Değerli okurlarım, disleksi
dinleme, konuşma, okuma,
yazma, akıl yürütme ile
matematik yeteneklerinin
kazanılmasında ve kullanıl-
masında önemli güçlüklerle
kendini gösteren bir öğrenme
bozukluğudur. Çocukların
büyük bir çoğunluğu birinci
sınıfa başladıktan sonra 3-4
ay içinde okuma-yazmaya
başlar ve bu beceriyi kısa
süre içinde geliştirirler. Ama maalesef okula yeni başlayan çocukların yaklaşık %10’u diğerleri kadar şanslı değildir. Onlar için okul kısa sürede kâbusa dönüşür. Bu sıkıntılı süreç; önlem alınmazsa bütün eğitim hayatı boyunca devam eder. İlkokula başlayan disleksili çocuklarda eğitim alabilecek zihinsel gelişim henüz tamamlanmadığı için okuyamazlar, yazamazlar ve matematiksel işlemleri kavramada zorluk çekerler. Ancak bu onların zeka düzeylerinde bir sorun olduğunu göstermez.
İlk kez 1881 yılında tanımlanan bu bozukluk, Dünya Nöroloji Federasyonu tarafından “ geleneksel eğitim ortamında, yeterli zekaya ve sosyokültürel fırsata sahip olmasına rağmen, okumayı öğrenme güçlüğü ile kendini gösteren bir bozukluk” olarak tanımlamıştır. Herhangi bir zihinsel sorunu, duyma ve görme engeli olmayan bir öğrenci okuma yazmada zorluk çekiyorsa ilk akla gelmesi gereken sorun Disleksi olmalıdır.
Disleksi hem ailesel, hem de kalıtımsaldır. Anne ya da babasında disleksi olan çocukların yarısında, dişlektik çocukların yarısında, disleksisi olan çocuğun anne ya da babasında disleksi vardır. 1,2,6,15 kromo- zomlardaki bazı mutasyonlar disleksiye neden olur.
Dislektik çocuk ve erişkinlerin sol beyin temporo- parieto-oksipital bölgelerinde işlevsel bozukluk, frontal bölgelerde artmış aktivasyon vardır. Normal bir insan okuma, yazma ve anlama gibi eylemler için beyninin sol ön lobunu kullanır. Disleksi olan kişiler beyinin sol ön lobu kullanmakta zorluk yaşarlar. Normalde sol beyin yarım küresi, sağdan daha büyüktür. Disleksili insanlarda sağ beyin yarımküresi, sol beyin yarımküresine eşit büyüklüktedir ya da sol beyin yarım küresi daha küçüktür. Sol beyin yarımküresindeki bu farklılıklar, disleksi bozukluğuna neden olur.
Disleksi, en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biridir. Disleksi en sık görülen nörodavranışsal bozuk- luktur. Asıl sorunları hafıza ve dil ile ilgilidir. Disleksi olan kişilerin dil ile ilgili derslerde sıkıntı çektikleri bilin- mektedir. Bazıları okul zamanında hızlı konuşabilir. İn- sanlar da onları pek dikkate almazlar. Günümüzde ise disleksi olan kişilerin sayısal zekası çok yüksektir. Okul zamanlarında matematik ve zik derslerini çok sever- ler. Fakat sözel konuları beceremeyebilirler. Disleksi olan kişilerin sözel zekaları düşük veya geri değildir. Aksine çok güçlü sözel zekâları vardır.
Normal bir insanın hayal gücünün en az 2 katına sahiptirler. Disleksi olan çoğu kişinin en büyük düş- manı kitaptır.