Bilmece bildirmece,
Resim yapar gündüz gece,
Duvarlara asılır,
Her gün ona bakılır
Resim yapan bakınca
Hemen siler kaçınca (Ayna)
Sarıdır, ama yüzü pek şifalıdır
Özü sonbaharda sallanır dallarda dizi dizi (Ayva)
Dağdan geliyor hız ile
70.000 yıldız ile
Ayağında bengi var
Kim olsa cengi var (Azrail)
Siyah giymiş poturur
Çıkmış kiremide oturur (Baca)
Teptim tekerlendi
Öptüm şekerlendi
Bal ile badem
Ne tatlı âdem (Baklava)
Yaz gelince bize yeşil sarıklı, mor cübbeli, uzun külâhlı dervişler gelir. (Bamya)
Sabahtan akşama kadar gezer,
Gece gırh paralıh yerde yatar. (Baston)
Ey bulutlar bulutlar
Yusuf’u yedi kurtlar
Ben bir şekil kuş gördüm
Tepesinden yumurtlar (Başak, buğday)
Mavi göklerden indim
Al atlaslar giyindim,
Küçük olsanız bile
Sizlerde var ümidim (Bayrak)
Altı ayaklı hayvan
Kanatları yayvan
Başı sarıklı Süleyman (Bostan korkuluğu)
Çadır kurdum düzlere
Düşman oldum sizlere
Rızkımı Allah verir
Ne zararım var sizlere? (Böcek)
Ölçülemez değeri
Köylünün alın teri
Tarlalarda fışkırır
En hoş tarladadır yeri (Buğday)
Biz biz idik
Otuz iki kız idik
Kıran geldi kırıldık
Hekim geldi dirildik (Buz)
Nedir nedir ne destedir
Zincir ile kafestedir
Ne yerdedir, ne göktedir
Bir Allah’ın emrindedir. (Can, ruh)