Modern çağda bilgi ancak klavye kadar uzağımızdadır. Ancak bu durum beraberinde bazı problemleri de getirmektedir. Bilginin kolay ulaşılabilirliğinin yanında yanlış bilgiye ulaşma ihtimali de yüksektir. Bilgi fazlalığı, bu yanlışların sayısını da zamanla arttırıyor. Kolay ulaşılır olmasına karşın, doğruluğunu hesaplamak oldukça kafa yorucu hale geldi. Bilgi yığınları arasından doğru olanı, işimize yarayanı seçmek ve hafızada tutmak bu yüzden gittikçe önem kazanmaktadır.
Hafızamız güçlü olursa iş yerindeki konumumuz daha çabuk yükselebilir. Çünkü bilgi bize hız ve pratiklik kazandıracaktır.
Gün içinde çok sayıda insanla tanışan, birçok yüzle kaşılaşan ve birçok isim öğrenen birey güçlü bir hafızaya sahip olmalıdır ki sağlıklı iletişim kurabilsin. Hafızayı da analiz etme ve araştırma güçlendirir. Ezber ise hafızayı yalnızca tembelleştirir.
Bu yüzden bilginin klavyede hazır konumda olması onu öğrenmedeki çabayı çöpe atmıştır. Analizsiz, araştırmasız ve saniyeler içinde öğrenildiğinden bilgi; değersiz ve tembelleştirici etkiye sahip olmuştur ne yazık ki. Bunu durdurmanın neredeyse imkânsız olduğu bir yüzyıldayız. En azından zararı daha aza indirgemek adına her okunanı araştırmadan, sorgulamadan kabullenmemeliyiz. Ve bilginin çabayla değerleneceğini farkına varmalıyız.