SON DAKİKA
reklam
reklam

Suriyeli göçmen olayı

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 30 Mayıs 2022, Pazartesi - 17:28   Okunma Sayısı:

*Arap Baharı, 2011 yılında Tunus’tan başlamış, Kuzey Afrika sahillerini yalayarak Orta Doğu’ya yönelmiştir. Mısır ve Suudi Arabistan’ın az hasarlı atlattığı bu direnişler silsilesi Ortadoğu ülkelerinde sosyal ve siyasi değişmelere yol açmıştır. Suriye, bu olayı adeta patlama şeklinde yaşamıştır. Baas rejimi, olayları bastırmak yerine ülkeyi bir iç savaşa sürüklemiştir.

 

*Suriye halkı, Esad ordusunun baskı ve katliamları sonucunda ev bark, tarla, bağ, bahçe ve sonunda ülkelerini terk etmek zorunda kalmışlardır. Türk hükümeti, Suriyeli göçmenlere karşı şefkatle yaklaşmış ve ülkeye kabul etmiştir.

 

*Başlangıçta Suriye ordusu ağır silahlar ve varil bombalarıyla halkın üzerine çökmüş; korku, panik ve çaresizlikle sınırlarımıza yönelen kitleleri almak zorunda kalmışızdır. Yıllarca PKK terörüne karşı mücadele eden Türkiye, sınırlarından giriş yapanlara karşısında yetersiz kalmış ve kontrol zafiyeti yaşamıştır.

 

*Türkiye ve Suriye ortak bir geçmişe sahip olmasına rağmen Türkiye laik, bilim ve teknolojide çağı yakalamış, AB’ye aday, NATO ittifakına üye ve İslam dinine en doğru yaklaşım gösteren ülkedir. Bu sebeplerle Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve sosyal seviyesi yüksektir. Suriye’den kaçan, göç eden ve sığınanların benzeşim ve uyum sağlamaları güç olmaktadır.

 

*Suriye’den ülkemize yapılan göç veya sığınma olayını, basit bir taşınma, yer değiştirme veya konaklama gibi algılamamak gerekir. Bugüne kadar sosyo-ekonomik yönden dört başı mamur şekilde ele alınmamış olması ayrı bir garabettir.

 

    ---Türkiye serbest piyasası, Suriyeli vasıfsız işçileri düşük ücretle çalıştırma yönelmiştir. Bu durum sigortasız çalıştırma sebebiyle kayıt dışı ekonomiye kapı açmıştır.  Türkiye bunun yanında Suriyeli mühendis, doktor, öğretmen gibi vasıflı çalışanlardan istifade etmeyi de ihmal etmemiştir. Ayrıca bu sektördekilerin Türk toplumuyla uyumu daha kolay olmaktadır.

 

    ---Göçmenlerin barınma ihtiyaçları ev satışlarında, kiralarda ve pansiyon fiyatlarında artışa, gıda fiyatlarında yükselişe neden olmuştur.

 

    ---Yıllar önce Almanya’ya giden Türk işçilerinin Alman toplumuyla sağlayamadığı entegrasyonu şimdi Suriyeliler ülkemizde yaşamaktadır.

 

    ---Türkiye, Suriyelilerin çalışma hayatını, eğitim, sağlık, belediye hizmetlerini düzene sokmakta yetersiz kalmıştır. Bu yetersizlik halen devam etmektedir. Bu zafiyetin devam etmesinde AB’nin büyük sorumluluğu vardır. Tüm dünyada etkisini sürdüren pandemi, Türkiye’de de etkisini göstermiş ve sağlık sektörünün zorlanmasına neden olmuştur.

 

* Büyük şehirlerimizde dilenen Suriyelilerin görüntüsü, Türkiye’nin dış dünyaya karşı imajını tırmalamaktadır.

 

Sonuç

Suriyeli göçmenler konusunun yukarıdaki bilgiler ışığında toplumsal boyutunun olduğu bir gerçektir. Türkiye’nin güney illerindeki vatandaşları önceden sınır ticaret yaparak geçimlerini sağlarlardı.

Gaziantep ve Adana illeri başta olmak üzere güney ve güneydoğu illerimizde yaşayan Suriyeliler, çeşitli iş kollarında çalışmakta hatta iş sahibi durumunda bulunmaktadır. Bu kitle ile uyum sağlanarak ticaret sürdürülebilir.

 

Eğitim konusu uzun vadelidir. Birçok yerde Türkçe kursları açılarak yetiştirilecek kişiler her sektörde istihdam edilebilir. Veya Suriyeli mühendis, doktor ve öğretmenlerin yanında çalıştırılabilir.  

 

AB’nin göçmenlere desteği başlangıçta az miktarda olmasına rağmen yeni açılan dilimle takviye edilebileceği görülmektedir. Bu konuda AB’nin kapısı sık sık çalınmalı, Türkiye’nin yapacağı masraflara katkıları sağlanmalıdır.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam