve farkındalık kazanan kişi ancak zihninin yarattığı engellerden kurtularak özgürleşebilir. Zihinsel engellerinden kur- tulan kişi anlar ki kendini çaresiz hisseden de kendi çaresini bulacak olanda kendisidir.

Unutmayın, ÇArESİZSENİZ-ÇArESİZSİNİZ...

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam