İkinci Dünya Savaşı, Baltık ve İskandinav ülkeleri üzerinde derin etki ve tahripler yaratmıştır. Bu olumsuzlukların giderildiği kabul edilse de zaman başka olayların ortaya çıkmasıyla eski yaraların kanamasına yol açıyor.
Ukrayna-Rusya arasında Karadeniz’deki askerî liman tesisleri ve donanmanın paylaşımı sorunu duruyordu. Baltık Denizi kıyısında ortaya çıkan Letonya, Estonya ve Litvanya gibi üç küçük ülkenin her ne kadar Batı ile yakın bağları kısa bir süre içinde oluşmuş ise de Rusya ile çözüm bekleyen sorunları duruyordu
Finlandiya’nın sicilinden
**Finlandiya… Körfez Harekâtı’nda Koalisyon Silahlı Kuvvetlerine 11,2 milyon dolar, İsveç ise 43 milyon dolar vererek destek sağlamıştır. (Körfez harbi ve Alınan Dersler, e. Tümgeneraller M. Zekâi Doğanay ve A. Fikret Atun, 1994-Ankara, Nurol Matbaası, s: 104)
**Nazi Almanya’sının tehditleri karşısında ülkesindeki iki Yahudi’yi bile gizleyememiş ve temerküz kampına yollamıştır. Ama tehdit Rusya’dan gelmiş ve 30 Kasım 1939… Sovyetler Finlandiya’yı işgale başlamıştır. (Yahudi Soykırımı ve Türkiye, Stanford. J. Shaw, Çev: Prof. Fahir Armaoğlu, Ocak-2014 İstanbul, Timaş yayınları)
**23 Nisan 2020… Rusya Araştırma Komitesi, 1941-1944 yılları arasında Finlandiya sınırı üzerindeki Karelia bölgesinde en az 24 bin Rus vatandaşının Fin askerler tarafından öldürüldüğünü ve bunların sekiz bin kadarının sivil kişiler olduğunu açıklamıştır.
Savaş Suçları Dosyası
23 Nisan 2020 tarihinde açılan “Savaş Suçları Dosyası”nda yer alan iddialara göre Finlandiya’nın, Nazi Almanyası ile işbirliği yaptığı ve,
*Canlı şekilde toprağa gömerek,
*Silahla vurarak,
*Zehirli gaz odalarına göndererek 7 bin Rus askerini öldürdüğü,
*2 bin Rus kökenli çocuğun Finlandiya’nın saldırıları sonrası savaş sırasında hayatını kaybettiği belirtilmektedir.
Verilere göre II. Dünya Savaşı esnasında Fin askerlerin, 60 bini aşkın Rus askerini esir olarak yakaladığına ve bir kısmının ölmesine neden olduğuna yer verilmiştir.
Moskova bu iddiaları ileri sürmüş olsa da birçok yabancı akademisyen ve tarihçinin aynı fikirde olmadığı da ortaya çıkmaktadır. Siyaset Bilimcisi Oleg Saakian, Rusya’nın “Bu asılsız iddiaları, Ukrayna’nın doğusunda devam ettirdiği işgal girişimini yasallaştırmak için kasıtlı olarak çıkardığını ve böyle bir soykırımın olmadığını belirtmektedir.
Milletlerin sicilleri
Bugünün insan hakları savunucuları bilinen (!) Finlandiya ve İsveç’in sicilleri de pek aydınlık gözükmüyor. Tarih araştırmacıları elbette daha derine inecekler ve söyleyecek çok şey bulacaklardır. Bizler de bu iki ülkeyi suçlayacak ya da ak ü pak kabul edecek değiliz. Herkes kendi sepetine baksın, karıştırdıkça çok şey görecektir.
Türkiye, her iki İskandinav ülkesinin NATO’ya girmesine bazı şartlar koşmuş ve şimdilik olumsuz görüş bildirmiştir.
- Bir yazımda daha belirttim. Danimarka’nın eski Başbakanı Rasmussen’in NATO Genel
Sekreterliğine de Türkiye rezerv koymuştu. Alttan girdiler, üstten çıktılar Rasmussen NATO Genel Sekreteri olarak seçildi.
- Her iki ülkenin terör örgütlerine yardım yapmasına son vermeleri isteniyor. NATO
üyesi ülkelere birbirlerinin aleyhinde davranışların yakışmadığı belirtiliyor. Araya ABD giriyor ve bir uzlaşma yolu bulunacağına inandığını belirtiyor. Peki, ABD de terör örgütü PKK ve PYD’ye yardım yapmıyor mu? NATO üyesi olarak ona da yakışmadığı haykırılıyor mu?