Macaristan
I.Dünya Savaşı’nı bitiren Paris barış antlaşmalarının sondan bir önceki kısmı, 100 yıl evvel Versailles Şatosu’nun bahçesinde bulunan Büyük Trianon Sarayı’nda imzalanan Macar Barış Antlaşması olmuştur.
… Barışın hükümleri acımasızdı. Macar Krallığı’nın 282.000 km2 toprağından sadece 93.075 km2’si Macar hâkimiyeti altındaydı. Ülkenin daha önce 18,2 milyon olan nüfusu 7,6 milyon kişiye düşmüştü. Yani Macaristan, eski toprağının üçte ikisini, nüfusunun %57’sini kaybetmişti. Ayrıca Macaristan’ın kendi ordusunu silahsızlandırması ve savaş tazminatı ödemesi de gerekiyordu.
Barış Antlaşması ile ilgili olarak, kaybedilen maden cevherlerinin, tren hatlarının ve ormanlık alanların oranı sıklıkla dile getiriliyordu… Savaşın patlak vermesinden ziyade Macaristan’ı sorumlu tutan barış dayatmasının sonucu olarak 1000 yıl önce kurulan “Kutsal İstvan İmparatorluğu” yok olmuş, ülkenin iktisadi-ticari sistemi çökmüştü. 1918-1924 arasında ülkeye 400-500 bin Macar göçmen gelmişti; çoğu da devlet, şehir ya da hükümet görevlisi olan bu kişilerin çoğu aileleriyle birlikte gelmişti.
1920’li yıllarda ülkeyi ve ekonomiyi adeta yeni baştan inşa etmek gerekiyordu. Dönemin Macaristan’ı ufak bir mucizeyi gerçekleştirmiş, ekonomiyi nispeten süratle 1920’li yılların ortasına doğru ayağa kaldırmıştı…
Bir şiir kitabı
“Parçalanmış Bir Ulus, Macar Şiirinde 1920 Trianon Antlaşması” isimli şiir kitabı, bu anlaşmanın yüzüncü yılında basılmış ve Macar bilim adamı Pal Fodor, anlaşmayla ilgili düşünce ve yorumlarını yazmıştır. Erdal Şalikoğlu tarafından dilimize çevrilmiştir.
1920 yılında ortaya çıkan üç dizelik şu şiir, bu toplumsal atmosferi ne de güzel ifade etmektedir:
“Bir Tanrı’ya inanıyorum, bir vatana inanıyorum,
Bir ebedi ilâhi adalete inanıyorum,
Macaristan’ın dirilişine inanıyorum! Amin!
Kitabı alır okursanız veya biraz daha geniş araştırma yaparsanız, I. Dünya Savaşı sonunda yapılan ve mazlum milletlerin yıkımına sebep olan tüm anlaşmaların Sevr Antlaşması’ndan farkı olmadığını hissedersiniz. Katı, acımasız, toprak koparıcı, el koyucu bir anlayış…
Macar şairler, ülkelerinin çektikleri acıları yüreklerinden kan damlarcasına şiirlerine yansıtmış ve bu dizeleri bizlerle buluşturmuşlar. Böylesi bir eseri ortaya koyanlara ve Macar Kültür Merkezi yetkililerine teşekkürler.
Erdel’den Haber
Haber var Oltu’dan, Maroş’tan, Samoş’tan[i]
Her birinde dalgalar bulanık akıyor kandan
Duyuyor musunuz orada Tisa’nın ardında
Neyi seslendiriyor rüzgâr Hargita’da[ii]
Neyle yankılanıyor dağlar Çik[iii] zirvelerinde
Sıra sıra bulutlar akıyor Erdel’in üzerinde
Buralar Macar toprağı ve hep öyle kalacaklar
Tepinseler de üstünde şimdi yabancı ordular
Çabanın efsanesi yeni bir güçle doğuyor
Fırtına yardım ediyor, rüzgâr yardım ediyor,
Yardım ediyor sular, ateş ve yıldızlar
Başkası olmayacağız yalnızca Macar.
Boru çalındığında, kalkarız hep birlikte!
Ölen kahramanların ruhları hep bizimle
Uçarken önümüzde atamız Tuğrul kuşu[iv]
Aşacağız engelleri ve her bir zorluğu!
Kim çıkarsa karşımıza ödeyecek bedelini
Sekel[v] durduracak onu, çeliktendir iradesi
[i] Erdel bölgesinde akan nehirler
[ii] Karpatların doğusunda yer alan volkanik sıradağ
[iii] Günümüzde Erdel’in doğusunda yer alan Macaristan Krallığı’nın idari bölgesi
[iv] Macar efsanelerinde önemli yeri olan figür
[v] Sekel: Günümüzde ağırlıklı olarak Romanya’daki Sekelistan bölgesinde yaşayan ve Macarca konuşan halk