SON DAKİKA
reklam
reklam

Nişanlıya Mektuplar

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 13 Haziran 2022, Pazartesi - 23:57   Okunma Sayısı:

Ah aşk, erdem, gençlik mektuplarım

Demek sizsiniz! Sizin coşkunuzla başım dönüyor hâlâ

 

Diz çökerek okuyorum sizleri

 

İzin verin de bir gün olsun sizin yaşınıza döneyim!

Ben ki mutlu ve bilge kişi, bırakın saklanayım

 

Sizinle ağlamak için

 

On sekizdi yaşım demek! Demek düşler içindeydim

Yalanlarla oyalıyordu beni umut

 

Bir yıldız aydınlatmıştı yolumu

 

Bit tanrıydım senin için sadece yüreğimde olan adı

Demek o çocuktum, ne yazık! Önünde

 

Utanıyor bugün insan

 

Ah düş ve güç ve şükran günleri

Geçen bir elbiseyi beklemek her akşam

 

Öpmek düşürülen bir eldiveni

 

Her şeyi istemek hayattan, aşk, güç ve şöhret!

Dürüst olmak, gururlu olmak, yüce olmak ve inanmak

 

Bütün yüreğiyle!

Sağlığa sonuna kadar!

 

Victor Hugo (1802-1885):

Romantik gerçekçiliğin kurucusu olan ünlü Fransız yazar sadece romanlarıyla değil, şiirleri ve tiyatro oyunlarıyla da tanınmıştır. 1848 devriminden sonra cumhuriyetçi görüşleri savunan Hugo, sürgünde yaşadığı yıllarda da verimli bir yazınsal etkinlik içinde olmuştur.

Hugo, eserlerinde toplumsal sorunları, halkın hayatından çarpıcı kesitleri büyük bir başarıyla yansıtmıştır. Dünya edebiyat tarihinin en önemli romanlarından olan ve yazarın başyapıtı sayılan Se/îHer'in yanı sıra Deniz İşçileri, Nötre Dame’ın Kamburu, 1793 Devrimi, Nişanlıya Mektuplar diğer önemli eserleri arasındadır. Ayrıca şiirleri Suçlar ve Seyirler, büyük ilgiyle karşılanmıştır. 1885'te ölen Hugo'nun cenazesi ulusal törenle kaldırıldı ve Pantheon'a gömüldü.

Napolyon'un ordularında general olan Joseph-Leopold Sigisbert Hugo'nun oğlu. Annesi ve babası arasındaki anlaşmazlıklar yüzünden çocukluğu sorunlu geçti. Hep annesinin yanında kaldı. Eğitimi düzensiz oldu. Ama Latin edebiyatıyla ilgili sağlam bir eğitim gördü. Hukuk Fakültesi'ne girdi. 1816'dan sonra edebiyata yöneldi.

1821'de hayatta en büyük desteği olan annesini kaybetti. Bir yıl sonra çocukluk aşkı Adele Foucher ile evlendi. Aynı yıl ilk şiir kitabı "Odlar ve Çeviriler" yayınlandı. 1822'de ilk romanı "İzlanda Hanı" çıktı. Bu kitapla edebiyat dünyasını kendisini kabul ettirdi.

 

Romantizme bağlı bir yazar olarak tanındı

1824 yılında Fransız romantiklerinin yayın organı olan La Muse Française dergisini kurdu. 1841 yılında Fransız Akademisi'ne üye seçildi. Çok sevdiği kızı Leopoldine'nin 1843'de kazayla boğularak ölmesi üzerine 1852'ye dek yeni yapıt vermedi.1878 Fransız Devrimi'nden sonra parlamento üyeliğine seçildi..

III. Napoleon'un hükümet darbesini engellemeye çalıştı başaramayınca 1851 yılında Belçika'ya kaçmak zorunda kaldı. Ateşli bir demokrasi ve cumhuriyet yanlısı olarak imparatorluk rejimini eleştiren yapıtlar yazdı. Fransız-Alman savaşının ülkesinin yenilgisiyle son bulması ve cumhuriyetin kurulmasından sonra Paris'e döndü. 1871'de Ulusal Meclis üyesi oldu ama bir ay sonra istifa etti. 1868'de eşi Adele öldü. 1870'te Paris'in kuşatmasını anlatan "Korkunç Yıl" şiiriyle ulusal bir kahraman oldu ama ailesindeki kayıpların verdiği acıyla yaşamdan koptu.

1871'de kurulan Paris Komünü'nü destekledi, yine Brüksel'e kaçmak zorunda kaldı. Kısa süre sonra döndü. Senatör seçildi. 1878'de beynindeki bir dolaşım sorunu nedeniyle rahatsızlandı. “Tanrı'ya inanıyorum, ahirete inanıyorum; fakat hiçbir kilise papazını başımda istemiyorum. Beni seven bütün dünya insanlarının gönülden dualarını bekliyorum. Bu benim için kâfidir." diyerek 22 Mayıs 1885 yılında hayata gözlerini yummuştur.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam