Toprak, sen nelere kadirmişsin!
Kardeş katillerini, ana babaya asileri, peygamberleri, servetleri bağrında barındırırsın. Bu nasıl gönüldür, nasıl sinedir?
Seni paylaşamıyoruz, kavgalar hep senin yüzünden çıkıyor. Dağların yeşerdiğini, ağaçların solduğunu, suların çekildiğini, sevdiklerimizi kaybettiğimizi görüyoruz. Bunları bize en güzel sen anlatıyorsun. Yavru ceylana sunduğun ot ile insana sunduğun bereket, canlılar için ne büyük nimet...
Sen tarih yazımına sayfa, süvarilere zemin oluşturmuşsun. Pınarlara su vermiş, destanlara ilham olmuşsun... Değerin bazen bulunduğun yer bazen de bu yer üstündeki binalarla farklılık göstermiş, tıpkı Beyoğlu’nda olduğu gibi…
Şiirler yazdım, senin kadar engin olamadım. Yazılar yazdım, yetkin olamadım. Sen depremlerle yazgıları değiştiriyorsun. Yakıcı güneşi kucaklıyor, aya göz kırpıyorsun. Sen tarih yazımına sayfa olmuşsun, süvarilere zemin oluşturmuşsun. Pınarlara su vermiş, destanlara ilham olmuşsun... (Cengiz Baysu)
Özlü sözlerden
v Aklınızı büyük düşüncelerle besleyin. (Benjamin Disraelli)
v Tutarlı bir insan kadere inanır; kaprisli bir insan, şansa inanır. (Benjamin Disraelli)
v Bir kuruluşu, bir şirketi, bir ülkeyi... ya da dünyayı değiştirmek, kendinizi değiştirmekle ilgili o basit adımı atmakla başlar. (Anthony Robbins)
v Tüm düşündüklerimizin altında, tüm inandıklarımız yatar; ruhumuzun son kat peçesi gibi. (Antonio Machado)
v Hayatta ne yapacağını pek çok insan bilir, ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır. (Anthony Robbins)
v Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine. (Nazım Hikmet Ran)
v Bazı insanlar gülün dikeni var diye şikayetçi olurlar, ama bence dikenin gülü var diye sevinmeliyiz. (Alphonse Karr)
v İnsan rastlantıların yarattığı bir şey değildir; rastlantılar insanın yarattığı şeylerdir. (Benjamin Disraelli)
v Kendi varlığını bile amacına feda edebilen insan iradesine karşı hiçbir şey direnemez. (Benjamin Disraelli)
v Kaderiniz karar anlarınızda biçimlenir. (Anthony Robbins)
v Dünyada gelmiş geçmiş her büyük ve önemli an bir hevesin zaferidir. (Ralph Waldo Emerson)
v Nereye gitmek istediğine odaklan, neden korktuğuna değil. (Anthony Robbins)
v Her problem, öğrenmek için bir fırsattır.
v Güçlükler, gizli potansiyelimizi ortaya çıkarır. (Jeff Keller)
v Durgun su solucan yetiştirir.
v Yüceliğin yüksekliğine çıkan yol engebelidir. (Seneca)
v En uzun ömürlüler, en çok yaşayanlar değil, evirip çevirip hayatlarından en çok meyve almasını bilenlerdir.
v Hiçbir şey büyüklük kadar sade değildir; Sade olmak büyük olmaktır. (Emerson)
v Çıkarken sakın kapıyı sert kapatma. Bir gün geri dönmek isteyebilirsin.
v İki şey akıl hafifliğini gösterir; söyleyecek yerde susmak, susacak yerde söylemek. (Sadi)
v Kaplumbağa, sadece başını kabuğundan çıkardığı zaman yol alabilir. (Çin Atasözü)
v Eğer herkes düşünceme katılırsa, yanılmış olmaktan korkarım.
v İnsana, aradığı şeye bakılarak değer biçilir. (Mevlana)
v Asıl yarışma ne yaptığınla, neyi yapmaya muktedir olduğun arasındadır. Kendini kendinle karşılaştır; asla başkası ile değil. (Geoffrey Gaberino, olimpiyat şampiyonu yüzücü)
v Tembele kapını ört demişler. Rüzgâr eser örter demiş.
v Konuşup da aptallığınızı ortaya koyacağınıza, konuşmayınca hiç olmazsa herkesin şüphesi kalsın. (A. Lincoln)
v Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığında bir şey kaybetmez.
v Kadere inanmayanlar hayata asla bakmamışlardır; tesadüf, inanmayanların kadere taktığı addır. (Andre Suares)
v Sorun ne kadar derine düşeceğin değil, düştükten sonra ne kadar yukarı zıplayacağındır.
v Her hedef adamı, kendisini yoldan çıkarmaya çalışanlara tereddüt etmeden "hayır" diyebilmelidir.
v Şurası şaşmaz bir gerçektir ki; birisi ne kadar az şey yapmak zorunda ise, onları yapmak için bulacağı zaman da o kadar az olur. (Lord Chesterfield)
v Silgi kullanmadan resim yapma sanatıdır hayat.
v Söz, ilaç gibidir; gereği kadar sarf edilirse fayda verir, gereğinden fazlası zarara sebep olur. (Amr Bin As)