SON DAKİKA
reklam
reklam

Hani düşmanlık beslenmeyecekti?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 4 Temmuz 2022, Pazartesi - 22:58   Okunma Sayısı:

 

İrticai faaliyetler

18 Haziran günü Trabzon’da Kemerkaya Mahallesi Cevdet Akçay Sokak’ta bir dükkânın önünde asılı duran Atatürk resimli Türk bayrağı cüppeli sarıklı iki kişi tarafından yerinden sökülüp kenar bir yere atılıyor. Yapılan çalışma sonucu kişiler bulunup adalete teslim ediliyor. Bunlardan biri tutuklanıyor, diğeri adli kontrol şartıyla serbest bırakılıyor.

 

Bu tür olaylar kesintisiz devam edecektir. Sadece merak ettiğim, bu iki mürtecinin, yakalandıkları ve ilk ifadelerini verdikleri anda aptal aptal sözlerle kendilerini nasıl savunduklarıdır. İfade verirken mutlaka, “nasıl oldu anlayamadım veya içimden bir ses geldi, bir anda oldu. Orada Atatürk resmi olduğunun farkında bile değilim” gibi cümleler kurmuşlardır.

Bu iki mürteci, din adamlarının dini kıyafetlerini sadece ibadet yerlerinde giymek zorunda olduklarını belirten İnkılâp kanunlarına uymayan kıyafetler giydikleri de ayrı bir garabet…

 

Bir lisede öğrenci Atatürk resmini kaldırıp yerine Kur’an-ı Kerim’i asıyor. FETÖ güdümlü eğitimcilerin elinde gelişme sağlamış bir Milli Eğitim meyvelerini veriyor ve daha da verecektir. Her iki olayın da temelinde irtica yatmaktadır. Bugün benzeri olaylarla uğraşmak elbette zordur ve önlenmesi için zaman gerekecektir.

 

***                            ***                         ***

Ağaç kesme

Bursa-İnegöl Tokuş köyünde ceviz ağaçlarının olduğu tarlalar, organize sanayi bölgesine dönüştürülmek isteniyor. Benzer bir olay Maltepe Huzurevi semtinde yaşanacak. Tek ve iki katlı bahçeli evler boşaltıldı. Yıkılıp bilmem kaç katlı hale getirilecek. Buraya kadar problem yok. İnsanın içini acıtacak olan bu bölgedeki meyve ağaçları artık misafir. Kendi kurban bayramlarına 3-5 gün kaldı. Ceviz, nar, incir, erik ağaçlarına acıyarak bakıyorum. Bayılıyoruz ağaç kesmeye!

 

1994 yılı Nisan ayında 11 gün süreyle Portekiz’e gitmiştik. Sokak isimlerinin 300-350 yıldan beri değiştirilmediğini, mimari yapılara karşı çok hassas davranıldığını, “ağaç ve yeşil”e son derece önem verildiğini görmüş ve kıskanmıştım. Bu konuda “Gezi Notları” başlığıyla gazetede yazılarım da çıkmıştı.

 

***                            ***                         ***

 

Ne yapılsa devam eden tahripkâr faaliyetler

*Yasağa rağmen asker konvoyları ve toplu eğlenceler,

*Orman yangınları ve diri diri yanan hayvanlar,

*Sığınmacıların Avrupa’ya ulaşma istekleri, yakalanma, dövülme, hatta öldürülmeleri,

*Kadına karşı şiddet hareketleri ve hayvanlara işkence edilmesi, ya da dövülmesi,

*Tabanca satışları ve geçmişteki verilere göre ateşli silahlarla işlenen suçların artması,

*Türkiye’nin kesintisiz Navteks ilanlarını vermesi, Arap Birliği ve İslam Teşkilâtı’nın uyumaya devam etmesi,

*Güneydoğu sınır bölgemizden şehitlerimizin gelmesi, her çeşit terör örgütüne dış dünyanın destek vermesi,

* Avrupa’da Türk korkusunun 1683 yılında bittiğini zannederken her gün daha arttığının görülmesi,

*Atatürk ve İsmet İnönü’ye açık veya örtülü şekildeki saldırıların zamana göre doz değiştirmesi.

 

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam