Şu sıralar herkes mutluluğun peşinde. Sanırsınız ki mutluluk kaçıyor. Oysa mutluluğun bir yerlere gittiği yok.
İnsanların yakalamaya çalıştığı mutluluk aslında herkesin kendi içinde saklı. keşke görülebilse ve keşfedilebilse!
kendisiyle barışık, olumlu
yönlerini gören kişiler mutlu
oldukları gibi oldukça da
özgüvene sahiptirler. kolay
kolay güven bunalımı ve ruh-
sal çöküntü yaşamazlar. Bu yüzden kendilerini sürekli güçlü hissederler.
Güçlü insan, hiçbir şeyin eksikliğini duymayan, kendine güvenen, mutlu, gelecekten kaygı duymayan ve korkmayan kişidir.
Başkalarını yıkıma uğratan olaylar onların moralini bozmaz. Umut doludurlar. En büyük sorunlar karşısında bile bir çıkış yolu bulabileceklerine inanırlar.
kendilerini iyi yönetirler. Dengeli tutum ve davranışları çevresindekilerin sürekli dikkatini çeker.
Psikiyatri uzmanları kendisiyle barışık güçlü insanların dışa yansıyan özelliklerini şöyle izah ederler:
“Özellikle duygularını dengeleyen, tepkilerini kontrol edebilen, nerede, ne şekilde davranacağını iyi bilen ve planlayan mutlu ve huzurlu olduğu gibi, başkalarının mutluluğu ve huzurunu kaçırmayan sorunlar karşısında çözüm üretme odaklı olan ve mutluluklarını dış dünyaya yansıtan insanlar, kendileriyle barışık insanlardır.”
Güçlü insan, varsa öfkesini yener. Zayıf insan ise sık sık öfkeye kapılarak itibarını kaybeder ve kendini küçük düşürür. Herkesi ve her olayı kişiliğine yönelik bir tehlike olarak görür.
kimi insanlar, başkalarının davranışlarına göre yön- lerini tayin ederler ve hayali düşmanlarla savaşmakla ömür tüketirler. Başkalarının da kendileri gibi düşün- melerini isterler. Üstelik kendileri gibi düşündürtmenin yöntemini de bilmezler. Tartışarak insanları ikna edecek- lerini sanırlar.
Tartışma yoluyla ikna mutluluk üretmez. Çünkü kişinin karşısındaki insanların kırılmasına yol açar.
Tartışmayla işe başlamak her zaman zarar doğurur. Eğer tartışmayı açan kazanırsa, karşısındaki kırılmış, gücenmiş olur. Bir bakıma küçük düşmüş olur. İnsanlar küçük düşürülerek ikna edilmez.
Güçlü insanlar başkalarını incitmezler. karşısındak- ilere kılavuzluk ederler. rehber olurlar. Sevgi dolu, mutlu ve başarılıdırlar.
Bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken, denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin, sahile vurmuş deniz yıldızlarını denize tek tek attığını fark eder. O’na seslenerek;
"niçin bu deniz yıldızlarını denize atıyorsun?" diye sorar.
Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi, "Yaşamaları için!" yanıtını verince, adama şaşkınlıkla:
"İyi ama burada binlerce deniz yıldızı var. Hepsini atmanıza imkan yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki?" der.
Yerden bir deniz yıldızı daha alıp denize atan O kişi: "Bak onun için çok şey değişti!" karşılığını verir.